ama allahın bildiğini kuldan esirgemeyeceğim ve baklayı çıkaracağım ağzımdan ben var ya ben şey meral ablamın ceketlerine hastayım hani Avrupalı abdli aktörler giysilerini müzayedelerde satışa çıkarıyorlar ya vallahama meral ablam yapsın öyle bir şey paraya kıyıp hepsini satın alırım olmasa da saklarım fetiş oldu bende yav o ceketler yani aslı haklı mı ne ben de önüne gelene aşık oluyorum her halım
aşkım biliyo musun bu gün bir büyü ayini daha düzenleyeceğiz geçen sefer şeker koymayı unutmuşuz bu seferki büyü ayinine şu bakkal bakkal gezip vatandaşın borç defterlerini kapatan robinhoodlar da davetli ay bakkal defteri mi kaldı her kes kartla şu üç harflilerden alış veriş yapıyor diyosanız onu millet ittifakı trollerine soracaksınız artık yav bak anafarta beni de yoldan çıkardı ben de benim gibi düşünmeyenlere yandaş yağdanlık yalaa trol mrol der oldum lütfen efendim burda saf seçmen var kötü örnek teşkil edecek söyleyişlerden kaçınalım nieyse biz büyüye geri dönelim ayine meral akşenerin parti ve reklam masraflarının faturasını ibb den ödeyen ekrem İmamoğlu ve halk tv ye ankara belediyesinden para aktaran mansur yavaş da davetli bu arada şu fatihim rabbi yesirlim ekrem imamoğlumun sırrı da anlaşılmış oldu mesele tamamen metaa yani öyle duyguyla dinle metafizikle ilişkilendirmeyin lütfen kendileri öyle dinden metafizikten beslenip ülke yönetecek siyaset yapacak değiller her halım gayet de pozitivist bilimsel objektif ve de gayet reeldirler parayı veren düdüğü çalar yani ne sandınızdı ne sandık tı
günaydın kürsünün ağzı bozukları milleti tercihlerinden dolayı yalaka diye yaftalayanları günaydın milleti tehdit edenleri aşktan meşkten anlamayanları bana cinsiyet uyduranları
günaydın kürsünün Muhsin yazıcıoğulları biz hepimiz Muhsin yazıcıoğluyuz ve bu ülkede Muhsin yazıcıoğulları tükenmeyecek hepimiz fetönün önüne siper edeceğiz gövdemizi yatakta bas şafakta as talimatını veren haris ruhlu hasta kılığına da girseniz gezide çadır yakan Furkan adı altında teröristçe yapılanmalarında sokak eylemlerinde orantısız güç kullanan polis kılığına da girseniz sizi o saklandığınız deliklerden bir daha çıkamaz edeceğiz
günaydın kürsü sizi hastasının üstüne atlayan doktorlardan rabbim korusun doktorun üstüne atlayan hastaları biliyorduk da atlayan uçan doktoru da görmüş olduk ne yapalım yasalar toplumun daima ardındadır önce toplum sonra yasa yani toplum da bir takım olaylar yaşanır aksaklıklar oluşur akabinde yasal düzenleme ve cezai müekkedeler gelir biz daha yenice doktor sağlıkçı yasalarını düzenlemişken hastanın can güvenliği hangi bahara
Babam öldükten sonra bir süre daha babam ölmeden önceki stanradrtlarda yaşamaya devam ettik, tabii biraz zorlandığımız vakitler oluyordu ama idare etmesini bilirdik, zaten biz babam hayattayken de öyle bol bol yeyip içen gezen insanlar değildik. Kıt kanaat geçinirdik, eğlenceye ne vakit ne para ayıramazdık. Lakin mutluyduk, annemin ve babamın çalışmadığı nadir tatil günlerinde en yakın parka gider annemin pişirdiği nefis kurabiyeleri ve termostaki çayı bardak bardak içer babamın güzel tok coşkun sesiyle söylediği türküleri dinlerdik. Babam türkü söylerken onu izlemeye bayılırdım. Çünkü o zamanlar gerçekten babamı görürdüm, dizginlenememiş katıksız mutluluğa sahip babamı. Bir