Beden dili hususunda özel eğitim almış bir Klinik Şefimiz vardı...
Herkes o servise başlarken bir daha düşünür...ve hatta düşünen adam gibi delirecek halde düşüncelere dalardı.... Zor kadındı... İnce eleyip sık dokuyan ve bu oranda da obsesyonlarını başarıya dönüştürmeyi bilen biriydi...
İnsanlar onunla göz temasından kaçar ve hatta korkarlardı... Ona yalan söylemekse imkansız ötesiydi...hemen anlardı...artı bunu sana ödetirdi şahre şahre....affetmezdi...
Bir soru sorduysa atmaman lazımdı...kusursuzca bilmeliydin....
Ve ben bütün optimist hallerimle ve masum bakışlarımla aralarına katıldığım ekibin en yeni üyesiydim...herkes gidişatı öğrenmiş...önlemleri almıştı...
Bana bir soru sordu...cevapladım... Bir daha sordu...
Dürüstçesi.....bilmiyorum...hocam..dedim...gözlerinin içine bakarak...
Ertesi gün denetleme için seçilmiştim tabii... Hasta dosyasını hazırlayış tarzım ekip önünde didik didik edilecekti...
Güvenle uzattım...kendimden emindim ama hocadan emin değildim.. Çabuk demoralize olurum ben....bir şekilde denetlemeyi de atlattık hiyerarşik düzen içinde...
Ertesi gün seminer anlatıcam... Titriyorum... Konuyu beğense hitap şeklini beğenmiyor...hitabını beğense konuyu...bir makaleydi sunduğum....
Konuyu bitirdim.... Gitmek üzereyim....
^^Sen...dedi...küçük hanım.... İyi bir pediatrist olacaksın.... Asla değişme...ve seni değiştirmelerine izin verme...^^.
Ben mi?
Hayatımda bu kadar kızardığım bir an daha olmamıştır....
Sıra kıbrıstan sonra diğer küçük ege adalarına gelecek....
Peki merak ediyorum...R.Tayyipi de severim..saygı duyarım aslında....
Sağlık politikalarını desteklemesem ve bunu beyaz eylem konulu konferans salonu yazımda daha önce belirtsem de gene de bana koltuk sayısı olarak istikrarlı görünmüştür son hükümet...enflasyonda da başarılı oldukları söylenebilir.... Yiğidi öldür....ama hakkını yeme diye boşuna dememiş atalarımız....
Hele bir de sağ ve sol anlamda eşit koltuk sayısına sahip son kıbrıs hükümetini göz önüne alırsak nasıl karar çıkacak bu meclisten acaba diye düşünmemek elde değil......:=))
Seçim sönemi öncesinde kıbrıstaydım... En şaşaalı günlerdi.... (Şimdilerde belediye seçimleri için kolları sıvayan TC de de benzer görüntüler hakim....:=)))
Orada yaşlı bir beyamca....savaştan nasibini almış haliyle solcu bir eyleme destek verir gibi duruyordu....
Tarjikomik görüntü ise şuydu.... Lütfen sevgili Horacemaccoy(Göktan) ...lafıma alınmasın.... Medya nelere kadir görüyoruz.....
Dede yaşındaki beyaz saçlı beyamcaya soruyorlar....
-Dayı.....seçimlerde kime oy vereceksin?
-Çözüme oğlum çözüme.....
Bu arada dipnot olarak belirtelim ki şu an başbakan olan sol görüşlü M.Ali Talat ın sloganıydı bu..... ^^Oyunuzu çözüme verin? ^^
Aradan işgüzar bir gazeteci mikrofonu uzatır...sonuçlarını düşünmeyerek.....
-Peki istediğin çözüm nedir amca?
Amca buruk bir ifadeyle ve kıbrıslı aksanıyla cevap verir.... -Çok çektik oğlum....11 yıl savaştık biz....aç kaldık...açıkta kaldık....katliamlar gördük....diri diri gömülenler....kurşuna dizilenler.....
Çözüm dediğim odur ki... ^^Ayıdan post.....rumdan dost olmaz......^^ Onlar evlerinde....biz evimizde.......çözüm öyle olsun isterim.....
Ve işgüzar gazeteci.... Bir sol partinin sloganları arasında bu kesin ve net sağ görüşü duyar duymaz gidip bu haberi bütün haber kanallarına satar.....:=))))
Anlaşılır ki Talat....çözüm diye diye herkesleri yanlış anlaşılmanın kurbanı etmiş ve oy toplamıştır.....
Vay benim memleketim... Yeşil adam.... Altın kumsallarım...mavi yakamozlarım.......
Allah sonumuzu hayır getirsin inşallah.....
Olacağı yeni bir 1963-1974 sürecidir korkarım.... Yani yeni bir savaş.....
Enformasyon Dökümantasyon diye bir bölüm var üniversitelerde...
ne işe yaradığını hep merak etmişimdir....
mandalina olsa gerek...
Beden dili hususunda özel eğitim almış bir Klinik Şefimiz vardı...
Herkes o servise başlarken bir daha düşünür...ve hatta düşünen adam gibi delirecek halde düşüncelere dalardı....
Zor kadındı...
