Ruşen Çakır' dan seçimsiz hükümet devirme, seçimsiz ve ama erdoğansız bir türkiye tarifi, sıcağı sıcağına, üstüne pkk ile pkk silah bırakmaksızın nasıl anlaşma yapılır tarifli muhteşem sosu eklemeyi unutmayın, buyrun, hep beraber tabii yersek.
şu an türkiye, yani benim güzide yurdum canım memleketim bir şeyler yaşıyor, tarihinin belki de en zorlu sınavını veriyor, bir taraftan sırtlan gibi etinden et koparmaya çalışan fetö ile diğer taraftan tek dişi kalmış canavarın en medeni silahlarıyla donatılan ordusu terör ile ( pkk pyd deaş vb) ile uğraşıyor, ve bir taraftan burnumuzun dibindeki enerjiyi bize kaptırmamaya uğraşan garbın afakının neferleri . işte bizi bu vaziyette kurtaracak olan yegane imkan ve şeraet çok okuyup ta pkkyı özgürlük savaşçısı gibi gösteren aydın bozmaları değil, hayat üzerine derin tefekkürünü gerçekleştirebilen içten saf vatanseverler olacaktır. bu böyle biline.
bazen koca koca kitaplar okumak insanı kibre sürükler, ben biliyorum havasına girer insan, başkalarına ve hatta yaratıcısına meydan okumaya kalkar. bir şeyin ne kadar içindeysen o şeye yukardan bakabilmen büyük resmi görmen o kadar zorlaşır. en iyisi okuduklarını sindirebilmek hayatta iz düşümlerini görebilmek için biraz tefekkür yapabilmek. biraz da yaşamak okuduklarını sınamak gerek. hep okumak yetmez, cümleyi doğru kurabilmek adına derim ki düşünmek en güzeli, kafa yormak
görünenin ardındaki hakikati görmek için kibrini kırman gerek nefsine ağır gelen ne varsa yapman gerek ödeyeceğin hiç bir bedel güzel bir insanı kazanmaktan daha büyük olamaz.
milletini fetihçi şovenist olarak tanımlayıp yeni düşmanlar yaratıp yeni fetih ve zafer hayalleri kuran muhterisler olmakla itham eden Mehmet Ocaktan' a el cevap
bebeklerimizi kınalı yirmilik körpe yavrularımızı boğazlayan pkk pyd daeş bir hayali düşman mıdır ülkemizin doğu illerini de kapsayan bir kürt devleti kurmak hayali ile suriye sınırlarımızın karıştırılmak istenmesi hayalii bir durum mudur
Abdurrahman Dilipak, Yusuf Kaplan, Ersan Şen hükümeti ve bizzat Tayyip Erdoğan' ı kıyasıya eleştiren laflarını hiç eğip bükmeyen bir çok insandan sadece aklıma gelen bir kaçı . ve bunlar yandaş dedğiniz medya tarafından ne fetöcülükle ne bölücülükle ne hainlikle suçlanmışlardır. Mehmet Ocaktan' a cevap
Güz suları bizim şehrin önünden akar Kış savunması Bizim şehir üs öbür şehirlere Dakka şimdi bir doğu kamerası Ölümü çeken
*
Geleceği parmakların bir bir gösterdi Yeşil bir harmani dizlerinde Çek denizi aradan And anıtları koy Eski çağ taşlarının üstüne Yeni çağ silahları üstüne
*
Eylem öğlesi Gül kurularını birbirine bağladık Ekmeğimize bulaşan çağın hakkını Kitabı açarak Yonttuk
*
Soluğunda gül kokusu Okunan ve bitmeyen bir sayfa Gibi Beni çeker bir girişime
*
Daha dinç ötede Gerçekte olduğundan daha parlak Yeresel Otuzüç katlı bir yapı gibi Damarlarımızda dolaşan kan gibi Hamid çizgisi
*
II
