günümüzde türkiyede üniversiteler batı değerlerini batının her şeyini sorgulamadan okutan onları mutlak değerler olarak kabul eden, tüm diğer dünya milletlerinin buluşlarını elinin tersiyle iten ve ötekileştiren sözüm ona batının çöplüğü konumundadır. dahası rehber olmaktan ziyade yani tüm bilgileri sorgulanabilir göstermekten ziyade mutlak olarak alan ve beyinlere yapabildiği kadar bunları ezber yoluyla zerkeden bir anlayışa sahiptir. dolayısıyla sorgulayan, araştıran, aktif , titiz insanlar yerine hazırcı, ne verilirse alan , sorgulamaktan uzak bireyler yetiştirip batının borazanları yetiştirmektedir. yoksa bu gün ülkemizde yapılan bir referandumun bir ayağının batıdan yönetilmesi ve üniversite mezunu pek çok insanımızın bu merkezin yöneliminde tercih kullanması neyle izah edilebilir.
ha ülkücülüğün kemalisti filan da yoktur. ülkücülük her tür izmin üstünde bir halk kitlesinin sıradan bir kitle olmaktan daha ileri bir aşamaya evrilmesidir. ülkücülük dediğim gibi şahısların hizmetinde olamaz, ancak şahıslar bir nebze olsun ülkücülüğe katkıda bulunabilir.
ülkücülük kafatsçılıktan türkçülükten daha kapsamlı daha ilerde bir yerdedir. bir milleti millet yapan tüm unsurları, onu bir arada tutacak şeyleri ve o milletin millet olarak varacağı hedefleri kapsar. yoksa öyle yavuz türkçülüğü bitirdi, şu şunu yaptı bu bunu değil.
aynı çıkmazlara fıroydda da rastlanır, kendi çocukluk psikozlarını tüm insanlığın her an takındığı genel ruh haliymiş gibi algılatmaya çalışması ve avrupalının bu ateşli insan sayıklamasına benzer bu kopuk kopuk sanrıları alıp oradan yürümesi ve insanlığı adeta belli bir şeye ve tek şeye hapsetmeye çalışmaları çok komik. parçayla uğraşırken bütünü kaçıran, görünenle uğraşıp ardındaki gerçeği özü ıskalayan bir indirgemecilik, ateşli hali ya da ağrıyı hastalığın kendisi sanıp asıl hastalığı kaçıran bir mantık. sonuçta ne olmuştur koskoca fıroyd yani bu gün türk üniversitelerinde psikolojiyle uğraşmış sanki tek insanmış gibi öğretileri amentü bellenmiş fıroyd gerçekte aslında psikolojiye psikanaliz yöntemini hediye etmiş bir psikologdan başka bir şey değildir. ha o yöntem de bu gün bir hoş seda kadar algılanmaktadır artık yani bilimselliği bile tartışmalıdır.
batının insanı anlama çabasında başarısız kaldığı tıkandığı noktanın adıdır niçi. kendi buhranlarından yola çıkarak tüm insanlığın buhranlı olduğunu baştan kabul etmesi onun en büyük çıkmazıydı ve sona varamayacağı ve yolunun bir çıkmaz sokakta nihayetleneceği daha baştan bellidir. batının dağ fare doğurdu gerçeğinin başka bir güzel örneğidir.
türkiyedeki darbe kotarıcıların gezi kalkışmasının amerikadaki sesi. soyunarak -zaten hiçbir zaman seksi olmamış vücudunun ne kadar yaşlandığını da gözler önüne seren bir pagan uşağı. bakalım hizmet ettiği lordları ona nasıl bir son hazırlıyor.
alay edip tu kaka ettiğiniz zaat 15 temmuz gecesi tankın üstüne çıkıp göğsünü kurşunlara siper etti. ne haber. oldu mu kapak.
nadide bir çiçek. iyi bakmazsan sevgi göstermezsen yani yerini sevmezse solar, ama bir de yerini severse coşar da coşar.
