Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • yaşlı zaman06.10.2005 - 20:17

    oyunun sonunda sahneye çıkıyor kader
    ve
    zaman yaşlı elleriyle alkışlıyor onu
    (beyza akyüz)

  • day after tomorrow / Yarından Sonra06.10.2005 - 20:11

    güneş doğmayabilir..

  • coni06.10.2005 - 20:02

    atıl coni :))

  • malmö06.10.2005 - 19:56

    mal möööö
    birilerinin hayallerini yıkan :))

  • haluk levent05.10.2005 - 23:08

    bugün burada cumartesi
    ben senin saçlarını
    suçlar bakışlarını
    geveze susmalarını
    bile özledim

    bugün ordada cumartesi mi?
    sende beni benim gibi özledin mi?

  • 11 ayın sultanı05.10.2005 - 23:01

    akşamların en çok sevildiği ay.. gecenin değerini anlıyor insan, bide yemeğin, bide tatlının, bide sigaranın, bide colanın, çayın kahveninin ve daa neler neler :)))

  • sahalarda ender rastlanan bir gol04.10.2005 - 23:49

    tatmıştım ben bu duyguyu.))

  • düş04.10.2005 - 23:48

    'hiç gerçek sandığın bir düş gördünmü, ya o düşten hiç uyanmasaydın gerçek olmadığını nasıl anlardın? ' (matrix)

    öykü kısa ve öz:
    chuang tzu kelebek olmayı düşler ve kelebeğe dönüşür, tabiki kırlarda uçuşan bir kelebek iken aslında cuhang tzu oldudğunun farkında değildir. sonra uyanır ve aslında kelebek olmadığının farkına varır. sonra kendisine şöyle sorar: 'acaba ben gerçekte chuang tzu muyum? yoksa chuang tzu olmayı düşleyen bir kelebekmiyim? '

    gerçekle düş arasındaki farkı ayırt edebildiğini iddia edebilecek biri varmı? şu anda rüya görmekte olmadığında emin olabilecek biri...

  • şarkılar04.10.2005 - 23:16

    bakıyorum bu günlerde beni hiç aramadın
    kafana göre bir yol çizmişsin hadi bakalım
    geçen günler hatırına bi gün görmek istersen
    adresi biliyorsun ya kapı ya balkondayım..

  • şiir04.10.2005 - 23:12

    KISA PANTOLON, PASLI ÇAKI, DİZDE KABUK BAĞLAMIŞ YARA
    KISA ÇAKI, PASLI PANTOLON, GÖZDE YARASI KALMIŞ KABUK

    Nazlan
    Sitem et
    Kırıl bana
    Beni geç vakit
    Tek başıma suya yolla
    Bahçede yüzünü öteye çevir
    Güle hayret ediyormuş gibi yap
    Gülümseyerek konuş da başkalarıyla
    Somurt, avluda sadece ikimiz kalınca
    Kızıp en evecen adımlarınla üst kata çık
    En sevdiğim çiçeğin saksısı kaysın elinden
    Derinleşsin ben içerledikçe ruhumdaki sakarlık.

    Yamru bastım iş değildi hâke çakılmak bayırdan
    Dağ sıradağdı hangi haşin belden yol veresi
    Gece hep süzüldü yukardan lâkayt Kehkeşân
    Altımda hep beni yutmaya çağladı nehir
    Yetişir hecelemen sök beni bir kere
    En zoruma gideni yap hengâme getir
    Çel beni tökezlet tuttur çitlere
    Ahla istida edecek ahvâl değil
    Kim bana kıymazsan bilebilir
    Dünya dedikleri samut küp
    Acılar tınladıkça bende
    Hep seni seslendirir.