Ergül Güzel
Ben dostumun sırtında taşıdığı bir yük olmam. Onun heybesinde hep duyabileceği bir ihtiyaç olurum.
Ben dostumun sırtında taşıdığı bir yük olmam. Onun heybesinde hep duyabileceği bir ihtiyaç olurum.
Duygularımız ve mantığımız...
Duygu; sevgi yüklüdür, merhamet yüklüdür, şefkat yüklüdür yuvası kalptir. Duygu, yüklü olduğu değerler gereği amatördür birçok konuda insanı hataya düşürür. Güveni, sevgiyi, sadakati boşa çıkarır, incitir, üzer ayrılık ve özlemle cezlandırıp acı ve gözyaşına mahküm eder...
Mantık; katıdır acımssızdır, hüküm vermeden önce sorgular, sınar yuvası da beyindir.
Mantık, yüklü olduğu değerler gereği profosyoneldir. Her konuda insanı en az hatayla hedefe götürür. Duygudan kaynaklanan özlem, acı ve gözyaşı mantık için kazanılan deneyimin kaynağıdır.
Sevginizi vermeden önce mantığınızda değerlendirin öyle karar verin ki olurda incinirseniz, acı çekerseniz yıkılmak, dağılmak yerine deneyim kazanmak düşüncesiyle kendinizi teselli edebilesiniz.
Aşk gaflettir en zayıf yerden vurur. Duygularımızdan yani kalbimizden.... Onun için önce beyin, akıl ve onun silahı MANTIK...
Duygular... Bırakın aile içinde kalsın canlar
Yani kendine güvenmiyorsun....
CHP'nin vurdum duymaz zihniyeti diye bi rşey yok sevgili kardeşim. Şuan parti içinde partili olarak, ülke içinde millet olarak yarınlara sahip çıkma zamanı. Bu konuda son günlerde CHP gerek Genel Başkanıyla ve gerekse kurmaylarıyla bu mücadelenin ciddiyetle gereğini yapıyor. El ele gönül gönüle olmak zamanıdır. Yakınmdan, yılmadan....
Aşk; yüzende masumiyet, yüreğinde sevgi ve merhamet bulunan güzel insanların yaşatabileceği özel bir duygudur.
Masumiyet, sevgi ve merhamet değerlerinden bir bile eksik olursa aşk eksik kalır, eksik yaşanır.... Boş kalplerin yaşattığı ise ihanetlerin gölgesinde acı ve gözyaşından ibarettir.
Bir insanın sarılabileceği, başını dayayıp ağlayabileceği bir omuza sahip olması çok güzel ve bir o kadar da büyük bir şans. Ben o kadar şanslı olamadım hayatta. Hep kendime sarıldım, kendimle dertleştim ve kendimle ağladım... Sıcak bir kalbin içinde sevildiğini bilmek nasıl bir duygudur bilmem lakin kalbimin sıcklığında sevgiyi tarif edebilmek de güzel diye teselli oldum genelde. Yalnızlık hüzündür, hüznün günbatımı kadar güzeldir. Ruhu olgunlaştırıyor, ehlileştiriyor ve bedeni de ruhu da her acıya, her sızıya karşı sadece hazırlamakla kalmıyor aynı zaman da güçlendiriyor.
Bu da benim yalnızlığımın tesellisi... Teselli kadar hayatımın gerçeği...
Seçtiğin yaşam yolunda bir gün kırılırsan, incinirsen yokluğumda; kalbinin sesini dinle can. Seni, beni bıraktığın yere getirecektir...
Ben kalbinin kırıklarını toplarken sen de hüznümü dağıtırsın belki... Olur ya bir tadım mutluluk vardır senli benli bir yarında...
Yaklaşan bir "yerel seçim" koltuk ve güç uğruna kızışan siyaset sessiz ve tepkisiz bedel ödemeye hazır bir millet.
Sahi birbirlerine etmedik hakaretle laf sayıştıran bu siyasi kafaların sözde ittifakları tabanda itibar bulacak mı?
Bu ülke de Diyanet İşleri Başkanı olan zat:
"Kuran ile olmayan çocukların şeytan veya şeytani insanlarla beraber olacağını söyledi". Bu nasıl bir yaklaşımdır? Bu nasıl bir anlayıştır? Çocuk o çocuk şeytanla değil melekle birlşkte olur be adam sen nasıl bir müslümansın? Bu ülkenin müslüman olmayan vatandaşları yok mu? Bu ülkenin her müslüman vatandaşı evinde kuran bulunduruyor mu? Bu ülkenin her müslüman vatandaşı kuranı okuyor mu? Anlıyor mu?... Kalbini şeytana açan sen ve senin gibi islamı allahsız yaşayan bölücü, kutuplaştırıcı ve ötekileştirici yoz zihniyetlerdir.
Şule, sen "veda hutbesinin" ne olduğunu ve bu hıtbenin kim tatafından nerede okunduğunu biliyormusun?
Yok o öyle değil...
Biz de şükredenlerdeniz arkadaşım. O çağdan kurtulmuş olmanın mutluluğu ve huzuru içinde...