Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
He is feeling blue: Canı sıkkın / İng.
Il prossimo passo: Bir sonraki adım. / İt.Tu devi fare prossimo passo adesso.(Artık bir sonraki adımı atman gerek.)
ti verso un po' di spremuta. (Sana biraz meyve suyu koyayım.) / İt.
Apparecchio la tavola (I set the table) / Masayı kurdum / İt.
Teşvik. / İt.Dai, forza!.İng.: encouragement
Sıkıntı, üzüntü, rahatsızlık, can sıkıntısı / İt.Ma dai, ho voglia di uscire!.Synm.: tristezza
Hareket, eylem. / İt.Datti una mossa
Devo riempire la caraffa (Sürahiyi yeniden doldurmalıyım)
Devo andare (Gitmeliyim) / İt.Devo (mi tocca)Mi tocca fare le pulizie.
Götürmek. / İt.İng.: take-away.Sono andata a prendere la pizza da asporto.Sono andata a prendere il sushi da asporto.e tu preferisci la pizza o il sushi da asporto?
He is feeling blue: Canı sıkkın / İng.
Il prossimo passo: Bir sonraki adım. / İt.
Tu devi fare prossimo passo adesso.
(Artık bir sonraki adımı atman gerek.)
ti verso un po' di spremuta. (Sana biraz meyve suyu koyayım.) / İt.
Apparecchio la tavola (I set the table) / Masayı kurdum / İt.
Teşvik. / İt.
Dai, forza!.
İng.: encouragement
Sıkıntı, üzüntü, rahatsızlık, can sıkıntısı / İt.
Ma dai, ho voglia di uscire!.
Synm.: tristezza
Hareket, eylem. / İt.
Datti una mossa
Devo riempire la caraffa (Sürahiyi yeniden doldurmalıyım)
Devo andare (Gitmeliyim) / İt.
Devo (mi tocca)
Mi tocca fare le pulizie.
Götürmek. / İt.
İng.: take-away.
Sono andata a prendere la pizza da asporto.
Sono andata a prendere il sushi da asporto.
e tu preferisci la pizza o il sushi da asporto?