At ipi atladı Kitap soluyan atlar Çocuk atı çağırdı At çocuğu tanıdı
*
Denizi çek annemin başörtüsüyle ey sevgili At geçer o zaman denizi
*
Bilirsiniz ormanlarla sonsuz bir at gelir Görmüşsünüzdür çocukların rüyalarında da gelir Biner ona Sünnetçi
*
Cezayir’e atlarla gidilirdi Babam atla bağa gelirdi Yeni Ali Paris’i atla dolaşacak
*
İyi binen ata Bir solukta geçer Hazer’i Yavaş yavaş ingiliz Tuzağına düşer at süren yiğitlerin
*
III
Tûr Dağını yaşa Ki bilesin nerde Kudüs Ben Kudüs’ü kol saatı gibi taşıyorum
*
Ayarlanmadan Kudüs’e Boşuna vakit geçirirsin Buz tutar Gözün görmez olur
*
Gel Anne ol Çünkü anne Bir çocuktan bir Kudüs yapar
*
Adam baba olunca İçinde bir Kudüs canlanır
*
Yürü kardeşim Ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin
(Ocak 1972)
*
IV
Narin bir üzüm anne yüreği ağlaması çocuğun çöl tülbent üstünde sarar onunla anne yüreğini
*
Çocuk harita anne çocuğun gözleriyle bakar uyur çocuk anne bekçi daim
*
Sokaklar dar mı boğulur anne bu atlar geniş alan isterler
*
Çocuk koşar ardından K da insanın yüreğinde bir parça Kudüs vardır yani K anne şimdi eline aldığı yüreğini yerine bırakır
*
Irmak yatağıdır çocukların cepleri bilmeyiz bütün ırmaklar sabahları akşamları çocuk ceplerindedir
*
Erişince kelime beyi çocuğun etine pamuk gibi yumuşak olur o dağ anneler her yerde o dağı ararlar
*
Dener çocuk öndeki çocuk boynu mitralyözdür toz kalktı mı ayaklardan Alttaki çocukla birlikte ikisi de attır
*
Doğudan mı batıdan mı yürüyen bir çocuk göreceğiz Kudüse ben çok önce çıktım doğu’dan anneler her yerde ararlar beni
*
Çocuk akdeniz görmüş her ülkede bulunan bir K’dır
*
Büyüyor elinde bomba bombanın gerçeği yumuk çocuk eli ama çocuk aykırı görülür ölüme
*
Ölüm de yasadır artar K annelere sunu günaydın çocuk önder
Ruşen Çakır' dan seçimsiz hükümet devirme, seçimsiz ve ama erdoğansız bir türkiye tarifi, sıcağı sıcağına, üstüne pkk ile pkk silah bırakmaksızın nasıl anlaşma yapılır tarifli muhteşem sosu eklemeyi unutmayın, buyrun, hep beraber
tabii yersek.
şu an türkiye, yani benim güzide yurdum canım memleketim bir şeyler yaşıyor, tarihinin belki de en zorlu sınavını veriyor, bir taraftan sırtlan gibi etinden et koparmaya çalışan fetö ile diğer taraftan tek dişi kalmış canavarın en medeni silahlarıyla donatılan ordusu terör ile ( pkk pyd deaş vb) ile uğraşıyor, ve bir taraftan burnumuzun dibindeki enerjiyi bize kaptırmamaya uğraşan garbın afakının neferleri . işte bizi bu vaziyette kurtaracak olan yegane imkan ve şeraet çok okuyup ta pkkyı özgürlük savaşçısı gibi gösteren aydın bozmaları değil, hayat üzerine derin tefekkürünü gerçekleştirebilen içten saf vatanseverler olacaktır.
bu böyle biline.
bazen koca koca kitaplar okumak insanı kibre sürükler, ben biliyorum havasına girer insan, başkalarına ve hatta yaratıcısına meydan okumaya kalkar.
bir şeyin ne kadar içindeysen o şeye yukardan bakabilmen büyük resmi görmen o kadar zorlaşır.