buray
sen sevda mısın yoksa yalan dolan
günümüzde türkiyede üniversiteler batı değerlerini batının her şeyini sorgulamadan okutan onları mutlak değerler olarak kabul eden, tüm diğer dünya milletlerinin buluşlarını elinin tersiyle iten ve ötekileştiren sözüm ona batının çöplüğü konumundadır. dahası rehber olmaktan ziyade yani tüm bilgileri sorgulanabilir göstermekten ziyade mutlak olarak alan ve beyinlere yapabildiği kadar bunları ezber yoluyla zerkeden bir anlayışa sahiptir. dolayısıyla sorgulayan, araştıran, aktif , titiz insanlar yerine hazırcı, ne verilirse alan , sorgulamaktan uzak bireyler yetiştirip batının borazanları yetiştirmektedir.
yoksa bu gün ülkemizde yapılan bir referandumun bir ayağının batıdan yönetilmesi ve üniversite mezunu pek çok insanımızın bu merkezin yöneliminde tercih kullanması neyle izah edilebilir.
ha ülkücülüğün kemalisti filan da yoktur. ülkücülük her tür izmin üstünde bir halk kitlesinin sıradan bir kitle olmaktan daha ileri bir aşamaya evrilmesidir. ülkücülük dediğim gibi şahısların hizmetinde olamaz, ancak şahıslar bir nebze olsun ülkücülüğe katkıda bulunabilir.
ülkücülük kafatsçılıktan türkçülükten daha kapsamlı daha ilerde bir yerdedir. bir milleti millet yapan tüm unsurları, onu bir arada tutacak şeyleri ve o milletin millet olarak varacağı hedefleri kapsar. yoksa öyle yavuz türkçülüğü bitirdi, şu şunu yaptı bu bunu değil.
aynı çıkmazlara fıroydda da rastlanır, kendi çocukluk psikozlarını tüm insanlığın her an takındığı genel ruh haliymiş gibi algılatmaya çalışması ve avrupalının bu ateşli insan sayıklamasına benzer bu kopuk kopuk sanrıları alıp oradan yürümesi ve insanlığı adeta belli bir şeye ve tek şeye hapsetmeye çalışmaları çok komik. parçayla uğraşırken bütünü kaçıran, görünenle uğraşıp ardındaki gerçeği özü ıskalayan bir indirgemecilik, ateşli hali ya da ağrıyı hastalığın kendisi sanıp asıl hastalığı kaçıran bir mantık. sonuçta ne olmuştur koskoca fıroyd yani bu gün türk üniversitelerinde psikolojiyle uğraşmış sanki tek insanmış gibi öğretileri amentü bellenmiş fıroyd gerçekte aslında psikolojiye psikanaliz yöntemini hediye etmiş bir psikologdan başka bir şey değildir. ha o yöntem de bu gün bir hoş seda kadar algılanmaktadır artık yani bilimselliği bile tartışmalıdır.
batının insanı anlama çabasında başarısız kaldığı tıkandığı noktanın adıdır niçi. kendi buhranlarından yola çıkarak tüm insanlığın buhranlı olduğunu baştan kabul etmesi onun en büyük çıkmazıydı ve sona varamayacağı ve yolunun bir çıkmaz sokakta nihayetleneceği daha baştan bellidir. batının dağ fare doğurdu gerçeğinin başka bir güzel örneğidir.
gelseydin
ve yürüyüp geçseydin önümüzden
gülleri bayıltan o enfes kokunu çekerdik içimize.
türkiyedeki darbe kotarıcıların gezi kalkışmasının amerikadaki sesi. soyunarak -zaten hiçbir zaman seksi olmamış vücudunun ne kadar yaşlandığını da gözler önüne seren bir pagan uşağı. bakalım hizmet ettiği lordları ona nasıl bir son hazırlıyor.