Oku ama ders çıkar! Taklit, asıllarını yaşatır. Bu demek değildir ki, sen de fikrini ortaya koyamazsın. Elbette ki bu senin de hakkın. Ama önce taklit etmeyi bırak. Bunları sende ışık gördüğüm için yazdım.
İnsan gelişebilir ama örnek alıp üzerine kendini inşaa ederek. Aforizmik beyin, “somut ve soyut” üretmeyi içermeli. Orijinal ve yenilikçi olmalı, ancak bu sayede bireysel ve kolektif bir ilerlemeye zemin oluşturur. Sosyokültürel ve daha birçok alanda pozitif ilerlemeye ve gelişmeye dönüşür.
Çevremizdeki insanlara bak. Neden acı çektiklerini, neden hep mutluluk arayıp bir türlü bulamadıklarını merak etmiştin. Bir insan şöyle bir durup kendi kendine, benim hiç gerçek anlamda kişisel bir arzum oldu mu, diye sorsa, cevabı hemen bulur. Bütün isteklerinin, çabalarının, rüyalarının, ihtiraslarının hep başka insanlardan gelme bir motivasyon olduğunu görür. Aslında çabaları maddesel zenginlik uğruna bile değildir, elden düşmecinin hayali sayabileceğimiz saygınlık içindir. Bir onay arar. Kendinin olmayan bir onay. Ne o mücadeleden bir keyif alır, ne de başardığı zaman bir sevinç duyar.
Filizler büyüyor içimde, kökleri asırlara dayalı bir zeytin ağacı. Gün geçtikçe büyüyüp serpiliyor, engel olamıyorum dallanıp budaklanıyorum, bütün organlarımdan zeytinler sarkıyor siyah, yeşil zeytinler sarkıyor irili ufaklı. Kusmak istiyorum toprağa her yanı kaplamak bir coğrafyayı örtmek için…
Dünya yönünü kötülüğe çevirdi. Hiç olmayacak insanların söz sahibi olmaları tesadüf değil. Herbir tepeye bir cani dikmişler. Sanki bütün tepeler birbirine uzakmış gibi gürünür ama her tepeden yuvarlanan kayalar hep aynı noktayı tahrip eder. Bina temelinden, dünya da temelinden yaralanır. Aslı Birer
Sahi, kaç zaman eder, gözü olmayan dünya?
Aslı Birer
Bu senin için;
Oku ama ders çıkar! Taklit, asıllarını yaşatır.
Bu demek değildir ki, sen de fikrini ortaya koyamazsın. Elbette ki bu senin de hakkın. Ama önce taklit etmeyi bırak. Bunları sende ışık gördüğüm için yazdım.
İnsan gelişebilir ama örnek alıp üzerine kendini inşaa ederek. Aforizmik beyin, “somut ve soyut” üretmeyi içermeli. Orijinal ve yenilikçi olmalı, ancak bu sayede bireysel ve kolektif bir ilerlemeye zemin oluşturur. Sosyokültürel ve daha birçok alanda pozitif ilerlemeye ve gelişmeye dönüşür.
Saygıyla…
Ruhsal dengenin bozulmasıyla başlayan bir yolculuktur.
Çevremizdeki insanlara bak. Neden acı çektiklerini, neden hep mutluluk arayıp bir türlü bulamadıklarını merak etmiştin. Bir insan şöyle bir durup kendi kendine, benim hiç gerçek anlamda kişisel bir arzum oldu mu, diye sorsa, cevabı hemen bulur. Bütün isteklerinin, çabalarının, rüyalarının, ihtiraslarının hep başka insanlardan gelme bir motivasyon olduğunu görür. Aslında çabaları maddesel zenginlik uğruna bile değildir, elden düşmecinin hayali sayabileceğimiz saygınlık içindir. Bir onay arar. Kendinin olmayan bir onay. Ne o mücadeleden bir keyif alır, ne de başardığı zaman bir sevinç duyar.
Ayn Rand
Bu şiirde anlam arayıp da bulamayanları hayretler içerisinde okudum.
Güneş zaptediyor gözlerini
Kar çiçeklerine belenmiş
Balarılarıyla
Döşeğin kara kışta
Bu tahtaboşa seren
Şaşkın şaire meheldir.
Can Yücel
İnsanlara baktığımda uzun süre anlayamadığım oydu.
Kendi benlikleri yok. Başkalarının içinde yaşıyorlar.
Alissa Zinovievna Rosenbaum
Ayn Rand
Ne büyük kayıp koskoca edebiyat sitesinde bu dahi filozof ve edebiyatçının eserlerine rastlamadım. Umuyorum ki bu günden sonra okuyabiliriz.
Silahlar konuşurken, susarsa öz,
Barış, olur düş, umut da bir söz.
Yerleşirse yüzüne korkulu o göz,
Kırılır mı zincirler? Söyle…
Ah, öyle öyle!
Yok yere kimse ölmesin ve haketmediği biçimde hiç kimsenin görünmez kanatları kırılmasın…
Gün, ah, eder! kekik kokusunu bastıran ayak izlerine…
Aslı Birer
Filizler büyüyor içimde,
kökleri asırlara dayalı bir zeytin ağacı. Gün geçtikçe büyüyüp serpiliyor,
engel olamıyorum
dallanıp budaklanıyorum,
bütün organlarımdan zeytinler sarkıyor siyah, yeşil zeytinler sarkıyor irili ufaklı.
Kusmak istiyorum toprağa her yanı kaplamak bir coğrafyayı örtmek için…
Aslı Birer
Dünya yönünü kötülüğe çevirdi. Hiç olmayacak insanların söz sahibi olmaları tesadüf değil. Herbir tepeye bir cani dikmişler. Sanki bütün tepeler birbirine uzakmış gibi gürünür ama her tepeden yuvarlanan kayalar hep aynı noktayı tahrip eder. Bina temelinden, dünya da temelinden yaralanır.
Aslı Birer