Şunuda belirtmemde fayda olacağını düşünüyorum... O olaylar olmadan önce Zaman gazetesi aboneliğinin iptali için ağır depresyon halimde yazdığım zehir zemberek ihtar mektubundan sonrada e mail adresimin nasıl hacklendiğinide iyi bilirim...
Ben burada Erdoğanın Advequatlığını yapacak değilim. Senin hocan Risaleleri kullanarak işi mânâ boyutunda çevirmeye kalkmışsa Risalelerdede belirttiği gibi niyetine göre iliştiği için tokadınıda yemiştir... Şefkat tokadını yemiş birisi olarakta yediği tokadın şefkat tokadıylada hiçbir alakası olmadığını burdada belirtmek isterim!...
Ben bayat ekmeği çok severim. Sizinle şu an ilgilenecek vaktim yok. Cheki Chanın Madolyon filmine bakmam daha hayrlı. Tamda batı ve doğu felsefesini yansıltan mesajlar içeren bir film olabileceği kanısındayım...
Uzun lafın kısası batının felsefesi hiçbir zaman inanç üzerine olmamıştır... Mantık ve rasyonalite üzerine olan felsefeleri 16. yüzyılın sonlarında başlamışsa rönesans skolastik düşünce öncesinin felsefeside dahil hiçbir zaman inanç üzerine olmamıştır. Çünkü inanç üzerine olan felsefe diğerinin dönüşümüne yöneliktir tıpkı iyinin kötüyü iyiye dönüştürmesi gibi, kötününse böyle bir derdi yoktur... İnanç üzerine olmayan rasyonalist felsefe ise duygu bazındaki davranışların psikoloji bölümüne atfıyla moderinetete rasyonalist davranırlar ilkellikleride papazlara günah çıkarmaları idi nitekim felsefe ve sonrası oluşan psikoloji dalı dine bir mefhum olarak baktıkları için günahlarla ilgilenmezler...
Batı gücün ve insanın analizini yaparken. Makiavelist bir ideolojiyle bir hükme varıyorsa bundan daha doğalı yoktur nitekim Makiavellide kendilerinden birisidir. Halen hukuklarını uygularken Roma hukukuna bağdamlıkları bellidir... Sinan yüzde doksan kesinlikle sana katılıyorum...
Örgütlenmelerin sistem(rejim) içerisinde yapılanabilmeleri meşrudur fakat bir örgütün sistem içerisinde yapılanmasını ve gücünü meşru kılan devletin anayasasıdır, devletin anayasasının bir örgütü meşru kılmaması ise örgütün elde ettiği gücü dahada güç elde etmek hasabiyetiyle devletin kurumsal mekanizmalarına müdahalesi ve kullanması olsa olsa ana yasaya müdahaleden başka bir meşrutiyet değildir!
İslam bir ideoloji değildir bu mutekabillede siyasal İslam denen zuhuratın yargıya adalete güvenin ve devlete güvenin sağlanması için kullanılması beklenemez... Meğersem devletin bütün kurumlarına idiolojik İslami enjeksiyonların, mafyadanda ileri örgütsel gücün adil veya adil olmayanı yargılaması kime göre meşrudur kime göre meşru değildir?!
Madem siz mefhumların dışına çıkarak eleştiriyorsunuz bende böyle eleştiriyorum.
Şunuda belirtmemde fayda olacağını düşünüyorum...
O olaylar olmadan önce Zaman gazetesi aboneliğinin iptali için ağır depresyon halimde yazdığım zehir zemberek ihtar mektubundan sonrada e mail adresimin nasıl hacklendiğinide iyi bilirim...
Ben burada Erdoğanın Advequatlığını yapacak değilim.
Senin hocan Risaleleri kullanarak işi mânâ boyutunda çevirmeye kalkmışsa Risalelerdede belirttiği gibi niyetine göre iliştiği için tokadınıda yemiştir... Şefkat tokadını yemiş birisi olarakta yediği tokadın şefkat tokadıylada hiçbir alakası olmadığını burdada belirtmek isterim!...
Ben bayat ekmeği çok severim.
Sizinle şu an ilgilenecek vaktim yok.
Cheki Chanın Madolyon filmine bakmam daha hayrlı.
Tamda batı ve doğu felsefesini yansıltan mesajlar içeren bir film olabileceği kanısındayım...
Elif eğer kendi mefhumlarına uymayan bir insanı aşağılamak bir şeyleri tatmin ediyorsa oda olsa olsa insanın içindeki kötülüğü tatminidir!
Uzun lafın kısası batının felsefesi hiçbir zaman inanç üzerine olmamıştır... Mantık ve rasyonalite üzerine olan felsefeleri 16. yüzyılın sonlarında başlamışsa rönesans skolastik düşünce öncesinin felsefeside dahil hiçbir zaman inanç üzerine olmamıştır. Çünkü inanç üzerine olan felsefe diğerinin dönüşümüne yöneliktir tıpkı iyinin kötüyü iyiye dönüştürmesi gibi, kötününse böyle bir derdi yoktur...
İnanç üzerine olmayan rasyonalist felsefe ise duygu bazındaki davranışların psikoloji bölümüne atfıyla moderinetete rasyonalist davranırlar ilkellikleride papazlara günah çıkarmaları idi nitekim felsefe ve sonrası oluşan psikoloji dalı dine bir mefhum olarak baktıkları için günahlarla ilgilenmezler...
Batı gücün ve insanın analizini yaparken. Makiavelist bir ideolojiyle bir hükme varıyorsa bundan daha doğalı yoktur nitekim Makiavellide kendilerinden birisidir. Halen hukuklarını uygularken Roma hukukuna bağdamlıkları bellidir...
Sinan yüzde doksan kesinlikle sana katılıyorum...
Sn. Ahmet bey F. Kafka takriben derki insanın yazdığı yazı tokatlamalı. İnsanı tokatlamayan yazı bence öğrenilmeyen bilgidir!
Mukabelen saygılarımla.
Örgütlenmelerin sistem(rejim) içerisinde yapılanabilmeleri meşrudur fakat bir örgütün sistem içerisinde yapılanmasını ve gücünü meşru kılan devletin anayasasıdır, devletin anayasasının bir örgütü meşru kılmaması ise örgütün elde ettiği gücü dahada güç elde etmek hasabiyetiyle devletin kurumsal mekanizmalarına müdahalesi ve kullanması olsa olsa ana yasaya müdahaleden başka bir meşrutiyet değildir!
İslam bir ideoloji değildir bu mutekabillede siyasal İslam denen zuhuratın yargıya adalete güvenin ve devlete güvenin sağlanması için kullanılması beklenemez...
Meğersem devletin bütün kurumlarına idiolojik İslami enjeksiyonların, mafyadanda ileri örgütsel gücün adil veya adil olmayanı yargılaması kime göre meşrudur kime göre meşru değildir?!