gün ev kalabalık hatırlıyorum Tüm akrabalar gelmiş, babam yok ortada. Gelecek sanıyorum Ama gelmeyeceğini de ortada yatanın babamın cansız bedeni olduğunu da biliyorum Her şeyi biliyorum Ölümü biliyorum. Ölenin şarkı söylemeyeceğini biliyorum Yemek yemeyeceğini Gülmeyeceğini Koşup hareket etmeyeceğini Her şeyi ama herşeyi Annem bilmediğimi sanıyor.onlar da . yanımda fısıltıyla konuşuyorlar . onlara konuşabilirsiniz yanımda rahat rahat babamı anlatın bana diyorum bağıra bağıra ağlaya ağlaya anne demek istiyorum, teyzeme sarılıp ağladığın gibi benim de boynuma sarıl beraber ağlayalım babama annem çok kötü sürekli depresan ve sakinleştiriciler uygulanıyor yüksek dozlarda. Babamla annem birbirlerini çok severlerdi Aşkla bağlıydılar birbirlerine. Babam anneme hep yol kenarlarındaki nergizlerden koparıp getirirdi Annem onları bir su bardağına ıslar, günlerce sularını değiştirirdi solmamaları için Babam en çok annemin gözlerinin içine bakarak söyerdi en güzel türküleriniakrabalarımız ve komşularımız babamın cenazesini tüm gelenek ve adetleri uygulamaya çalışarak defnettiler. Sonrasında günlerce bizi yalnız bırakmadılar, İyiki de böyle yaptılar Annemle yalnız kalmaya dayanamazdım yoksa. Annem bir çocuk gibi olmuştu, her şeyini birinin yardımıyla yapıyordu, biliyordum bu kalabalık dağılınca onunla yalnız başıma ilgilenmek durumunda kalacaktım. Zamanın iyileştiremeyeceği acı yokmuş anladım. Babamı zamanla daha az hatırlar olmuştuk . Kendimize bakma geçinebilme gerçeği ağır basmıştı. Annem çok güzel bir kadındı. Upuzun boy, geniş omuzlar, güçlü bacaklar Ve de çabuk kanan bir kadın, çocuk ruhluydu biraz. Babam onun her şeyiydi ondan sonra onu kollayıp toparlama işi de bana kalmıştı, duygusal anlamda da güçlü değildi. Bir gün parkta yanına gelip oturan bir adam benim yanıma taşının küçük kızın ve sen demişti annem gitmemizin uygun olacağını söyledi, gittik adamın çok güzel bir evi vardı, ama biz onun neyiydik, annem onun neyiydi, annem ve ben evi temizliyorduk, akşamları ben bana ayrılan odama çekiliyordum, onlar salonda uzun süre içerlerdi, bazen çok sarhoş olduğunda annemi döverdi, ama genel anlamda rahattık, adamın emekli maaşıyla geçiniyorduk .bana hobi malzemeleri boyalar fırçalar tuvaller alınmıştı, odam bunlarla doluydu. Resim yaparken çok mutlu oluyordum, kuş ağaç, çiçek, manzara,her şeyin resmini yapıyordum, en çok ta babamın, ama bunları adama göstermiyordum. bir sabah adam yatağında ölü bulundu, eve akrabaları doldu, bizi dilenci sandılar, defolun gidin dedi yakınları, gittik ama nereye birkaç gün otogarlarda yattık, şehir şehir dolaştık, ben büyüyordum ama annem küçülüyordu, bana yorulduğunu söylüyordu, artık taşıyamadığını, küçük bir kızla hayatı kaldıramadığını başka şehirde halamız vardı. Annem ona yazdı, beraber ona gittik, ev ayarlayıp annem birevin masraflarını üstlenebilece k seviyeye gelinceye kadar orada kalacaktık, kadın bize kızının doğum yapacağını o zamana kadar kalabileceğimizi söyledi. Kabul ettik, evde her işi ben yapıyordum, annem temizliğe gidiyordu, eline geçeni evin masrafları için adına veriyordu, çok küçük bir kısmını da biriktiriyorduk, okula gitmem lazımdı, masraflar artacaktı, derken kadının kızı doğurdu, bize de yol göründü. Gitmeyin hep beraber kalırız bu ev