en iyisi okuduklarını sindirebilmek hayatta iz düşümlerini görebilmek için biraz tefekkür yapabilmek. biraz da yaşamak okuduklarını sınamak gerek. hep okumak yetmez, cümleyi doğru kurabilmek adına derim ki düşünmek en güzeli, kafa yormak
araf
Geliyor üstümüze bir yakup titremesi
değişimin belirtisi şapkanın ironisi
Kutlu öğleüstü ve akşam üstü
özellikle şimdi akşam üstü
Hiç eskimiyor ortadoğuda zaman
çünkü en verimli bir alçı
Dinç vakur sade genç elleri
belirledi açıkça kutsal kitapta bütün kelimeleri
Sözü alıp bindi sağlam at gibi üstüne
ömrümüzün orağı gamı alıp kırdı
Ölümse sabırlı bir hüma kuşu
hannâne direği ölçüledi varoluşu
Denizi bir solukta içtim de
tuz ve toprak kaldı geride
İştahlıyım bağımsızlığa savaşa özgürlüğe
bu ilkeler her ülkede girecek yürürlüğe
II
Konuşma sırası geldi mi bana anne
ortadoğu çocuğu değil miyim anne
düşünüyorum o halde savaşacağım anne
Damarlarım uzadı
ak bir kımıltı kapladı petrol damarlarını
ülkem boru
Savaş benim arkadaşım anne
durmadan mukavemet anıtları dikiyoruz her
santimetre karesine ortadoğunun
Bölünemez ortadoğu
sınır
taşlarıyla
Çoğuz
biz
anne
Çevremde
muştu dağıtan
kesiksiz artan
her çocuk
bir komutan
Parmaklarımız kabardı bir geyik karnı oluverdi
ileride görüyoruz putu kıran ibrahimi
bizi yanına çağıran ibrahimi
Bizi özgür eden
putu kıran özgür eden
hep o ateşte yanmayan güçlü ibrahim
Çoğaldılar
birbirlerine destek olup
daha çoğaldılar
O
sesin
yankısını
betondan sağlam
bastırdılar göğüslerine
yeni bir eylem yüklediler
kelimelerine bile
/gözlerin şiirin ekmeği gibi
geliyor eylemin bitiştiğinde
ey sevdanın has buğdayı/
Damladı yere
bir damla yağmur
bir damla eylem
bir damla yağmur
bir damla eylem
görünenin ardındaki hakikati görmek için kibrini kırman gerek
nefsine ağır gelen ne varsa yapman gerek
ödeyeceğin hiç bir bedel güzel bir insanı kazanmaktan daha büyük olamaz.
milletini fetihçi şovenist olarak tanımlayıp yeni düşmanlar yaratıp yeni fetih ve zafer hayalleri kuran muhterisler olmakla itham eden Mehmet Ocaktan' a el cevap
bebeklerimizi kınalı yirmilik körpe yavrularımızı boğazlayan pkk pyd daeş bir hayali düşman mıdır
ülkemizin doğu illerini de kapsayan bir kürt devleti kurmak hayali ile suriye sınırlarımızın karıştırılmak istenmesi hayalii bir durum mudur
meydanı boş zannedip zırvalama artık istersen
Abdurrahman Dilipak, Yusuf Kaplan, Ersan Şen hükümeti ve bizzat Tayyip Erdoğan' ı kıyasıya eleştiren laflarını hiç eğip bükmeyen bir çok insandan sadece aklıma gelen bir kaçı . ve bunlar yandaş dedğiniz medya tarafından ne fetöcülükle ne bölücülükle ne hainlikle suçlanmışlardır.