İnce eleyip sık dokuyan ve bu oranda da obsesyonlarını başarıya dönüştürmeyi bilen biriydi...
İnsanlar onunla göz temasından kaçar ve hatta korkarlardı...
Ona yalan söylemekse imkansız ötesiydi...hemen anlardı...artı bunu sana ödetirdi şahre şahre....affetmezdi...
Bir soru sorduysa atmaman lazımdı...kusursuzca bilmeliydin....
Ve ben bütün optimist hallerimle ve masum bakışlarımla aralarına katıldığım ekibin en yeni üyesiydim...herkes gidişatı öğrenmiş...önlemleri almıştı...
Bana bir soru sordu...cevapladım...
Bir daha sordu...
Dürüstçesi.....bilmiyorum...hocam..dedim...gözlerinin içine bakarak...
Ertesi gün denetleme için seçilmiştim tabii...
Hasta dosyasını hazırlayış tarzım ekip önünde didik didik edilecekti...
Güvenle uzattım...kendimden emindim ama hocadan emin değildim..
Çabuk demoralize olurum ben....bir şekilde denetlemeyi de atlattık hiyerarşik düzen içinde...
Ertesi gün seminer anlatıcam...
Titriyorum...
Konuyu beğense hitap şeklini beğenmiyor...hitabını beğense konuyu...bir makaleydi sunduğum....
Konuyu bitirdim....
Gitmek üzereyim....
^^Sen...dedi...küçük hanım....
İyi bir pediatrist olacaksın....
Asla değişme...ve seni değiştirmelerine izin verme...^^.
Ben mi?
Hayatımda bu kadar kızardığım bir an daha olmamıştır....
........Beden dilini seviyorum...
danışma vesair yerlerde görüyorum bu ibareyi..
bilgi....
information..
TARİHİN TEKERRÜRLERİ......
Sıra kıbrıstan sonra diğer küçük ege adalarına gelecek....
Peki merak ediyorum...R.Tayyipi de severim..saygı duyarım aslında....
Sağlık politikalarını desteklemesem ve bunu beyaz eylem konulu konferans salonu yazımda daha önce belirtsem de gene de bana koltuk sayısı olarak istikrarlı görünmüştür son hükümet...enflasyonda da başarılı oldukları söylenebilir....
Yiğidi öldür....ama hakkını yeme diye boşuna dememiş atalarımız....
Hele bir de sağ ve sol anlamda eşit koltuk sayısına sahip son kıbrıs hükümetini göz önüne alırsak nasıl karar çıkacak bu meclisten acaba diye düşünmemek elde değil......:=))
Seçim sönemi öncesinde kıbrıstaydım...
En şaşaalı günlerdi....
(Şimdilerde belediye seçimleri için kolları sıvayan TC de de benzer görüntüler hakim....:=)))
Orada yaşlı bir beyamca....savaştan nasibini almış haliyle solcu bir eyleme destek verir gibi duruyordu....
Tarjikomik görüntü ise şuydu....
Lütfen sevgili Horacemaccoy(Göktan) ...lafıma alınmasın....
Medya nelere kadir görüyoruz.....
Dede yaşındaki beyaz saçlı beyamcaya soruyorlar....
-Dayı.....seçimlerde kime oy vereceksin?
-Çözüme oğlum çözüme.....
Bu arada dipnot olarak belirtelim ki şu an başbakan olan sol görüşlü M.Ali Talat ın sloganıydı bu.....
^^Oyunuzu çözüme verin? ^^
Aradan işgüzar bir gazeteci mikrofonu uzatır...sonuçlarını düşünmeyerek.....
-Peki istediğin çözüm nedir amca?
Amca buruk bir ifadeyle ve kıbrıslı aksanıyla cevap verir....
-Çok çektik oğlum....11 yıl savaştık biz....aç kaldık...açıkta kaldık....katliamlar gördük....diri diri gömülenler....kurşuna dizilenler.....
Çözüm dediğim odur ki...
^^Ayıdan post.....rumdan dost olmaz......^^
Onlar evlerinde....biz evimizde.......çözüm öyle olsun isterim.....
Ve işgüzar gazeteci....
Bir sol partinin sloganları arasında bu kesin ve net sağ görüşü duyar duymaz gidip bu haberi bütün haber kanallarına satar.....:=))))
Anlaşılır ki Talat....çözüm diye diye herkesleri yanlış anlaşılmanın kurbanı etmiş ve oy toplamıştır.....
Vay benim memleketim...
Yeşil adam....
Altın kumsallarım...mavi yakamozlarım.......
Allah sonumuzu hayır getirsin inşallah.....
Olacağı yeni bir 1963-1974 sürecidir korkarım....
Yani yeni bir savaş.....
Unutulmasın....
Tarih.....
Tekerrürden ibarettir......
Luizidu davası...
Annan Planı
emsal teşkil etsin diye yüz küsür yıl ağır hapis cezasına çarptırsan ne fayda...?
aile meclisini toplayıp vur emri verenleri(baba ve dede vesair) yardım ve yataklıktan içeriye atsan ne fayda...
gene gencecik bir çocugun eline tutuşturulmayacak mı o silah?