hepimize yeter demediler Oysa kocamandı ev Her işi yapıyordum üstelik hiç yük olmuyorduk onlara Yine otogarlarda yattık, annem beni kuytu bir yere çekip götürmeye çalışan arsız otogar çalışanlarıyla kavga ediyor. Çocuk esirgeme kurumunun beni almaya geleceğini söylüyor, Gitmek istemiyorum, ondan ayrılmak onu bırakmak istemiyorum, biliyorum bırakırsam yaşayamaz Gitmeyeyim diyorum, ne yapacağız dilenelim mi diyor. Hem ben de yoruldum artık seni taşımaktan Oysa yük olmadığımı sanıyordum ona Bir yumruk gelip oturuyor boğazıma Ama belli etmemeye çalışıyorum. Hem diyor annem benim kimsesiz kalacağımı kim söyledi, bir akrabam beni yanına çağırıyor, seni istemiyorlar sen varken gidemem. Peki diyorum. Bankta yan yana otururken gücenmiş çocuk ruhumla ben başımı onun omuzlarına yaslayıp yorgun dinlendirmeyen bir uykuya dalıyorum Bir kadın ve iki erkek sosyal hizmet sorumluları bizi bekliyorlar, içinde birkaç parça paçavraya benzer kıyafetimin ve kırık dişli bir tarağımın olduğu minik ferkuarı bozuk bavulumu şoför mahalindeki amca alıp arka bagaja yerleştiriyor, annemin boynuna sarılıyorum, onu yitirmekten korkuyorum, bilmiyor ki ben hep bu korkuyla yaşadım, anneciğim ben hep seninle bir yaşamak dilemiştim Bilmiyorsun kaç gece seni de kaybedersem diye ağlamıştım. Annem hadi diyor git artık bekletme insanları Bekletme insanları
Son sözü bu mu olacaktı Bu mu olmalıydı, kırgın üzgün biniyorum arabaya, kadın sarılıyor bana Anneme bakıyorum, onun resmini beynime kazımak ister gibi Tekrar iniyorum arabadan, onun o boynunu yana eğmiş bir başına oturuşu bankta yüreğime işliyor. Arabadan iniyorum koşuyorum, onu bırakmak istemiyorum, Böyle bırakmak istemiyorum,sarılıyorum, Geleceğim Bekle tamam mı diyorum bir iki ay sonra geleceğim, Tamam diyor Gözleri yaş içinde Sımsıkı sarılıyor bana. Arabadan inerken yanımda oturan teyzenin hızlıca elime tutuşturduğu parayı eline bırakıyorum Biniyorum arabaya tekrar, Ayağa kalkıyor, arabanın yanında biz otogardan çıkasıya deli gibi el sallıyor Benim güzel annem, çocuk ruhlu çocuk kadın annem.bir hafta sonra tesiste kahvaltı sonrası genel temizlik bakım saatini yeni btirmiş resim yapmak üzere malzemelerimi yatağımın üstüne sermişim, burada da çok resim yapıyorum, herkes çok beğeniyor resimlerimi. Bizimle ilgilenen anne diyor ki ilerde çok ünlü bir ressam olacaksın Ona hediye ettiğim resmi satın almak istedi Para vermeye çalıştı, annene yollarsın dedi, yok dedim ben resimlerimi satmayacağım, Aç da kalsam satmayacağım Aç kaldım yeri geldi satmadım resimlerimi Bir teyze saçlarımı okşadı, gelip yatağımın enarına oturdu, ellerimi elleri arasına aldı, Burada böyle sevilmeye alışıktım Her kes beni çok seviyordu ama bu gün hissettim Başka türlü bir şey var Bir şey varminik çenemi tuttu, gözünü gözlerime kilitlemeye çalıştı başaramadı Dedi ki Annen O zaman anladım Annem ölmüştü Bir şey olmuştu Ne olmuştu Detaylarını daha sonra büyüdüğümde öğrendiğim bir hazin hikaye Tren raylarına mı yatmış annem ne korkardı tren raylarından beni nasıl da metrelerce ötede tutardı yakınlarda bir tren geçiyorsa Bir kaza olamazdı Biliyordum. Eşyalarını bana teslim ettiler Bir sürü resim Benim yaptıklarım Ağlamayacağım hayır Öyle çok ağladım ki Yanına gitmeyi düşündüğü beni de ğötüremediği akrabaları raylardı.
