fertlerin israilin mallarını boykot etme hürriyeti daima vardır. ben şahsen şu an değil günlük yaşantımda israil menşeili bir çok ürünü evime sokmamaya özen gösterip çevreme de anlatmışımdır. hele ki şu zor dönemlerde israil bu cinayetleri adeta tüm islamla tüm insanlıkla dalga geçercesine yapmaktayken bu hassasiyeti göstermek pek tabiidir. ve bu boykot çağrısı yapanları buna iştirak edenleri küçümsemek insanların karınca kararınca elden geldiğince acıyı paylaşmak ben de bir şey yapmak istiyorum dercesine yaptıklarıyla dalga geçmek olur. bu yapılanların israile belki maddi bir zararı olmayabilir ama manevi yönden bir şeyleri anlatmanın yoludur. hiç birşey yapmamaktan ise zaten çok çok iyidir. kenan bey devletimizin boş durmadığını bilmekte yarar var. devlet babanın yirmidört saat mühlet vermesi kurusıkı bir şey değildi. amerikan saatiyle yirmi dört saat dolmadan abd başkanı biden kurmaylarıyla olağan üstü öneme haiz bir toplantı halindeyken bir telefon almıştır ve suratı adeta yüz felci geçirmişcesine düşmüş ve hemen acilen o toplantıyı sonlandırıp durum odası dedikleri bir yerde bir kaç kişi ile çok çok olağanüstü bir başka toplantıya geçmiştir. o telefonu almazdan bir kaç dakika evvel suriye semalarında üç görünmez abd üssü görünmez bir güç tarafından vurulmuştur. ve devlet baba bir kaç saat sonra biden durum odasına neden gitti o çok önemli toplantısını bırakıp diye haykırmıştır. türkiye devletiyle kimse dalga geçip onu küçümseyemez. biz israilin bir figüran ve asıl kuklayı figüranı oynatanın abd olduğunu iyi biliyoruz. bu arada türkiye cumhuriyetimizin yüzüncü yılı tüm dünyaya hayırlı olsun ve özellikle islam ve türk alemine olmak üzere tüm ezilen mazlum coğrafyalara
Sayın Vezir Pehlevan ben bir şair ya da yazar değilim ancak iyi bir okur olmaya çalışıyorum. iyi ve güzel olan ne varsa okur ve ilgilenirim ve onu daha çok insan okusun, o güzel eserler kıyıda köşede kalmasın diye zaman zaman da değişik platformlarda paylaşırım. bunun edebiyatımızı kısır döngüye düşürmek yerine bilakis edebiyatımızı daha da geliştireceğine inanıyorum. Sonuçta en güzel eser bile okura izleyene ulaşmıyorsa kadük kalır. Paylaştığım eserleri kendiminmiş gibi de asla göstermiyorum. Şairi ve ya yazarın ismiyle bu çalışmaları paylaşmakda hiç bir sakınca bulmuyorum. Yine de güzel sözlerinize ve ilgilenip eleştirme lütfunda bulunduğunuz için onur duydum. Teşekkürler.
Gelin gülle başlayalım atalara uyarak Baharı koklayarak girelim kelimeler ülkesine Bir anda yükselen bir bülbül sesi -Erken erken karlar ortasında Güneş dönmüş ışık saçan bir yumurta- Bana geri getirir eski günleri ...Paslanmış demir bir kapı açılır Küf tutmuş kilitler gıcırdarken Ta karanlıklar içinde birden Bir türkü gibi yükselirsin sen Fısıldarım sana yıllarca içimde biriken Söyleyemediğim ateşten kelimeleri Şuuraltım patlamış bir bomba gibi Saçar ortalığa zamanın Ağaran saçın toz toprağını Bana ne Paris'ten Newyork'tan Londra'dan Moskova'dan Pekin'den Senin yanında Bütün türedi uygarlıklar umurumda mı Sen bir uygarlık oldun bir ömür boyu Geceme gündüzüme Gözlerin Lale Devrinden bir pencere Ellerin Baki'den Nefi'den Şeyh Galib'den Kucağıma dökülen Altın leylak
Sabret gönlüm fırtınaya vakit var Biz her çağda kızılderili Bir her yerde hep yerdeyiz Toprağa mahkum edildi gözlerimiz Kaybolunur dahi ekin gövermez hırıltılı sesimiz
Bir fırtına bekledik başlangıcımız olsun Derimiz mevsimlerle akan oluk oluk kan İlkbahar gelsin ısınsın ellerimizde Sonbaharda sıcaklığını yansıtarak essin rüzgar Ergen dalgalanmalarımızda vursun yüzümüzü hayat
Heyhat! Kış geldi kirpi kesildi saçlarımız karanlığa Hani dedik hani ya bir yaz günü güneş Söz verdik!
