Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
Dışlanmışlar.
Sefiller.
all's well that ends well : iyi biten her şey iyidir.
Hug me: Sarıl bana
"Azim kendi ayaklarının üzerinde , hırs ise insanların sırtına basarak yükselmektir."Bir gencin "hırslı mısın? " sorusuna verdiği cevap.
Crust: Kabuk, tortu./ Ing.Crutches: Koltuk deyneği./ İng.
Just say when : Ne zaman duracağımı söyle.
Stood me up: Ekilmek.My date has stood me up. (Randevuda ekildiğimi düşünüyorum)
Scappare: Kaçmak, kurtulmak. / İt.Ma alla fine la ragazza é riuscita a scappare da quest'uomo. (Ama sonunda kız bu adamın elinden kurtulmayı başardı.).
Daft: Aptal, arsız, salak, beyin özürlü, tahtası eksik. / İng.That's daft :Bu aptalca. / SlangThat's silly: Bu saçma. / Normal
Dışlanmışlar.
Sefiller.
all's well that ends well : iyi biten her şey iyidir.
Hug me: Sarıl bana
"Azim kendi ayaklarının üzerinde , hırs ise insanların sırtına basarak yükselmektir."
Bir gencin "hırslı mısın? " sorusuna verdiği cevap.
Crust: Kabuk, tortu./ Ing.
Crutches: Koltuk deyneği./ İng.
Just say when : Ne zaman duracağımı söyle.
Stood me up: Ekilmek.
My date has stood me up. (Randevuda ekildiğimi düşünüyorum)
Scappare: Kaçmak, kurtulmak. / İt.
Ma alla fine la ragazza é riuscita a scappare da quest'uomo. (Ama sonunda kız bu adamın elinden kurtulmayı başardı.).
Daft: Aptal, arsız, salak, beyin özürlü, tahtası eksik. / İng.
That's daft :Bu aptalca. / Slang
That's silly: Bu saçma. / Normal