Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • batı25.06.2005 - 17:48

    'Batı Medeniyeti' diyoruz, bu tabirle içinde bulunduğumuz, ama benimsemek istemediğimiz sosyo-kültürel çevreyi vurgulamış oluyoruz. Ne var ki bu tabiri kullanmakla 'biz' ve 'onlar' ayırımı yapmaya yetecek bir olguya işaret etmiş olmuyoruz. Şu noktada hataişlemeyelim: Batı Medeniyeti bizim Ülkemizin dışında yaşanan bir gerçeklik değil. Türkiyede okuma-yazma bilmeyenlerde dahil olmak üzere bu medeniyetin anlayış tarzına yabancı kalmış insan yok artık. Eskimoların bile çelik zıpkınlar kullandığı, Siyah Afrikalı köylülerin elinde Danimarka malı çapaların bulunduğu zamanımızda Batı Medeniyeti dışında kalmak New York'ta ne kadar mümkünse Çorum'da da o kadar mümkündür.

    Batı Medeniyetinin yaygınlaşıp egemenlik elde etmesine varan gelişmenin tek sorumlusu Batı (Kolonyalizm, emperyalizm, süper-emperyalizm) değildir. 12. yüzyıldan bugüne kadar batılı (isterseniz burjuva deyin) kafa yapısını kökünden inkar eden, kabul edilemez sayan kültürler kökten yokoldular. Bugün yaşayan kültürler batı medeniyetiyle uzlaşarak, çatışarak yahut yarışarak onunla aynı ölçüleri bir alt basamakta paylaşmış olan kültürlerdir.

    Bütün bunları gözönüne alalım ve Müslüman oluşumuzu normatif bir kafa yapısıyla kavramaya yeltenmeyelim. Uzun bir geçmişten getirdiğimiz Müslümanlığımızın değerini küçültmeksizin yani O'nu 'atalarımızın dini' mesabesine indirmeden, Allah'ın dinini herbirimiz kendinde tazeleme, bir bakıma yeniden bulmak, bulduğumuzu 'sen'de yeniden bulmak ve nihayet bu mihveri esas almak suretiyle yaygınlaştırmak mecburiyetindeyiz.

    Yerkürenin bütününü kapsayan şartlar içinde bulunuşumuz bizleri kendi sorumuluğunu yüklenir yüklenmez dünyanın sorumluluğunuda omuzlarına alan insanlar durumuna getirmiştir. Böylesi bir sorumluluk 'üstün birey' anlayışının tamamen dışıonda ve derinlemesine bir sorumluluktur. Bu, namazı ikâme eden, zikr eden, dua eden insan sorumluluğudur.

    Müslümanlığımızı nevrotik bir muhalefet olarak değil, her adımını kendimiz için kazanç olan bir mücahede süreci olarak kavrayabiliriz. O kadar ki; geriye attığımız adım bile hakkı ve hakikati savunmada müslümanların kâr hanesine yazılabilsin. Sahip olacağımız yerküre bilinci, kozmik bilinç; bizlerin günlük hayatımız ve yalın insan ilişkileri alanında edineceğimiz bilinçle kaynaşarak bizi o duruma getirmelidir ki müşahhas başarılar özlemi içinde değil an be an edinmiş olduğumuz başarının doygunluğu içinde ölebilelim.

    İsmet Özel / Zor Zamanda Konuşmak (s.99-100)

  • ismet özel25.06.2005 - 17:45

    ....
    İşte gökyüzüne salıverdim O çılgın kanatları, boğulanları dahada itmek için suya, ölüme ölümlüğü yakıştırabilmek için cesetlerle bezedim güzel olan herşeyi. ELİMİN AKLIĞINDA DAĞILIVERDİ KANIN. Elim el olmaktan çıkıverdi. Çocuğun yanaklarıyla boğuşuyordu yağmur, derken yüklendik karanlık kapılarına yağmurun,
    Seslerle büyüyen, Seslerle yıkanan güvercin kanatları denize giderdi
    .........
    .....

  • star wars17.06.2005 - 16:33

    Sinemada izlediğim ilk filmdi, Müthiş heyecanlanmıştım, Film bittikten sonra dışarı çıktığımda kendimi uçuyormuşum gibi hissediyordum :)

  • ruh eşi17.06.2005 - 16:26

    bende buldum; Candan Erçetin
    Allahım Ruhlarımızın Ebediyyen Birleşmesini İstiyorum :)

  • Ekrem Şama13.06.2005 - 23:00

    www.antiemperyalizm.org sitesinin yazarlarından.. iyi bir kalemi var, yetenekli bir yazar..

  • Bilgisayar Programcılığı09.06.2005 - 23:34

    hadi ya kelmiymiş bad üstelikte cüce! ! ! ! ! !
    o kadar konuştuk msnden hiç belli etmedi yaa :))

  • paragraf05.06.2005 - 20:38

    İşte gökyüzüne salıverdim O çılgın kanatları, boğulanları dahada itmek için suya, ölüme ölümlüğü yakıştırabilmek için cesetlerle bezedim güzel olan herşeyi. ELİMİN AKLIĞINDA DAĞILIVERDİ KANIN. Elim el olmaktan çıkıverdi. Çocuğun yanaklarıyla boğuşuyordu yağmur, derken yüklendik karanlık kapılarına yağmurun,
    Seslerle büyüyen, Seslerle yıkanan güvercin kanatları denize giderdi


    İsmet ÖZEL / Erbain ('Yağmurun Kapıları Karanlık' şiirinden

  • marka tutsakligi04.06.2005 - 01:10

    Kapitalizmin insanoğluna armağan ettiği bi hastalık işte bendede var malesef...

  • metin uca04.06.2005 - 01:08

    sabah programı sunarken sokaktaki halka soruyorlardı metin uca kimdir diye 'manyak lan bu adam' demişti biri hiç unutmam :))

  • paragraf04.06.2005 - 01:05

    Yaşamım boyunca içimi kemirttiniz. Evlerinizle. Okullarınızla. İş yerlerinizle. Özel ya da resmi kuruluşlarınızla içimi kemirttiniz. Ölmek istedim, dirilttiniz. Yazı yazmak istedim, aç kalırsın, dediniz. Aç kalmayı denedim, serum verdiniz. Delirdim, kafama elektrik verdiniz. Hiç aile olunmayacak bir insanla bir araya geldim, gene aile olduk. Ben bütün bunların dışındayım. Şimdi tek konuğu olduğum bu otelden ayrılırken, hangi otobüs ya da tren istasyonuna, hangi havaalanı ya da hangi limana doğru gideceğimi bilmediğim bu sabahta, iyi, başarılı, düzenli bir insandan başka her şey olduğumu duyuyorum.

    Tezer Özlü / Yaşamın Ucuna Yolculuk (s. 127)