- Kimsiniz
Biz bir kaplan gibi masum tırnaklarını kemirmiş kabullenmiş kızılderili
- Vahşi
Ölüm ateş ve kül haliyle acımasız HÜSEYİN ATLANSOY
Öğleyi hızla geçerek bir ayrılık ikindisine uğruyor zaman. Yaşlı ve yorgun ruhum vedalaşıp uzaklaşıyor gölge ve ışıktanGülücükler öpüşler sunuyor bana kırık bir kapıdan odama sızan akşam Keklik sekişleri ve ötüşlerle göz kırpımlık bir anda beliren doğrudan.Katlanarak akıyor duru bir su zaman artık hiç bahsetmeyeceğim ben ruhumdan.Bedenim gibidir ruhum da kalabalık önünde soyunmaktan utanan. Öylesine mahcup başını yerden kaldırmayan hayır hayır bahsetmeyeceğim ben ruhumdan.Ah! devinen kanı bedenimin bir dursa bahsetmeyeceğim ben artık hiç ruhumdan. bulunsa sabah gibi bir taş başucumda dinlenecek ruhum da su uğultusundan. Hüseyin Atlansoy
Gelin gülle başlayalım atalara uyarak Baharı koklayarak girelim kelimeler ülkesine Bir anda yükselen bir bülbül sesi -Erken erken karlar ortasında Güneş dönmüş ışık saçan bir yumurta- Bana geri getirir eski günleri ...Paslanmış demir bir kapı açılır Küf tutmuş kilitler gıcırdarken Ta karanlıklar içinde birden Bir türkü gibi yükselirsin sen Fısıldarım sana yıllarca içimde biriken Söyleyemediğim ateşten kelimeleri Şuuraltım patlamış bir bomba gibi Saçar ortalığa zamanın Ağaran saçın toz toprağını Bana ne Paris'ten Newyork'tan Londra'dan Moskova'dan Pekin'den Senin yanında Bütün türedi uygarlıklar umurumda mı Sen bir uygarlık oldun bir ömür boyu Geceme gündüzüme Gözlerin Lale Devrinden bir pencere Ellerin Baki'den Nefi'den Şeyh Galib'den Kucağıma dökülen Altın leylak
baş komutanın görevlendireceği bir birlik yerine sizin gibi filistin davasına gönül vermiş her platformda islamı anlatan ahkamdan beyitler mısralar inciler dizen sizin en önde yer alacağınız gönüllülerden oluşan bir birli daha işe yaramaz mı? baş komutanın varsa eksiği onun hesabını seçmeni keser nasıl olsa biz bize bakalım değil mi? şehadet hepimize yakışmaz mı?
fertlerin israilin mallarını boykot etme hürriyeti daima vardır.
ben şahsen şu an değil günlük yaşantımda israil menşeili bir çok ürünü evime sokmamaya özen gösterip çevreme de anlatmışımdır.
hele ki şu zor dönemlerde
israil bu cinayetleri adeta tüm islamla tüm insanlıkla dalga geçercesine yapmaktayken bu hassasiyeti göstermek pek tabiidir. ve bu boykot çağrısı yapanları buna iştirak edenleri küçümsemek insanların karınca kararınca elden geldiğince acıyı paylaşmak ben de bir şey yapmak istiyorum dercesine yaptıklarıyla dalga geçmek olur.
