Akşam çayım: Bir tutamdan biraz fazla Karabaş otu, Bir tutam Ayva yaprağı, bir tutam Papatya, bir tutam Zeytin yaprağı, bir tutam Adaçayı, bir tutam Yeşilçay, bir tutam Mısır püskülü, üç çay kaşığı Karanfil, üç çay kaşığı Zencefil tozu...
Herneyse antologia beni tamamen devre dışı bırakmış zannetmiştim... Sağlıcakla, Solunacakla kalın bugünlük bu kadar... Hülâsa: Temelde virgülün ortaya çıkış fikirlerinden birisi, anlam kaymasını önlemektir!
Evrime inanmak elde değil. Mesut beyin paylaşımı galiba evrim öncesi çekilmiş! Evet evrimciler evirmek için evrimci'nin öncesine d yi ekleyip devrimci olmuşlar...
Bak Atilla, ben burda Almanyada vergi beyannamesinde bulunurken yaptığım bağışları vergiden kısmen düşürebiliyorum... Hay aksi, gezi olaylarında bir doğa vakfına yaptığım bağışı vergi beyannamesinde beyan etmediğim aklıma geldi...
Bugün akşamkin bitki çayım: Bir tutam karabaş otu, iki büyük çay kaşığı safran, bir çay kaşığı karanfil, bir tutam papatya, bir tutam ak diken, bir tutam ada çayı, bir tutam söğüt gülü.
Üstüne alınmışlar varsa alttaki yazı bir altındakinden derlemedir! Lütfen buraya tımarhaneye ma'ruz kalanlar yazsın! Sanki tımarhaneden çıktıkta, toplumun tımarından çıkacaktık...
Hani kuyu hani taş? Hangi kuyu hangi taş? Kuyunun içinde su varmı diye taşı kuyuya atmış bizim deli! Bizim akıllılarda bizim deli kuyuya taş atıp kuyudaki suyu kirletti diye suyu bidaha kirletmeden taşı nasıl çıkaracağız diye kara kara düşünürlermiş... Öbür düşünmekten deliren delide bizim taşı atan deliyi görünce, delinin taşı kuyuya atmayıp taşın elinde olduğunu öğrenince, şimdide birazda akıllılar düşünsün demiş. :))
Eeee inasan sadece görü yetisini kaybetmekle görme engelli olmuyor, idiolojik saplantılarlada nede olsa bizdendir deyip güveniylede görmez olabiliyor, diğer kendindeki saplantılarada müsahama gösterip görmedim diyebiliyor...
Limon sıkıp içmeside çabası...
Akşam çayım:
Bir tutamdan biraz fazla Karabaş otu, Bir tutam Ayva yaprağı, bir tutam Papatya, bir tutam Zeytin yaprağı, bir tutam Adaçayı, bir tutam Yeşilçay, bir tutam Mısır püskülü, üç çay kaşığı Karanfil, üç çay kaşığı Zencefil tozu...
Sei guten Aphetit, iyi afiyetler olsun...
Herneyse antologia beni tamamen devre dışı bırakmış zannetmiştim... Sağlıcakla, Solunacakla kalın bugünlük bu kadar...
Hülâsa: Temelde virgülün ortaya çıkış fikirlerinden birisi, anlam kaymasını önlemektir!
Evrime inanmak elde değil. Mesut beyin paylaşımı galiba evrim öncesi çekilmiş! Evet evrimciler evirmek için evrimci'nin öncesine d yi ekleyip devrimci olmuşlar...
Bak Atilla, ben burda Almanyada vergi beyannamesinde bulunurken yaptığım bağışları vergiden kısmen düşürebiliyorum...
Hay aksi, gezi olaylarında bir doğa vakfına yaptığım bağışı vergi beyannamesinde beyan etmediğim aklıma geldi...
Bugün akşamkin bitki çayım:
Bir tutam karabaş otu, iki büyük çay kaşığı safran, bir çay kaşığı karanfil, bir tutam papatya, bir tutam ak diken, bir tutam ada çayı, bir tutam söğüt gülü.
Üstüne alınmışlar varsa alttaki yazı bir altındakinden derlemedir!
Lütfen buraya tımarhaneye ma'ruz kalanlar yazsın! Sanki tımarhaneden çıktıkta, toplumun tımarından çıkacaktık...
Hani kuyu hani taş?
Hangi kuyu hangi taş?
Kuyunun içinde su varmı diye taşı kuyuya atmış bizim deli!
Bizim akıllılarda bizim deli kuyuya taş atıp kuyudaki suyu kirletti diye suyu bidaha kirletmeden taşı nasıl çıkaracağız diye kara kara düşünürlermiş...
Öbür düşünmekten deliren delide bizim taşı atan deliyi görünce, delinin taşı kuyuya atmayıp taşın elinde olduğunu öğrenince, şimdide birazda akıllılar düşünsün demiş. :))