Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
İşin kolayı.
Açık alan korkusu.
Vague: Belirsiz, muğlak, anlaşılmaz, belli belirsiz. / İng.Vagueness: Müphemlik, belirsizlik, muğlaklık, anlaşılmazlık.
Belirsiz, muğlak, anlaşılmaz, belli belirsiz. / İng.Vagueness: Müphemlik, belirsizlik, muğlaklık, anlaşılmazlık.
Parasol: Şemsiye, bahçe şemsiyesi.
In advance thanks (Şimdiden teşekkürler)
İt. "Fare una foto" (To take a photo). / Fotoğraf çekmek.
Fare la doccia: Duş yapmak.
Peggiorare: Daha kötüye gitmek. / İt.- Come stai? (Nasılsın?)- Non c'é male.(Fena değil)- Potrebbe andare peggio ( Daha kötü olabilirdi.)- Oggi non mi sento per niente bene
Tear: Yırtmak. / İng. Tear the ribbons: Lime lime etmekTear the pieces: Parçalamak.
İşin kolayı.
Açık alan korkusu.
Vague: Belirsiz, muğlak, anlaşılmaz, belli belirsiz. / İng.
Vagueness: Müphemlik, belirsizlik, muğlaklık, anlaşılmazlık.
Belirsiz, muğlak, anlaşılmaz, belli belirsiz. / İng.
Vagueness: Müphemlik, belirsizlik, muğlaklık, anlaşılmazlık.
Parasol: Şemsiye, bahçe şemsiyesi.
In advance thanks (Şimdiden teşekkürler)
İt. "Fare una foto" (To take a photo). / Fotoğraf çekmek.
Fare la doccia: Duş yapmak.
Peggiorare: Daha kötüye gitmek. / İt.
- Come stai? (Nasılsın?)
- Non c'é male.(Fena değil)
- Potrebbe andare peggio ( Daha kötü olabilirdi.)
- Oggi non mi sento per niente bene
Tear: Yırtmak. / İng.
Tear the ribbons: Lime lime etmek
Tear the pieces: Parçalamak.