Mehmet Ocaktan' a cevap
anneler ve kudüsler
1
Güz suları bizim şehrin önünden akar
Kış savunması
Bizim şehir üs öbür şehirlere
Dakka şimdi bir doğu kamerası
Ölümü çeken
*
Geleceği parmakların bir bir gösterdi
Yeşil bir harmani dizlerinde
Çek denizi aradan
And anıtları koy
Eski çağ taşlarının üstüne
Yeni çağ silahları üstüne
*
Eylem öğlesi
Gül kurularını birbirine bağladık
Ekmeğimize bulaşan çağın hakkını
Kitabı açarak
Yonttuk
*
Soluğunda gül kokusu
Okunan ve bitmeyen bir sayfa
Gibi
Beni çeker bir girişime
*
Daha dinç ötede
Gerçekte olduğundan daha parlak
Yeresel
Otuzüç katlı bir yapı gibi
Damarlarımızda dolaşan kan gibi
Hamid çizgisi
*
II
At ipi atladı
Kitap soluyan atlar
Çocuk atı çağırdı
At çocuğu tanıdı
*
Denizi çek annemin başörtüsüyle ey sevgili
At geçer o zaman denizi
*
Bilirsiniz ormanlarla sonsuz bir at gelir
Görmüşsünüzdür çocukların rüyalarında da gelir
Biner ona
Sünnetçi
*
Cezayir’e atlarla gidilirdi
Babam atla bağa gelirdi
Yeni Ali
Paris’i atla dolaşacak
*
İyi binen ata
Bir solukta geçer Hazer’i
Yavaş yavaş ingiliz
Tuzağına düşer at süren yiğitlerin
*
III
Tûr Dağını yaşa
Ki bilesin nerde Kudüs
Ben Kudüs’ü kol saatı gibi taşıyorum
*
Ayarlanmadan Kudüs’e
Boşuna vakit geçirirsin
Buz tutar
Gözün görmez olur
*
Gel
Anne ol
Çünkü anne
Bir çocuktan bir Kudüs yapar
*
Adam baba olunca
İçinde bir Kudüs canlanır
*
Yürü kardeşim
Ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin
(Ocak 1972)
*
IV
Narin bir üzüm anne yüreği
ağlaması çocuğun
çöl tülbent üstünde
sarar onunla anne yüreğini
*
Çocuk harita
anne çocuğun gözleriyle bakar
uyur çocuk
anne bekçi daim
*
Sokaklar dar mı
boğulur anne
bu atlar
geniş alan isterler
*
Çocuk koşar
ardından K da
insanın yüreğinde bir parça Kudüs vardır yani K
anne şimdi eline aldığı yüreğini yerine bırakır
*
Irmak yatağıdır
çocukların cepleri
bilmeyiz bütün ırmaklar sabahları
akşamları çocuk ceplerindedir
*
Erişince kelime beyi
çocuğun etine
pamuk gibi yumuşak olur o dağ
anneler her yerde o dağı ararlar
*
Dener çocuk
öndeki çocuk boynu mitralyözdür
toz kalktı mı ayaklardan
Alttaki çocukla birlikte ikisi de attır
*
Doğudan mı batıdan mı
yürüyen bir çocuk göreceğiz Kudüse
ben çok önce çıktım doğu’dan
anneler her yerde ararlar beni
*
Çocuk akdeniz görmüş
her ülkede bulunan
bir
K’dır
*
Büyüyor elinde bomba
bombanın gerçeği yumuk çocuk eli
ama çocuk
aykırı görülür ölüme
*
Ölüm de yasadır
artar K
annelere sunu günaydın
çocuk önder
*
kırgınım, saçılmış
bir nar gibiyim
sessiz akan bir ırmağım
geceden
git dersen giderim
kal dersen kalırım
git
dersen
kuşlar da dönmez, güz kuşları
yanıma kiraz hevenkleri alırım
ve seninle yaşadığım
o iyi günleri,
kötü
günleri bırakırım.
aynı gökyüzü aynı keder
değişen bir şey yok ki
gidip
yağmurlara durayım.
söylenmemiş sahipsiz
bir şarkıyım
belki
sararmış
eski resimlerde kalırım
belki esmer bir çocuğun dilinde.
bütün derinlikler sığ
sözcüklerin hepsi iğreti
değişen bir şey yok hiç
ölüm hariç.
aynı gökyüzü aynı keder.
Behçet Aysan
aklını kaybetmek mi
türkiye terörle mücadele konusunda bu operasyona kadar hiç bu kadar aklı selim ve hedefe kilitlenmiş bir pozisyonda olmamıştı