bu yapılanların israile belki maddi bir zararı olmayabilir ama manevi yönden bir şeyleri anlatmanın yoludur. hiç birşey yapmamaktan ise zaten çok çok iyidir.
kenan bey
devletimizin boş durmadığını bilmekte yarar var.
devlet babanın yirmidört saat mühlet vermesi kurusıkı bir şey değildi.
amerikan saatiyle yirmi dört saat dolmadan abd başkanı biden kurmaylarıyla olağan üstü öneme haiz bir toplantı halindeyken bir telefon almıştır ve suratı adeta yüz felci geçirmişcesine düşmüş ve hemen acilen o toplantıyı sonlandırıp durum odası dedikleri bir yerde bir kaç kişi ile çok çok olağanüstü bir başka toplantıya geçmiştir.
o telefonu almazdan bir kaç dakika evvel suriye semalarında üç görünmez abd üssü görünmez bir güç tarafından vurulmuştur.
ve devlet baba bir kaç saat sonra biden durum odasına neden gitti o çok önemli toplantısını bırakıp diye haykırmıştır.
türkiye devletiyle kimse dalga geçip onu küçümseyemez.
biz israilin bir figüran ve asıl kuklayı figüranı oynatanın abd olduğunu iyi biliyoruz.
bu arada türkiye cumhuriyetimizin yüzüncü yılı tüm dünyaya hayırlı olsun
ve özellikle islam ve türk alemine olmak üzere tüm ezilen mazlum coğrafyalara
Sayın Vezir Pehlevan
ben bir şair ya da yazar değilim
ancak iyi bir okur olmaya çalışıyorum. iyi ve güzel olan ne varsa okur ve ilgilenirim ve onu daha çok insan okusun, o güzel eserler kıyıda köşede kalmasın diye zaman zaman da değişik platformlarda paylaşırım.
bunun edebiyatımızı kısır döngüye düşürmek yerine bilakis edebiyatımızı daha da geliştireceğine inanıyorum. Sonuçta en güzel eser bile okura izleyene ulaşmıyorsa kadük kalır.
Paylaştığım eserleri kendiminmiş gibi de asla göstermiyorum.
Şairi ve ya yazarın ismiyle bu çalışmaları paylaşmakda hiç bir sakınca bulmuyorum.
Yine de güzel sözlerinize ve ilgilenip eleştirme lütfunda bulunduğunuz için onur duydum.
Teşekkürler.
Gelin gülle başlayalım atalara uyarak
Baharı koklayarak girelim kelimeler ülkesine
Bir anda yükselen bir bülbül sesi
-Erken erken karlar ortasında
Güneş dönmüş ışık saçan bir yumurta-
Bana geri getirir eski günleri
...Paslanmış demir bir kapı açılır
Küf tutmuş kilitler gıcırdarken
Ta karanlıklar içinde birden
Bir türkü gibi yükselirsin sen
Fısıldarım sana yıllarca içimde biriken
Söyleyemediğim ateşten kelimeleri
Şuuraltım patlamış bir bomba gibi
Saçar ortalığa zamanın
Ağaran saçın toz toprağını
Bana ne Paris'ten
Newyork'tan Londra'dan
Moskova'dan Pekin'den
Senin yanında
Bütün türedi uygarlıklar umurumda mı
Sen bir uygarlık oldun bir ömür boyu
Geceme gündüzüme
Gözlerin
Lale Devrinden bir pencere
Ellerin
Baki'den Nefi'den Şeyh Galib'den
Kucağıma dökülen
Altın leylak
1 bölüm
Sezai Karakoç
Bir güvercin şiiriydin sen Filistin
Kubbelerde revaklarda sen vardın
Güle telaş düştü çöllere sürgün
Umudun sabrın emeğin vurgun
Toprak kadar ana gök kadar semavi
Akdeniz kadar engin bir düş kadar mavi
Zeytin kadar yeşil can kadar kırmızı
Toprağa kan düştü göklere kuzgun
Hani ağırlardın dört koldan insanlığı
Kervanlar sıra sıra sana gelirdi
Binlerce yılın yortusu hatıratı
Aşk kokan mabedler konuşmaz suskun
Bir güvercin şiiriydin sen Filistin
Nasibi bir cami avlusu dualardın
Şükürler aminlerle bir gül kadardın
Çöle ateş düştü güllere sürgün
Sinan Atik
BATIDA KAN VAR
Sabret gönlüm fırtınaya vakit var
Biz her çağda kızılderili
Bir her yerde hep yerdeyiz
Toprağa mahkum edildi gözlerimiz
Kaybolunur dahi ekin gövermez hırıltılı sesimiz
Bir fırtına bekledik başlangıcımız olsun
Derimiz mevsimlerle akan oluk oluk kan
İlkbahar gelsin ısınsın ellerimizde
Sonbaharda sıcaklığını yansıtarak essin
rüzgar
Ergen dalgalanmalarımızda vursun
yüzümüzü
hayat
Heyhat! Kış geldi kirpi kesildi saçlarımız
karanlığa
Hani dedik hani ya bir yaz günü güneş
Söz verdik!
