Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • serbest kürsü28.03.2022 - 09:42

    ama allahın bildiğini kuldan esirgemeyeceğim ve baklayı çıkaracağım ağzımdan
    ben var ya
    ben
    şey
    meral ablamın ceketlerine hastayım
    hani
    Avrupalı abdli aktörler giysilerini müzayedelerde satışa çıkarıyorlar ya
    vallahama meral ablam yapsın öyle bir şey
    paraya kıyıp hepsini satın alırım
    olmasa da saklarım
    fetiş oldu bende yav
    o ceketler yani
    aslı haklı mı ne
    ben de önüne gelene aşık oluyorum her halım

  • serbest kürsü28.03.2022 - 09:36

    aşkım biliyo musun bu gün bir büyü ayini daha düzenleyeceğiz
    geçen sefer şeker koymayı unutmuşuz
    bu seferki büyü ayinine
    şu bakkal bakkal gezip vatandaşın borç defterlerini kapatan robinhoodlar da davetli
    ay bakkal defteri mi kaldı her kes kartla şu üç harflilerden alış veriş yapıyor diyosanız onu millet ittifakı trollerine soracaksınız artık
    yav bak anafarta beni de yoldan çıkardı
    ben de benim gibi düşünmeyenlere yandaş yağdanlık yalaa trol mrol der oldum
    lütfen efendim burda saf seçmen var
    kötü örnek teşkil edecek söyleyişlerden kaçınalım
    nieyse
    biz büyüye geri dönelim
    ayine meral akşenerin parti ve reklam masraflarının faturasını ibb den ödeyen ekrem İmamoğlu ve halk tv ye ankara belediyesinden para aktaran mansur yavaş da davetli
    bu arada
    şu fatihim rabbi yesirlim ekrem imamoğlumun sırrı da anlaşılmış oldu
    mesele tamamen metaa yani
    öyle duyguyla dinle metafizikle ilişkilendirmeyin lütfen
    kendileri öyle dinden metafizikten beslenip ülke yönetecek siyaset yapacak değiller her halım
    gayet de
    pozitivist
    bilimsel
    objektif ve
    de gayet reeldirler
    parayı veren düdüğü çalar yani
    ne sandınızdı
    ne sandık tı

  • serbest kürsü28.03.2022 - 09:23

    aşkım mustafa ceceliden es şarkısı gelsin sana
    esmek en çok sana yakıştı

  • serbest kürsü28.03.2022 - 09:16

    bir rüzgar esmiş
    aşkım bir görünmüş buraladrda
    aslı gibi esmiş şirin gibi esmiş

  • serbest kürsü28.03.2022 - 09:12

    günaydın kürsünün ağzı bozukları
    milleti tercihlerinden dolayı yalaka diye yaftalayanları
    günaydın milleti tehdit edenleri
    aşktan meşkten anlamayanları
    bana cinsiyet uyduranları

  • serbest kürsü25.03.2022 - 09:50

    aşkım hangi kılıklarda buralardasın aslıcım

  • serbest kürsü25.03.2022 - 09:47

    günaydın kürsünün
    Muhsin yazıcıoğulları
    biz hepimiz Muhsin yazıcıoğluyuz
    ve bu ülkede Muhsin yazıcıoğulları tükenmeyecek
    hepimiz fetönün önüne siper edeceğiz gövdemizi
    yatakta bas şafakta as
    talimatını veren haris ruhlu hasta kılığına da girseniz
    gezide çadır yakan Furkan adı altında teröristçe yapılanmalarında sokak eylemlerinde orantısız güç kullanan polis kılığına da girseniz sizi o saklandığınız deliklerden bir daha çıkamaz edeceğiz

  • serbest kürsü23.03.2022 - 09:10

    günaydın kürsü
    sizi hastasının üstüne atlayan doktorlardan rabbim korusun
    doktorun üstüne atlayan hastaları biliyorduk
    da
    atlayan uçan doktoru da görmüş olduk
    ne yapalım
    yasalar toplumun daima ardındadır
    önce toplum sonra yasa
    yani toplum da bir takım olaylar yaşanır aksaklıklar oluşur akabinde yasal düzenleme ve cezai müekkedeler gelir
    biz daha yenice doktor sağlıkçı yasalarını düzenlemişken hastanın can güvenliği hangi bahara

