Gücün terazisi kuvvetse, kuvvetten dengeyi ölçen terazinin görevini bekleme. Hakk'a vicdanının gözüyle, vicdanının sesiyle hüküm vermeyen insanların olduğu yerde, adalet bekleme...
"Dünyayı ve ondaki mahlûkatı mânâ-yı harfiyle sev; mânâ-yı ismiyle sevme. 'Ne kadar güzel yapılmış.' de. 'Ne kadar güzeldir.' deme. Ve kalbin bâtınına, başka muhabbetlerin girmesine meydan verme. Çünkü, bâtın-ı kalb âyine-i Sameddir ve Ona mahsus.." (BSN)
O.
Gözlerinin tâ içine bak, anlarsın nereden "o" "O" harfinin alındığını!
Güneşe, Dolunaya ve envai gezegenlere envai galaxilere sonra birde Ufka bir bak, belkim anlarsın "O" "o" harfinin afakından gelen ufkunu yansıttığını!
Bak ne diyeceğim!
İnsanların sana güvenmesi için kendine güvendiğin kadar güven. Güvenilir olmak, ruhen insanı güçlü kılar!
Ne fazla sev nede fazla güven.
Fazlasıyla sevmek ve güvenmek, neyin ne olmadığını bilmemek kadar, karşılığı olmayan beklentidir...
Bizleri vâr etmeyle kainata bir anlam veren sevmeseydi, O'nu tanımamızı istemeseydi, bizleri vâr edermiydi...?
Bir insanı sevmiyorsan, bırak karakteriyle meşgul olsun, peki mevzun hep krakerli karaktermi?
Gücün terazisi kuvvetse, kuvvetten dengeyi ölçen terazinin görevini bekleme.
Hakk'a vicdanının gözüyle, vicdanının sesiyle hüküm vermeyen insanların olduğu yerde, adalet bekleme...
Soruyorum sana, hangi anda Vâr olabiliyorsun?
Soruyorum sana, değişmeyen ne idiki, her anındaki şimdilerin hep aynımıydıki?
Her daim Güneşi hep aynı olan yeni birgünde günaydın...
"Dünyayı ve ondaki mahlûkatı mânâ-yı harfiyle sev; mânâ-yı ismiyle sevme. 'Ne kadar güzel yapılmış.' de. 'Ne kadar güzeldir.' deme. Ve kalbin bâtınına, başka muhabbetlerin girmesine meydan verme. Çünkü, bâtın-ı kalb âyine-i Sameddir ve Ona mahsus.."
(BSN)
[[[[[[(H(e)r)] [(da)(im)]] [iyi]] [((g((ün))l(e)r))]] [((Kür)s((ü)n)(ün))]] [(((a((h)((a)l)((i))s))i))]]]...
[[[[[[(H(e)r)] [(da)(im)]] [iyi]] [((g(ün))l(e)r)]] [((Kür)s(ü)n)(ün)]] [(((a((h)(a)l)((i))s))i)]]]...
Nice kutlu, mutlu, umutlu yıllar dileğimle...