Şule ne demek istediğin gayet bariz bir şekilde ortada...
Eğer yolunda giderken bir taşa denk gelirsen ve o taşı kaldıramıyorsan, bırak o taş yerinde kalsın... (Herrmann Hesse)
Malesef sadece Türkiyede değil dünyanın her yerinde Din esasıyla İdioloji esasını ayırt edemeyen safil mahlukatlar mevcut... Bide buda yetmezmiş gibi İdiolojik esaslarına dini esasları adapte etmeside çabası, tabiki tersi içinde geçerli bir husus, vakâ...
Şule ve Ahmet İnternetteki uygulamalar üzerinden her türlü algıya yönelik Simulasyonlara dikkat edin...
Alın işte Pedagoji ilminin Yobazolojilik uygulaması... Bir aralar Siberalem diye tanışma sitesine medeni halimden dolayı takılıyordum, sitedeki bayanların yaklaşık yüzde doksanı hep Öğretmen diye kendilerini tanıtmışlar... Kendi kendime sordum bu Ülkede ne kadar Öğretmen dul, boşanmış, bekar bayan var diye?
Yalan dünya değilki, dünyayı yalanlaştıranda insan...
Êyyyy ruhu inkar eden zındık, Zamanını durdurup bir An° bir Anı haline getiren o kutsi aygıtın ne?
O aygıtın fotağrafmakinesimi?
Fotoğraflar ölmüş bir an°, yaşayansa fotağraflardaki anımsamalar ve anımsatmalardır!...
"Din", İnsandaki bilgi yetisinin bir öncesi olan temeli(yeti) olan, inanç duygusuna şahsi,kolektiv anlamda ve manada bir sistematik içerisinde tamamlanmış, şahsiyette ve kolektivitede ihtiyaci zaruri inançlar sistemidir...
Pudraşekeri lütfen aslıyetini bilmeden önce profiline bıraktığım iki parçayı profilinden kaldırırmısın? Benimkini kaldıramayacağın belli, ben o profiline eklediğim iki parçayı silemiyorumda!
Antoloji şiir paylaşımlarında vede isimlendirmelerde belirli kuralları belirtmiş. Şiir başlıklarının ve isimlerin ilk baş harflerinin büyük harflerle yazılışı diye.
Hasbel Sual.
Soruyorum bu kuralın gerekçesi ne diye? Belirtilen kurallandırmanın geleneksel niteliği olduğu malum. Aslında o kuralı koyan biliyormuki neden başlıklandırmaların ve isimlendirmelerin, ilk harfinin büyük yazılmasını?
Hasbel Cevap.
İlk literatuel isimlendirme mezar taşı yerine taşların üst üste konması ve sonrasım mezar taşına kazınılan isimlerdir, velahus bu kanaati edinmemi destekleyen eski Yunandaki mezar taşlarındaki yazıların kırmızı ve maviye boyanması şahsiyetin statüsünü belirtse bile... Yani ilk literatuel isimlendirme mezar taşlarını üst üste koymayla ve kazılmayla vuku bulmuştur. Velakin, Göbeklitepedeki simgeler hiroglopfhiler aslında insanoğlunun yazıya geçişindeki ilk adımlardır buna bağlı olarak mezar taşından sonraki ikincil nüshalardır... Yani isimlendirmelerin ve başlıklandırmaların başlangıcının büyük harflerle yazılış sebebi, isimlendirmeyle elde edilen ilk salt bilgi bilinci.
Hülasa, elde edilen İsm'in veya Ad'ın bilgide bir bilinç oluşumunun anımsatmasıdır...
Umarım bu mantıki izah, Antolojinin koyduğu kurala geleneksellik açısından değilde hermetik ve mantıksal bir izah olarak anlaşılmıştır...
Şule ne demek istediğin gayet bariz bir şekilde ortada...
Eğer yolunda giderken bir taşa denk gelirsen ve o taşı kaldıramıyorsan, bırak o taş yerinde kalsın...
(Herrmann Hesse)
Malesef sadece Türkiyede değil dünyanın her yerinde Din esasıyla İdioloji esasını ayırt edemeyen safil mahlukatlar mevcut... Bide buda yetmezmiş gibi İdiolojik esaslarına dini esasları adapte etmeside çabası, tabiki tersi içinde geçerli bir husus, vakâ...