  • gecenin tenhasına bir söz bırak22.03.2022 - 11:04

    raylar

    Babam öldükten sonra bir süre daha babam ölmeden önceki stanradrtlarda yaşamaya devam ettik, tabii biraz zorlandığımız vakitler oluyordu ama idare etmesini bilirdik, zaten biz babam hayattayken de öyle bol bol yeyip içen gezen insanlar değildik.
    Kıt kanaat geçinirdik, eğlenceye ne vakit ne para ayıramazdık. Lakin mutluyduk, annemin ve babamın çalışmadığı nadir tatil günlerinde en yakın parka gider annemin pişirdiği nefis kurabiyeleri ve termostaki çayı bardak bardak içer babamın güzel tok coşkun sesiyle söylediği türküleri dinlerdik.
    Babam türkü söylerken onu izlemeye bayılırdım.
    Çünkü o zamanlar gerçekten babamı görürdüm, dizginlenememiş katıksız mutluluğa sahip babamı.
    Bir gün ev kalabalık hatırlıyorum
    Tüm akrabalar gelmiş, babam yok ortada.
    Gelecek sanıyorum
    Ama gelmeyeceğini de ortada yatanın babamın cansız bedeni olduğunu da biliyorum
    Her şeyi biliyorum
    Ölümü biliyorum.
    Ölenin şarkı söylemeyeceğini biliyorum
    Yemek yemeyeceğini
    Gülmeyeceğini
    Koşup hareket etmeyeceğini
    Her şeyi ama herşeyi
    Annem bilmediğimi sanıyor.onlar da .
    yanımda fısıltıyla konuşuyorlar .
    onlara konuşabilirsiniz yanımda rahat rahat
    babamı anlatın bana diyorum
    bağıra bağıra ağlaya ağlaya
    anne demek istiyorum, teyzeme sarılıp ağladığın gibi benim de boynuma sarıl
    beraber ağlayalım babama
    annem çok kötü
    sürekli depresan ve sakinleştiriciler uygulanıyor yüksek dozlarda.
    Babamla annem birbirlerini çok severlerdi
    Aşkla bağlıydılar birbirlerine.
    Babam anneme hep yol kenarlarındaki nergizlerden koparıp getirirdi
    Annem onları bir su bardağına ıslar, günlerce sularını değiştirirdi solmamaları için
    Babam en çok annemin gözlerinin içine bakarak söyerdi en güzel türküleriniakrabalarımız ve komşularımız babamın cenazesini tüm gelenek ve adetleri uygulamaya çalışarak defnettiler.
    Sonrasında günlerce bizi yalnız bırakmadılar,
    İyiki de böyle yaptılar
    Annemle yalnız kalmaya dayanamazdım yoksa.
    Annem bir çocuk gibi olmuştu, her şeyini birinin yardımıyla yapıyordu, biliyordum bu kalabalık dağılınca onunla yalnız başıma ilgilenmek durumunda kalacaktım.
    Zamanın iyileştiremeyeceği acı yokmuş anladım.
    Babamı zamanla daha az hatırlar olmuştuk .
    Kendimize bakma geçinebilme gerçeği ağır basmıştı.
    Annem çok güzel bir kadındı.
    Upuzun boy, geniş omuzlar, güçlü bacaklar
    Ve de çabuk kanan bir kadın, çocuk ruhluydu biraz. Babam onun her şeyiydi ondan sonra onu kollayıp toparlama işi de bana kalmıştı, duygusal anlamda da güçlü değildi.
    Bir gün parkta yanına gelip oturan bir adam benim yanıma taşının küçük kızın ve sen demişti annem gitmemizin uygun olacağını söyledi, gittik adamın çok güzel bir evi vardı, ama biz onun neyiydik, annem onun neyiydi, annem ve ben evi temizliyorduk, akşamları ben bana ayrılan odama çekiliyordum, onlar salonda uzun süre içerlerdi, bazen çok sarhoş olduğunda annemi döverdi, ama genel anlamda rahattık, adamın emekli maaşıyla geçiniyorduk .bana hobi malzemeleri boyalar fırçalar tuvaller alınmıştı, odam bunlarla doluydu.
    Resim yaparken çok mutlu oluyordum, kuş ağaç, çiçek, manzara,her şeyin resmini yapıyordum, en çok ta babamın, ama bunları adama göstermiyordum.
    bir sabah adam yatağında ölü bulundu, eve akrabaları doldu, bizi dilenci sandılar, defolun gidin dedi yakınları,
    gittik ama nereye
    birkaç gün otogarlarda yattık, şehir şehir dolaştık,
    ben büyüyordum ama annem küçülüyordu, bana yorulduğunu söylüyordu, artık taşıyamadığını, küçük bir kızla hayatı kaldıramadığını
    başka şehirde halamız vardı. Annem ona yazdı,
    beraber ona gittik, ev ayarlayıp annem birevin masraflarını üstlenebilece k seviyeye gelinceye kadar orada kalacaktık, kadın bize kızının doğum yapacağını o zamana kadar kalabileceğimizi söyledi. Kabul ettik, evde her işi ben yapıyordum, annem temizliğe gidiyordu, eline geçeni evin masrafları için adına veriyordu, çok küçük bir kısmını da biriktiriyorduk, okula gitmem lazımdı, masraflar artacaktı,
    derken kadının kızı doğurdu,
    bize de yol göründü.
    Gitmeyin hep beraber kalırız bu ev hepimize yeter demediler
    Oysa kocamandı ev
    Her işi yapıyordum üstelik hiç yük olmuyorduk onlara
    Yine otogarlarda yattık, annem beni kuytu bir yere çekip götürmeye çalışan arsız otogar çalışanlarıyla kavga ediyor.
    Çocuk esirgeme kurumunun beni almaya geleceğini söylüyor,
    Gitmek istemiyorum, ondan ayrılmak onu bırakmak istemiyorum, biliyorum bırakırsam yaşayamaz
    Gitmeyeyim diyorum, ne yapacağız dilenelim mi diyor.
    Hem ben de yoruldum artık seni taşımaktan
    Oysa yük olmadığımı sanıyordum ona
    Bir yumruk gelip oturuyor boğazıma
    Ama belli etmemeye çalışıyorum.
    Hem diyor annem benim kimsesiz kalacağımı kim söyledi, bir akrabam beni yanına çağırıyor, seni istemiyorlar sen varken gidemem.
    Peki diyorum. Bankta yan yana otururken gücenmiş çocuk ruhumla ben başımı onun omuzlarına yaslayıp yorgun dinlendirmeyen bir uykuya dalıyorum
    Bir kadın ve iki erkek sosyal hizmet sorumluları bizi bekliyorlar, içinde birkaç parça paçavraya benzer kıyafetimin ve kırık dişli bir tarağımın olduğu minik ferkuarı bozuk bavulumu şoför mahalindeki amca alıp arka bagaja yerleştiriyor, annemin boynuna sarılıyorum, onu yitirmekten korkuyorum, bilmiyor ki ben hep bu korkuyla yaşadım, anneciğim ben hep seninle bir yaşamak dilemiştim
    Bilmiyorsun kaç gece seni de kaybedersem diye ağlamıştım. Annem hadi diyor git artık bekletme insanları
    Bekletme insanları