- Kimsiniz
Biz bir kaplan gibi masum
tırnaklarını kemirmiş kabullenmiş
kızılderili
- Vahşi
Ölüm ateş ve kül haliyle acımasız
HÜSEYİN ATLANSOY
Öğleyi hızla geçerek
bir ayrılık ikindisine uğruyor zaman.
Yaşlı ve yorgun ruhum
vedalaşıp uzaklaşıyor gölge ve ışıktanGülücükler öpüşler sunuyor bana
kırık bir kapıdan odama sızan akşam
Keklik sekişleri ve ötüşlerle
göz kırpımlık bir anda beliren doğrudan.Katlanarak akıyor duru bir su zaman
artık hiç bahsetmeyeceğim ben ruhumdan.Bedenim gibidir ruhum da
kalabalık önünde soyunmaktan utanan.
Öylesine mahcup başını yerden kaldırmayan
hayır hayır bahsetmeyeceğim ben ruhumdan.Ah! devinen kanı bedenimin bir dursa
bahsetmeyeceğim ben artık hiç ruhumdan.
bulunsa sabah gibi bir taş başucumda
dinlenecek ruhum da su uğultusundan.
Hüseyin Atlansoy
Gelin gülle başlayalım atalara uyarak
Baharı koklayarak girelim kelimeler ülkesine
Bir anda yükselen bir bülbül sesi
-Erken erken karlar ortasında
Güneş dönmüş ışık saçan bir yumurta-
Bana geri getirir eski günleri
...Paslanmış demir bir kapı açılır
Küf tutmuş kilitler gıcırdarken
Ta karanlıklar içinde birden
Bir türkü gibi yükselirsin sen
Fısıldarım sana yıllarca içimde biriken
Söyleyemediğim ateşten kelimeleri
Şuuraltım patlamış bir bomba gibi
Saçar ortalığa zamanın
Ağaran saçın toz toprağını
Bana ne Paris'ten
Newyork'tan Londra'dan
Moskova'dan Pekin'den
Senin yanında
Bütün türedi uygarlıklar umurumda mı
Sen bir uygarlık oldun bir ömür boyu
Geceme gündüzüme
Gözlerin
Lale Devrinden bir pencere
Ellerin
Baki'den Nefi'den Şeyh Galib'den
Kucağıma dökülen
Altın leylak
1 bölüm
Sezai Karakoç
devletimizi davamızı değil de kenan beyin şunun ya da onun isteklerini konuşuyoruz nasılsa.
kenan bey öyle diyorsa
öyle olsun.
baş komutanın görevlendireceği bir birlik yerine sizin gibi filistin davasına gönül vermiş her platformda islamı anlatan ahkamdan beyitler mısralar inciler dizen sizin en önde yer alacağınız gönüllülerden oluşan bir birli daha işe yaramaz mı?
baş komutanın varsa eksiği onun hesabını seçmeni keser nasıl olsa
biz bize bakalım değil mi?
şehadet hepimize yakışmaz mı?