Şule ve Ahmet İnternetteki uygulamalar üzerinden her türlü algıya yönelik Simulasyonlara dikkat edin...
Alın işte Pedagoji ilminin Yobazolojilik uygulaması...
Bir aralar Siberalem diye tanışma sitesine medeni halimden dolayı takılıyordum, sitedeki bayanların yaklaşık yüzde doksanı hep Öğretmen diye kendilerini tanıtmışlar... Kendi kendime sordum bu Ülkede ne kadar Öğretmen dul, boşanmış, bekar bayan var diye?
İnsanın Ruh denen bir kutsalı var...
İnsan o kutsalı sebebiyetiyle, anlamayı, anlamlandırmayı, anlatmayı, anımsatmayı, anlaşılmayı, anlaşmayı gerektirir...
Madem o ulviyeti hiçe sayıp inanmıyorsa neyi anlamayı, neyi anlamlandırmayı, neyi anlatmayı, neyi anımsatmayı, nerde anlaşılması, nerde anlaşması gerektiren?
Dünyadamı anlaşılması, anlaşması gereken?
Elbetteki, tabiki Dünyanında bir tini var...
Yalan dünya değilki, dünyayı yalanlaştıranda insan...
Êyyyy ruhu inkar eden zındık, Zamanını durdurup bir An° bir Anı haline getiren o kutsi aygıtın ne?
O aygıtın fotağrafmakinesimi?
Fotoğraflar ölmüş bir an°, yaşayansa fotağraflardaki anımsamalar ve anımsatmalardır!...
"Din", İnsandaki bilgi yetisinin bir öncesi olan temeli(yeti) olan, inanç duygusuna şahsi,kolektiv anlamda ve manada bir sistematik içerisinde tamamlanmış, şahsiyette ve kolektivitede ihtiyaci zaruri inançlar sistemidir...
HAİKU
bomboşluk
dolmuyorum taşar diye
kabını aşar diye
taşarsa şaşar diye
deniz anası
m. orak
Mübarek Mevlüt Kandiliniz hayrlara vesile ola,...
Karanlığı bütün kainatta her daim hep aynı olan yeni bir gecede güzel Türkiyemizden iyi geceler...
Her daim Ay'ı hep aynı yeni bir haftada, her daim Güneş'i hep aynı yeni bir günde günaydın...
Her daim bütün kainatta karanlığı hep aynı, yeni bir gecede iyi geceler.
Pudraşekeri lütfen aslıyetini bilmeden önce profiline bıraktığım iki parçayı profilinden kaldırırmısın?
Benimkini kaldıramayacağın belli, ben o profiline eklediğim iki parçayı silemiyorumda!
Düzeltim. Düzeltiş.
Antoloji şiir paylaşımlarında vede isimlendirmelerde belirli kuralları belirtmiş.
Şiir başlıklarının ve isimlerin ilk baş harflerinin büyük harflerle yazılışı diye.
Hasbel Sual.
Soruyorum bu kuralın gerekçesi ne diye?
Belirtilen kurallandırmanın geleneksel niteliği olduğu malum.
Aslında o kuralı koyan biliyormuki neden başlıklandırmaların ve isimlendirmelerin, ilk harfinin büyük yazılmasını?
Hasbel Cevap.
İlk literatuel isimlendirme mezar taşı yerine taşların üst üste konması ve sonrasım mezar taşına kazınılan isimlerdir, velahus bu kanaati edinmemi destekleyen eski Yunandaki mezar taşlarındaki yazıların kırmızı ve maviye boyanması şahsiyetin statüsünü belirtse bile...
Yani ilk literatuel isimlendirme mezar taşlarını üst üste koymayla ve kazılmayla vuku bulmuştur. Velakin, Göbeklitepedeki simgeler hiroglopfhiler aslında insanoğlunun yazıya geçişindeki ilk adımlardır buna bağlı olarak mezar taşından sonraki ikincil nüshalardır...
Yani isimlendirmelerin ve başlıklandırmaların başlangıcının büyük harflerle yazılış sebebi, isimlendirmeyle elde edilen ilk salt bilgi bilinci.
Hülasa, elde edilen İsm'in veya Ad'ın bilgide bir bilinç oluşumunun anımsatmasıdır...
Umarım bu mantıki izah, Antolojinin koyduğu kurala geleneksellik açısından değilde hermetik ve mantıksal bir izah olarak anlaşılmıştır...
Bilginize.