    Son sözü bu mu olacaktı
    Bu mu olmalıydı, kırgın üzgün biniyorum arabaya, kadın sarılıyor bana
    Anneme bakıyorum, onun resmini beynime kazımak ister gibi
    Tekrar iniyorum arabadan, onun o boynunu yana eğmiş bir başına oturuşu bankta yüreğime işliyor.
    Arabadan iniyorum koşuyorum, onu bırakmak istemiyorum,
    Böyle bırakmak istemiyorum,sarılıyorum,
    Geleceğim
    Bekle tamam mı diyorum bir iki ay sonra geleceğim,
    Tamam diyor
    Gözleri yaş içinde
    Sımsıkı sarılıyor bana.
    Arabadan inerken yanımda oturan teyzenin hızlıca elime tutuşturduğu parayı eline bırakıyorum
    Biniyorum arabaya tekrar,
    Ayağa kalkıyor, arabanın yanında biz otogardan çıkasıya deli gibi el sallıyor
    Benim güzel annem, çocuk ruhlu çocuk kadın annem.bir hafta sonra tesiste kahvaltı sonrası genel temizlik bakım saatini yeni btirmiş resim yapmak üzere malzemelerimi yatağımın üstüne sermişim, burada da çok resim yapıyorum, herkes çok beğeniyor resimlerimi.
    Bizimle ilgilenen anne diyor ki ilerde çok ünlü bir ressam olacaksın
    Ona hediye ettiğim resmi satın almak istedi
    Para vermeye çalıştı, annene yollarsın dedi, yok dedim ben resimlerimi satmayacağım,
    Aç da kalsam satmayacağım
    Aç kaldım yeri geldi satmadım resimlerimi
    Bir teyze saçlarımı okşadı, gelip yatağımın enarına oturdu, ellerimi elleri arasına aldı,
    Burada böyle sevilmeye alışıktım
    Her kes beni çok seviyordu ama bu gün hissettim
    Başka türlü bir şey var
    Bir şey varminik çenemi tuttu, gözünü gözlerime kilitlemeye çalıştı başaramadı
    Dedi ki
    Annen
    O zaman anladım
    Annem ölmüştü
    Bir şey olmuştu
    Ne olmuştu
    Detaylarını daha sonra büyüdüğümde öğrendiğim bir hazin hikaye
    Tren raylarına mı yatmış annem ne korkardı tren raylarından beni nasıl da metrelerce ötede tutardı yakınlarda bir tren geçiyorsa
    Bir kaza olamazdı
    Biliyordum.
    Eşyalarını bana teslim ettiler
    Bir sürü resim
    Benim yaptıklarım
    Ağlamayacağım hayır
    Öyle çok ağladım ki
    Yanına gitmeyi düşündüğü beni de ğötüremediği akrabaları raylardı.

  • serbest kürsü22.03.2022 - 09:46

    günaydın kürsünün aşk ve barışı kimseye kaptırmayanları
    amma gerçek aşkla karşılaşınca tırsaklara karışanları
    günaydın paylaştığı şarkıların anlam ve vehameti altında bizzat kendileri kalanları
    günaydın aşkı konuşmak yerine
    sadece düpedüz saldıranları