bu dünyanın anlamı olduğu aslında bizim bir kuruntumuz. biz bu dünyanın, bu dünya üzerinde yaşayan bizim yaşamlarımızın bir anlamı olduğunu varsayıyoruz, ama aslında böyle bir anlam yok. bu anlam arayışı bizim dünya üzerinde kendi varoluşumuzu anlamlı kılma çabalarımızın bir uzantısı. biz böyle bir anlamı bulmaya zorunluyuz, yoksa anlamsız olduğunu kabul edersek her şeyin, bu saçma varoluş durumuna katlanamayız, yaşam bizim için bir cehennem halini alır, nitekim de bu yakıcı sorunun peşine düşenlerin yaşamları bunaltıcı bir cehennemdir.
canımın sıkıldığını farkedince bundan mutlu olduğumu da farkettim. aklıma, uykuya daldığımı hissetmeden uyuduğum,uyumaya çalıştığım çok eski günlerle birlikte bu durumdan aylar sonra ilk uykuya dalışımdaki huzuru da getirdi.
İki lokma dahi olsa yedikleri yemeklerini ve üstelik o iki lokma yedikleri yemeği bile çıkararırken akışına bırakmayanlar, en önemli hadiselerde "akışına bırak " mottosunu savunurlar.birde bunun " kader " diyenleri var. bu iki gurup ölümüne kapışmaz.neden? çünkü aynı lacivertler de ondan.
Usulca açı verdi yanağımda tomurcuk Pir Sultan'ı düşün anne, Şeyh Bedrettin'i Börklüce'yi, İnsanları düşün anne Düşün ki yüreğin sallansın Düşün ki o an güzel günlere inanan
" hiç kimseyi bağışlamıyorum. onlarin hepsine rezil bir yaşam, sonra da cehennem ateşi ve dondurucu soğuklar diliyorum, bir de geleceğin iğrenç kuşakları arasında saygın bir ad."
bu dünyanın anlamı olduğu aslında bizim bir kuruntumuz. biz bu dünyanın, bu dünya üzerinde yaşayan bizim yaşamlarımızın bir anlamı olduğunu varsayıyoruz, ama aslında böyle bir anlam yok. bu anlam arayışı bizim dünya üzerinde kendi varoluşumuzu anlamlı kılma çabalarımızın bir uzantısı. biz böyle bir anlamı bulmaya zorunluyuz, yoksa anlamsız olduğunu kabul edersek her şeyin, bu saçma varoluş durumuna katlanamayız, yaşam bizim için bir cehennem halini alır, nitekim de bu yakıcı sorunun peşine düşenlerin yaşamları bunaltıcı bir cehennemdir.
samuel beckett
canımın sıkıldığını farkedince bundan mutlu olduğumu da farkettim.
aklıma, uykuya daldığımı hissetmeden uyuduğum,uyumaya çalıştığım çok eski günlerle birlikte bu durumdan aylar sonra ilk uykuya dalışımdaki huzuru da getirdi.
hayatın eskisi yenisi yok.bir kerelik.onu da yaşıyoruz.
içinde naz barındırır.insanlardan naz ve niyazı keseli epey oldu.
İki lokma dahi olsa yedikleri yemeklerini ve üstelik o iki lokma yedikleri yemeği bile çıkararırken akışına bırakmayanlar, en önemli hadiselerde "akışına bırak " mottosunu savunurlar.birde bunun " kader " diyenleri var.
bu iki gurup ölümüne kapışmaz.neden?
çünkü aynı lacivertler de ondan.
kararında.
aynadaki yansımalar.zaman ve mekana göre.
Usulca açı verdi yanağımda tomurcuk
Pir Sultan'ı düşün anne, Şeyh Bedrettin'i
Börklüce'yi,
İnsanları düşün anne
Düşün ki yüreğin sallansın
Düşün ki o an güzel günlere inanan
Mutlu bir Yusufçuk havalansın
" hiç kimseyi bağışlamıyorum. onlarin hepsine rezil bir yaşam, sonra da cehennem ateşi ve dondurucu soğuklar diliyorum, bir de geleceğin iğrenç kuşakları arasında saygın bir ad."
seneler önce üye pasif dahi olsa ona ait nedir yazıları toplu olarak,sayfalar halinde okunabiliyordu.