akşamların en çok sevildiği ay.. gecenin değerini anlıyor insan, bide yemeğin, bide tatlının, bide sigaranın, bide colanın, çayın kahveninin ve daa neler neler :)))
'hiç gerçek sandığın bir düş gördünmü, ya o düşten hiç uyanmasaydın gerçek olmadığını nasıl anlardın? ' (matrix)
öykü kısa ve öz: chuang tzu kelebek olmayı düşler ve kelebeğe dönüşür, tabiki kırlarda uçuşan bir kelebek iken aslında cuhang tzu oldudğunun farkında değildir. sonra uyanır ve aslında kelebek olmadığının farkına varır. sonra kendisine şöyle sorar: 'acaba ben gerçekte chuang tzu muyum? yoksa chuang tzu olmayı düşleyen bir kelebekmiyim? '
gerçekle düş arasındaki farkı ayırt edebildiğini iddia edebilecek biri varmı? şu anda rüya görmekte olmadığında emin olabilecek biri...
bakıyorum bu günlerde beni hiç aramadın kafana göre bir yol çizmişsin hadi bakalım geçen günler hatırına bi gün görmek istersen adresi biliyorsun ya kapı ya balkondayım..
Nazlan Sitem et Kırıl bana Beni geç vakit Tek başıma suya yolla Bahçede yüzünü öteye çevir Güle hayret ediyormuş gibi yap Gülümseyerek konuş da başkalarıyla Somurt, avluda sadece ikimiz kalınca Kızıp en evecen adımlarınla üst kata çık En sevdiğim çiçeğin saksısı kaysın elinden Derinleşsin ben içerledikçe ruhumdaki sakarlık.
Yamru bastım iş değildi hâke çakılmak bayırdan Dağ sıradağdı hangi haşin belden yol veresi Gece hep süzüldü yukardan lâkayt Kehkeşân Altımda hep beni yutmaya çağladı nehir Yetişir hecelemen sök beni bir kere En zoruma gideni yap hengâme getir Çel beni tökezlet tuttur çitlere Ahla istida edecek ahvâl değil Kim bana kıymazsan bilebilir Dünya dedikleri samut küp Acılar tınladıkça bende Hep seni seslendirir.
oyunun sonunda sahneye çıkıyor kader
ve
zaman yaşlı elleriyle alkışlıyor onu
(beyza akyüz)
güneş doğmayabilir..
atıl coni :))
mal möööö
birilerinin hayallerini yıkan :))
bugün burada cumartesi
ben senin saçlarını
suçlar bakışlarını
geveze susmalarını
bile özledim
bugün ordada cumartesi mi?
sende beni benim gibi özledin mi?
akşamların en çok sevildiği ay.. gecenin değerini anlıyor insan, bide yemeğin, bide tatlının, bide sigaranın, bide colanın, çayın kahveninin ve daa neler neler :)))
tatmıştım ben bu duyguyu.))
'hiç gerçek sandığın bir düş gördünmü, ya o düşten hiç uyanmasaydın gerçek olmadığını nasıl anlardın? ' (matrix)
öykü kısa ve öz:
chuang tzu kelebek olmayı düşler ve kelebeğe dönüşür, tabiki kırlarda uçuşan bir kelebek iken aslında cuhang tzu oldudğunun farkında değildir. sonra uyanır ve aslında kelebek olmadığının farkına varır. sonra kendisine şöyle sorar: 'acaba ben gerçekte chuang tzu muyum? yoksa chuang tzu olmayı düşleyen bir kelebekmiyim? '
gerçekle düş arasındaki farkı ayırt edebildiğini iddia edebilecek biri varmı? şu anda rüya görmekte olmadığında emin olabilecek biri...
bakıyorum bu günlerde beni hiç aramadın
kafana göre bir yol çizmişsin hadi bakalım
geçen günler hatırına bi gün görmek istersen
adresi biliyorsun ya kapı ya balkondayım..
KISA PANTOLON, PASLI ÇAKI, DİZDE KABUK BAĞLAMIŞ YARA
KISA ÇAKI, PASLI PANTOLON, GÖZDE YARASI KALMIŞ KABUK
Nazlan
Sitem et
Kırıl bana
Beni geç vakit
Tek başıma suya yolla
Bahçede yüzünü öteye çevir
Güle hayret ediyormuş gibi yap
Gülümseyerek konuş da başkalarıyla
Somurt, avluda sadece ikimiz kalınca
Kızıp en evecen adımlarınla üst kata çık
En sevdiğim çiçeğin saksısı kaysın elinden
Derinleşsin ben içerledikçe ruhumdaki sakarlık.
Yamru bastım iş değildi hâke çakılmak bayırdan
Dağ sıradağdı hangi haşin belden yol veresi
Gece hep süzüldü yukardan lâkayt Kehkeşân
Altımda hep beni yutmaya çağladı nehir
Yetişir hecelemen sök beni bir kere
En zoruma gideni yap hengâme getir
Çel beni tökezlet tuttur çitlere
Ahla istida edecek ahvâl değil
Kim bana kıymazsan bilebilir
Dünya dedikleri samut küp
Acılar tınladıkça bende
Hep seni seslendirir.