günaydın kürsünün aşk ve barışı kimseye kaptırmayanları amma gerçek aşkla karşılaşınca tırsaklara karışanları günaydın paylaştığı şarkıların anlam ve vehameti altında bizzat kendileri kalanları günaydın aşkı konuşmak yerine sadece düpedüz saldıranları
ama allahın bildiğini kuldan esirgemeyeceğim ve baklayı çıkaracağım ağzımdan
ben var ya
ben
şey
meral ablamın ceketlerine hastayım
hani
Avrupalı abdli aktörler giysilerini müzayedelerde satışa çıkarıyorlar ya
vallahama meral ablam yapsın öyle bir şey
paraya kıyıp hepsini satın alırım
olmasa da saklarım
fetiş oldu bende yav
o ceketler yani
aslı haklı mı ne
ben de önüne gelene aşık oluyorum her halım
aşkım biliyo musun bu gün bir büyü ayini daha düzenleyeceğiz
geçen sefer şeker koymayı unutmuşuz
bu seferki büyü ayinine
şu bakkal bakkal gezip vatandaşın borç defterlerini kapatan robinhoodlar da davetli
ay bakkal defteri mi kaldı her kes kartla şu üç harflilerden alış veriş yapıyor diyosanız onu millet ittifakı trollerine soracaksınız artık
yav bak anafarta beni de yoldan çıkardı
ben de benim gibi düşünmeyenlere yandaş yağdanlık yalaa trol mrol der oldum
lütfen efendim burda saf seçmen var
kötü örnek teşkil edecek söyleyişlerden kaçınalım
nieyse
biz büyüye geri dönelim
ayine meral akşenerin parti ve reklam masraflarının faturasını ibb den ödeyen ekrem İmamoğlu ve halk tv ye ankara belediyesinden para aktaran mansur yavaş da davetli
bu arada
şu fatihim rabbi yesirlim ekrem imamoğlumun sırrı da anlaşılmış oldu
mesele tamamen metaa yani
öyle duyguyla dinle metafizikle ilişkilendirmeyin lütfen
kendileri öyle dinden metafizikten beslenip ülke yönetecek siyaset yapacak değiller her halım
gayet de
pozitivist
bilimsel
objektif ve
de gayet reeldirler
parayı veren düdüğü çalar yani
ne sandınızdı
ne sandık tı
aşkım mustafa ceceliden es şarkısı gelsin sana
esmek en çok sana yakıştı
bir rüzgar esmiş
aşkım bir görünmüş buraladrda
aslı gibi esmiş şirin gibi esmiş
günaydın kürsünün ağzı bozukları
milleti tercihlerinden dolayı yalaka diye yaftalayanları
günaydın milleti tehdit edenleri
aşktan meşkten anlamayanları
bana cinsiyet uyduranları
aşkım hangi kılıklarda buralardasın aslıcım
günaydın kürsünün
Muhsin yazıcıoğulları
biz hepimiz Muhsin yazıcıoğluyuz
ve bu ülkede Muhsin yazıcıoğulları tükenmeyecek
hepimiz fetönün önüne siper edeceğiz gövdemizi
yatakta bas şafakta as
talimatını veren haris ruhlu hasta kılığına da girseniz
gezide çadır yakan Furkan adı altında teröristçe yapılanmalarında sokak eylemlerinde orantısız güç kullanan polis kılığına da girseniz sizi o saklandığınız deliklerden bir daha çıkamaz edeceğiz
günaydın kürsü
sizi hastasının üstüne atlayan doktorlardan rabbim korusun
doktorun üstüne atlayan hastaları biliyorduk
da
atlayan uçan doktoru da görmüş olduk
ne yapalım
yasalar toplumun daima ardındadır
önce toplum sonra yasa
yani toplum da bir takım olaylar yaşanır aksaklıklar oluşur akabinde yasal düzenleme ve cezai müekkedeler gelir
biz daha yenice doktor sağlıkçı yasalarını düzenlemişken hastanın can güvenliği hangi bahara
raylar
Babam öldükten sonra bir süre daha babam ölmeden önceki stanradrtlarda yaşamaya devam ettik, tabii biraz zorlandığımız vakitler oluyordu ama idare etmesini bilirdik, zaten biz babam hayattayken de öyle bol bol yeyip içen gezen insanlar değildik.
Kıt kanaat geçinirdik, eğlenceye ne vakit ne para ayıramazdık. Lakin mutluyduk, annemin ve babamın çalışmadığı nadir tatil günlerinde en yakın parka gider annemin pişirdiği nefis kurabiyeleri ve termostaki çayı bardak bardak içer babamın güzel tok coşkun sesiyle söylediği türküleri dinlerdik.
Babam türkü söylerken onu izlemeye bayılırdım.
Çünkü o zamanlar gerçekten babamı görürdüm, dizginlenememiş katıksız mutluluğa sahip babamı.
Bir gün ev kalabalık hatırlıyorum
Tüm akrabalar gelmiş, babam yok ortada.
Gelecek sanıyorum
Ama gelmeyeceğini de ortada yatanın babamın cansız bedeni olduğunu da biliyorum
Her şeyi biliyorum
Ölümü biliyorum.
