elleriniz cebinizde, yüzünüz yerde, hızlı adımlarla içinize kaçarcasına yürürsünüz. soğuk havada, sokaklarda. istekler, ihtiyaçlar sonsuzdur, bilirsiniz. ama öyle bir rahatlık vardır ki üzerinizde umarsızlık sarar tüm benliğinizi... dua bile mırıldanmadan, talep etmeden sadece başınız önünüzde gidersiniz, gidersiniz...elleriniz cebinizde, yüzünüz yerde, hızlı adımlarla içinize kaçarcasına yürürsünüz.
kabullendik, başlıyoruz…her gün doğumu büyük bir başlangıç. yol devam ettikçe yürümek isteyenle beraber ilerliyoruz.
hayatı yaşarken öğrenmek, bir insana dram olarak yeter…
kendi gölgemi gördüğümde
korktum
şaşırdım
ürktüm
benden ayrılmayan
büyüyüp küçülen
bu parçam
beni daha ne kadar şaşırtacak
tüm negatifleri pozitifmiş gibi göstermekten, yolunda gitmeyenleri yolundaymış gibi davranmaktan
böylesine güçlü içimi kökleyen duygular ve beynimi sarsan düşüncelere sahipken, bir anda kırılan, kopan, dağılan öylesine
bir dünyada yaşıyor olmak.
küllerimden doğamadım o gün hava acayip ruzgarliydi.
Tanrım Neden Terk ettin Beni?
Mezmurlar 22:1
elleriniz cebinizde, yüzünüz yerde, hızlı adımlarla içinize kaçarcasına yürürsünüz.
soğuk havada, sokaklarda.
istekler, ihtiyaçlar sonsuzdur, bilirsiniz.
ama öyle bir rahatlık vardır ki üzerinizde
umarsızlık sarar tüm benliğinizi...
dua bile mırıldanmadan, talep etmeden sadece başınız önünüzde gidersiniz, gidersiniz...elleriniz cebinizde, yüzünüz yerde, hızlı adımlarla içinize kaçarcasına yürürsünüz.
hayatı kabullenme ve kabullenmeme arasındaki fark
iyi de öğrenmek istedim mi?