Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • mona rosa09.10.2005 - 04:45

    'MUAZZEZ AKKAYAM'
    ne demek bu?

  • şiir09.10.2005 - 04:23

    BAZI ŞEYLERİ AÇIKLIYORUM

    Soracaksınız: Leylaklar nerede hani?
    Gelincik yapraklı metafizik nerede?
    Sözcüklerine incecik delikler açıp
    onları saçan yağmur nerede?
    Kuşlar nerede hani?


    Her şeyi anlatayım.


    Kent dışında yaşardım,
    Madrid dışında, çanlarla,
    saatlerle, ağaçlarla.


    Görülürdü oradan
    kurumuş yüzü Kastilya'nın
    meşin bir okyanus gibi.
    Evime
    çiçek-evi derlerdi, sardunyalar fışkırırdı
    duvarlarından çünkü:
    güzel bir evdi
    köpekleriyle, çocuklarıyla.
    Hatırladın mı, Raul?
    Rafael, hatırladın mı?
    Hatırladın mı, Federico?
    yerin altında,
    hatırladın mı, balkonlarında o evin
    Haziran ışığı çiçekler doldururdu ağzına.
    Kardeşim, kardeşim!

    Her şey
    o kalın sesler, tezgâhların tuzu,
    kabarmış ekmekler çıkaran fırın
    ve heykelleriyle Argüelles pazarı
    kurumuş bir mürekkep hokkasıydı sanki aldatmalar içinde:
    yağ akardı kaşıklara,
    ayakların, ellerin derin çarpıntısı
    sokaklarda büyürdü,
    metreler, litreler, temel
    ölçüsü yaşamın,
    balık yığınları,
    rüzgâr gülünü bile şaşırtan
    soğuk güneşiyle kiremitler,
    patateslerin ince, çıldırmış beyazlığı,
    domatesler yuvalanırdı denize dalga dalga.

    Bir sabah tutuştu bunların hepsi,
    bütün canlıları yutmak için bir sabah
    fışkırdı topraktan
    şenlik ateşleri,
    silah vardı artık,
    barut vardı artık,
    artık kan vardı.
    Haydutlar geldi uçaklarıyla,
    yüzükleriyle, düşesleriyle haydutlar,
    takdisler dağıtan kara keşişleriyle
    haydutlar geldi gökyüzünden
    çocukları öldürmek için,
    çocuk kanı aktı sokaklarda
    düpedüz çocukların kanı aktı.

    Çakalların bile tiksindiği çakallar,
    kuru çalıların bile tükürdüğü taşlar,
    yılanları bile iğrendiren yılanlar!
    Yüzyüze gelince bunlarla
    kanını gördüm İspanya'nın,
    kabarıyordu
    bir onur ve bıçaklar dalgasında boğmak için sizleri!

    Hain
    generaller:
    ölü evimi görün,
    bakın paramparça İspanya'ya:
    erimiş maden akıyor her evden
    çiçek yerine,
    her çukurundan İspanya'nın
    İspanya yükseliyor,
    her ölü çocuktan bir tüfek fışkırıyor,
    gören bir tüfek,
    kurşunlar doğuyor her cinayetten,
    o kurşunlar günün birinde
    on ikisinden vuracak yüreğinizi.

    Soracaksınız: Şiiri neden
    düşleri anlatmıyor, yaprakları
    ve büyük yanardağlarını anayurdunun?


    Gelin görün kanı sokaklardaki.
    Gelin görün
    kanı sokaklardaki.
    Gelin görün kanı
    sokaklardaki.

    Pablo NERUDA

  • uykusuzluk09.10.2005 - 02:08

    tehlikeli..
    edward norton fight clubta dünyayı birbine katıyordu uykusuzluk sorunu yüzünden
    ;)
    acaba uyuyabiliyor olsaydı yinede o kadar olay çıkarırmıydı, hiç sanmıyorum..

  • rafet el roman09.10.2005 - 02:06

    sorma neden
    seni seviyorum
    beni affedermisini
    gönül
    yıllar sonra
    hayat hüzünlü
    vs
    vs

  • pulp fiction / ucuz roman09.10.2005 - 01:57

    dublajı ilginç olmuş.. şu travoltaya uyuşturucu satan sarı saçlı adam 'ben ne ii bi herifim böle' dediğinde yerlere yattıydım gülmekten..

  • halı saha09.10.2005 - 01:26

    üzerine halı serilmiş olan (genellikle yeşil renklidir :) sahalar...
    halısaha denince futbol
    futbol denince ben
    ben denince lampard, henry, ronaldo, hagi vs. akla gelir
    :)))

  • fethullah gülen09.10.2005 - 00:08

    nedirin olaylı terimlerinden..

  • bang bang08.10.2005 - 23:36

    harika şarkı..

  • enteresan diyaloglar08.10.2005 - 19:00

    penny: ismet özelle aranızda ne var söle hemen
    blue: seviyeli bir beraberliğimiz var, birbirimizi tanımaya çalışıyoruz
    penny: muhaha.. bakalım ilk teklif kimden gelecek
    blue: bu konuda kimse benden hızlı değildir

    :))))

  • Thiery Henry08.10.2005 - 00:34

    yeteneğiyle büyüleyen..
    onu ağır çekimde izlemek rüya görmek gibi.. adam futbol oynamıyor resmen dans ediyor...