Ölenin şarkı söylemeyeceğini biliyorum
Yemek yemeyeceğini
Gülmeyeceğini
Koşup hareket etmeyeceğini
Her şeyi ama herşeyi
Annem bilmediğimi sanıyor.onlar da .
yanımda fısıltıyla konuşuyorlar .
onlara konuşabilirsiniz yanımda rahat rahat
babamı anlatın bana diyorum
bağıra bağıra ağlaya ağlaya
anne demek istiyorum, teyzeme sarılıp ağladığın gibi benim de boynuma sarıl
beraber ağlayalım babama
annem çok kötü
sürekli depresan ve sakinleştiriciler uygulanıyor yüksek dozlarda.
Babamla annem birbirlerini çok severlerdi
Aşkla bağlıydılar birbirlerine.
Babam anneme hep yol kenarlarındaki nergizlerden koparıp getirirdi
Annem onları bir su bardağına ıslar, günlerce sularını değiştirirdi solmamaları için
Babam en çok annemin gözlerinin içine bakarak söyerdi en güzel türküleriniakrabalarımız ve komşularımız babamın cenazesini tüm gelenek ve adetleri uygulamaya çalışarak defnettiler.
Sonrasında günlerce bizi yalnız bırakmadılar,
İyiki de böyle yaptılar
Annemle yalnız kalmaya dayanamazdım yoksa.
Annem bir çocuk gibi olmuştu, her şeyini birinin yardımıyla yapıyordu, biliyordum bu kalabalık dağılınca onunla yalnız başıma ilgilenmek durumunda kalacaktım.
Zamanın iyileştiremeyeceği acı yokmuş anladım.
Babamı zamanla daha az hatırlar olmuştuk .
Kendimize bakma geçinebilme gerçeği ağır basmıştı.
Annem çok güzel bir kadındı.
Upuzun boy, geniş omuzlar, güçlü bacaklar
Ve de çabuk kanan bir kadın, çocuk ruhluydu biraz. Babam onun her şeyiydi ondan sonra onu kollayıp toparlama işi de bana kalmıştı, duygusal anlamda da güçlü değildi.
Bir gün parkta yanına gelip oturan bir adam benim yanıma taşının küçük kızın ve sen demişti annem gitmemizin uygun olacağını söyledi, gittik adamın çok güzel bir evi vardı, ama biz onun neyiydik, annem onun neyiydi, annem ve ben evi temizliyorduk, akşamları ben bana ayrılan odama çekiliyordum, onlar salonda uzun süre içerlerdi, bazen çok sarhoş olduğunda annemi döverdi, ama genel anlamda rahattık, adamın emekli maaşıyla geçiniyorduk .bana hobi malzemeleri boyalar fırçalar tuvaller alınmıştı, odam bunlarla doluydu.
Resim yaparken çok mutlu oluyordum, kuş ağaç, çiçek, manzara,her şeyin resmini yapıyordum, en çok ta babamın, ama bunları adama göstermiyordum.
bir sabah adam yatağında ölü bulundu, eve akrabaları doldu, bizi dilenci sandılar, defolun gidin dedi yakınları,
gittik ama nereye
birkaç gün otogarlarda yattık, şehir şehir dolaştık,
ben büyüyordum ama annem küçülüyordu, bana yorulduğunu söylüyordu, artık taşıyamadığını, küçük bir kızla hayatı kaldıramadığını
başka şehirde halamız vardı. Annem ona yazdı,
beraber ona gittik, ev ayarlayıp annem birevin masraflarını üstlenebilece k seviyeye gelinceye kadar orada kalacaktık, kadın bize kızının doğum yapacağını o zamana kadar kalabileceğimizi söyledi. Kabul ettik, evde her işi ben yapıyordum, annem temizliğe gidiyordu, eline geçeni evin masrafları için adına veriyordu, çok küçük bir kısmını da biriktiriyorduk, okula gitmem lazımdı, masraflar artacaktı,
derken kadının kızı doğurdu,
bize de yol göründü.
Gitmeyin hep beraber kalırız bu ev hepimize yeter demediler
Oysa kocamandı ev
Her işi yapıyordum üstelik hiç yük olmuyorduk onlara
Yine otogarlarda yattık, annem beni kuytu bir yere çekip götürmeye çalışan arsız otogar çalışanlarıyla kavga ediyor.
