ABD'nin New York şehri,trafik yoğunluğu en çok olan dünyanın belli başlı metropollerinden biridir. İşte, New York'un bu oldukça hareketli günlerinin birinde şehrin 5. caddesinde yürüyen bir adama bir otomobil hafifçe çarptı. Bu istenmeyen kazada yayaya bir şey olmamıştı. Otomobilin şoförü yayayla konuştu, özür diledi ve iş tatlıya bağlandı.Fakat yaya düştüğü yerden kalkmaya hazırlanıyordu ki, hadiseyi uzaktan görüp gelen bir aklı evvel, düşen adamın yanına gelerek yerinden kalkmadığı taktirde yaralandığını öne sürerek sigortadan hatırı sayılır miktarda para alabileceğini söyledi. Bir anda emeksiz kazanacağı yeşil dolarları gözünün önünde canlandıran adam, paranın cazibesiyle doğrulduğu yerden yeniden arabanın önüne yattı.Araç sürücüsü ise bütün bu olanlardan habersiz, adamın gittiğini düşünüp, bir an önce hadise mahallinden uzaklaşma telaşıyla arabasını çalıştırıp gaza bastı.Bir anlık hırsa kapılan arabanın altındaki adam, daha ne olduğunu bile anlayamadan hırsının bedelini canıyla ödedi.
“Atatürk’e Ekber! Atatürk’e Ekber! ancak O var: Atatürk! Evliya odur, peygamber odur, sanatkâr Atatürk, Tarihe hakim, zekâya önder, doğma serdar Atatürk, Bunları geçti insan büyüğü: Kendi kadar Atatürk!”[6] yusuf ziya ortaç yazmış
cumhuriyetin ilk dönemleri ataturk için yazılan şiirlerden bahsediyorum.okursanız ne facia olduklarını görursunuz.hasılı kelam bu yalakalıklar insanlık var oldugu sürece olacak
millet olarak kavgaya ne meraklıyız.insan hayret ediyor.
yine bir cat fight:)
kötünün iyisi
ABD'nin New York şehri,trafik yoğunluğu en çok olan dünyanın belli başlı metropollerinden biridir. İşte, New York'un bu oldukça hareketli günlerinin birinde şehrin 5. caddesinde yürüyen bir adama bir otomobil hafifçe çarptı. Bu istenmeyen kazada yayaya bir şey olmamıştı. Otomobilin şoförü yayayla konuştu, özür diledi ve iş tatlıya bağlandı.Fakat yaya düştüğü yerden kalkmaya hazırlanıyordu ki, hadiseyi uzaktan görüp gelen bir aklı evvel, düşen adamın yanına gelerek yerinden kalkmadığı taktirde yaralandığını öne sürerek sigortadan hatırı sayılır miktarda para alabileceğini söyledi. Bir anda emeksiz kazanacağı yeşil dolarları gözünün önünde canlandıran adam, paranın cazibesiyle doğrulduğu yerden yeniden arabanın önüne yattı.Araç sürücüsü ise bütün bu olanlardan habersiz, adamın gittiğini düşünüp, bir an önce hadise mahallinden uzaklaşma telaşıyla arabasını çalıştırıp gaza bastı.Bir anlık hırsa kapılan arabanın altındaki adam, daha ne olduğunu bile anlayamadan hırsının bedelini canıyla ödedi.
çocukken babannem pişirirdi.mis gibi kokardı.tüm mahalle toplanır ekmek banar yerdik.çocuklugumun en güzel günleriydi...
sebebi anlaşıldı...
yazarı behçet çağlarmış düzeltiyorum
“Atatürk’e Ekber!
Atatürk’e Ekber!
ancak O var: Atatürk!
Evliya odur, peygamber odur, sanatkâr Atatürk,
Tarihe hakim, zekâya önder, doğma serdar Atatürk,
Bunları geçti insan büyüğü: Kendi kadar Atatürk!”[6]
yusuf ziya ortaç yazmış
cumhuriyetin ilk dönemleri ataturk için yazılan şiirlerden bahsediyorum.okursanız ne facia olduklarını görursunuz.hasılı kelam bu yalakalıklar insanlık var oldugu sürece olacak
cumhuriyet döneminde de vardı.bunun çok daha ötesinde hem de.şiirler mektuplar romanlar ilahlaştırmalar vs vs.yani sinekten yap çıkarmaya gerek yok