sonucu değiştirmeyen sorular... düşünüp sormama engel değil çünkü insan ne kadar yaşarsa yaşasin yine de merak edip şaşırıyor. ve paramparça olması için verilen hevesler,ümitler öylece duruyor.anlamını yitirmiş yığınlar halinde.
"Başımıza gelenler ve içine doğduğumuz çevre seçimlerimizi sınırlar, karakterimizle o sınırları aşmaya gayret ederiz. Ama bazen kendi karakterimize meydan okumamız gereken zamanlar vardır. Galiba asıl değişim böyle zamanlarda gerçekleşiyor."
"Bir ilişkide sevildiğinize dair kendinizi ikna etmeye çalışıyorsanız sorun var. Hiçbir gerçek sevgi; soru işaretleri,kaoslar ve dramlarla yaşanmaz. Bunlar,çok acı çekmenin çok sevmek ile ilgili olduğuna inandığımız ve sevgiyi mücadele ile kazandığımız bir çocukluğun miraslarıdır."
hani göğsümde,boğazımda sanki bir yumru var denilir ya... hah işte onun boğazımdan kafamın derinliklerine,kaburgalarımdan, omuzlarıma kadar her yöne dal budak salıp köklendiğini hissettim. öylece köklenerek duruyor orada günlerdir hissediyorum.
sonucu değiştirmeyen sorular...
düşünüp sormama engel değil çünkü insan ne kadar yaşarsa yaşasin yine de merak edip şaşırıyor. ve paramparça olması için verilen hevesler,ümitler öylece duruyor.anlamını yitirmiş yığınlar halinde.
nasıl da yenildik yaşama.. hem de kaç defa.
oysa yolun başında ne havalıydık,hevesliydik her şeyi de çok güzel yapmaya.
"Sevilmemişliğin, itilmişliğin, horlanmışlığın acısıyla sarsılanlar, sarılanla saldıranın ayırdına varamıyor."
"Başımıza gelenler ve içine doğduğumuz çevre seçimlerimizi sınırlar, karakterimizle o sınırları aşmaya gayret ederiz. Ama bazen kendi karakterimize meydan okumamız gereken zamanlar vardır. Galiba asıl değişim böyle zamanlarda gerçekleşiyor."
"Bir ilişkide sevildiğinize dair kendinizi ikna etmeye çalışıyorsanız sorun var. Hiçbir gerçek sevgi; soru işaretleri,kaoslar ve dramlarla yaşanmaz. Bunlar,çok acı çekmenin çok sevmek ile ilgili olduğuna inandığımız ve sevgiyi mücadele ile kazandığımız bir çocukluğun miraslarıdır."
mazi zihnimizin labirentlerinde kendi alanını kaplamışken...
yolda olmayı,yürümeyi seviyorum.
yaşamak böyle birşey.
hayat paylaşmak değil miydi.desem
elim kolum bağlı gel de tut şunların ucundan.kaldır üstümdem,boğulmadan.
altında kaldım.
falan desem...ölüler duymazdı değil mi?
hani göğsümde,boğazımda sanki bir yumru var denilir ya... hah işte onun boğazımdan kafamın derinliklerine,kaburgalarımdan, omuzlarıma kadar her yöne dal budak salıp köklendiğini hissettim.
öylece köklenerek duruyor orada günlerdir hissediyorum.