Çocuk esirgeme kurumunun beni almaya geleceğini söylüyor,
Gitmek istemiyorum, ondan ayrılmak onu bırakmak istemiyorum, biliyorum bırakırsam yaşayamaz
Gitmeyeyim diyorum, ne yapacağız dilenelim mi diyor.
Hem ben de yoruldum artık seni taşımaktan
Oysa yük olmadığımı sanıyordum ona
Bir yumruk gelip oturuyor boğazıma
Ama belli etmemeye çalışıyorum.
Hem diyor annem benim kimsesiz kalacağımı kim söyledi, bir akrabam beni yanına çağırıyor, seni istemiyorlar sen varken gidemem.
Peki diyorum. Bankta yan yana otururken gücenmiş çocuk ruhumla ben başımı onun omuzlarına yaslayıp yorgun dinlendirmeyen bir uykuya dalıyorum
Bir kadın ve iki erkek sosyal hizmet sorumluları bizi bekliyorlar, içinde birkaç parça paçavraya benzer kıyafetimin ve kırık dişli bir tarağımın olduğu minik ferkuarı bozuk bavulumu şoför mahalindeki amca alıp arka bagaja yerleştiriyor, annemin boynuna sarılıyorum, onu yitirmekten korkuyorum, bilmiyor ki ben hep bu korkuyla yaşadım, anneciğim ben hep seninle bir yaşamak dilemiştim
Bilmiyorsun kaç gece seni de kaybedersem diye ağlamıştım. Annem hadi diyor git artık bekletme insanları
Bekletme insanları
Son sözü bu mu olacaktı
Bu mu olmalıydı, kırgın üzgün biniyorum arabaya, kadın sarılıyor bana
Anneme bakıyorum, onun resmini beynime kazımak ister gibi
Tekrar iniyorum arabadan, onun o boynunu yana eğmiş bir başına oturuşu bankta yüreğime işliyor.
Arabadan iniyorum koşuyorum, onu bırakmak istemiyorum,
Böyle bırakmak istemiyorum,sarılıyorum,
Geleceğim
Bekle tamam mı diyorum bir iki ay sonra geleceğim,
Tamam diyor
Gözleri yaş içinde
Sımsıkı sarılıyor bana.
Arabadan inerken yanımda oturan teyzenin hızlıca elime tutuşturduğu parayı eline bırakıyorum
Biniyorum arabaya tekrar,
Ayağa kalkıyor, arabanın yanında biz otogardan çıkasıya deli gibi el sallıyor
Benim güzel annem, çocuk ruhlu çocuk kadın annem.bir hafta sonra tesiste kahvaltı sonrası genel temizlik bakım saatini yeni btirmiş resim yapmak üzere malzemelerimi yatağımın üstüne sermişim, burada da çok resim yapıyorum, herkes çok beğeniyor resimlerimi.
Bizimle ilgilenen anne diyor ki ilerde çok ünlü bir ressam olacaksın
Ona hediye ettiğim resmi satın almak istedi
Para vermeye çalıştı, annene yollarsın dedi, yok dedim ben resimlerimi satmayacağım,
Aç da kalsam satmayacağım
Aç kaldım yeri geldi satmadım resimlerimi
Bir teyze saçlarımı okşadı, gelip yatağımın enarına oturdu, ellerimi elleri arasına aldı,
Burada böyle sevilmeye alışıktım
Her kes beni çok seviyordu ama bu gün hissettim
Başka türlü bir şey var
Bir şey varminik çenemi tuttu, gözünü gözlerime kilitlemeye çalıştı başaramadı
Dedi ki
Annen
O zaman anladım
Annem ölmüştü
Bir şey olmuştu
Ne olmuştu
Detaylarını daha sonra büyüdüğümde öğrendiğim bir hazin hikaye
Tren raylarına mı yatmış annem ne korkardı tren raylarından beni nasıl da metrelerce ötede tutardı yakınlarda bir tren geçiyorsa
Bir kaza olamazdı
Biliyordum.
Eşyalarını bana teslim ettiler
Bir sürü resim
Benim yaptıklarım
Ağlamayacağım hayır
Öyle çok ağladım ki
Yanına gitmeyi düşündüğü beni de ğötüremediği akrabaları raylardı.
günaydın kürsünün aşk ve barışı kimseye kaptırmayanları
amma gerçek aşkla karşılaşınca tırsaklara karışanları
günaydın paylaştığı şarkıların anlam ve vehameti altında bizzat kendileri kalanları
günaydın aşkı konuşmak yerine
sadece düpedüz saldıranları