Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Metin Bedir
Metin Bedir

allah ım beni ben den koru yarabbim.

  • ...ölüm....12.08.2012 - 18:33

    maden iken öldüm, bitki oldum/ bitki iken öldüm, hayvana dönüştüm/ hayvan olarak öldüm, İnsan oldum./Öldüğümde yok olmayacağıma göre, neden korkayım? / İnsan gibi ölünce, melek olacağım/ Ve meleklikten vazgeçtip/hiç bir aklın ermediği o şey olacağım/Hiç şüphesiz biz O’nunuz ve O’na döneriz.
    mevlana

  • domates08.07.2012 - 02:14

    bu yıl eylülde biraz pahalanacak gibi görünüyor.

  • dekar03.07.2012 - 21:40

    aslen bi alan ölçüsü olmakla beraber. artık antoloji. com un ana giriş kapısıdır.

  • su29.06.2012 - 01:27

    her su içişimden sonra yarabbi bundan(su) daha lezzetli bişey yarattınmı diye sorardım.

  • sigara içmek25.05.2012 - 01:34

    sigara içmek deliliktir.

  • gidi16.05.2012 - 19:50

    konya yöresinde bi soy

  • ...ölüm....21.04.2012 - 05:22

    bu hayatı ne kadar çok seversek ölümden o kadar korkarız.sela maddesine yazdığım yazı da belirttiğim gibi sevgi ve zıttı tek bi nehir yatağında akan iki nehir gibi benzetmesine göre bi şeye karşı ne kadar sevgi hissediyorsak onu kaybettiğimizde o kadar çok acı hissederiz.

  • foton telepatisi15.04.2012 - 02:37

    bundan bir kaç yıl önceydi hem tv de hemde gazetelerde okumuştum hollandada bi türk iş kadını çantasını almak isteyen hırsıza direnince hırsız tarafından kalbinden bıçaklanarak öldürülmüştü ve o anda türkiyedeki annesi göğsünde bi acı hissederek çığlık atmıştı. diye haber konusu olmuştu. hollanda nere türkiye nere bu nasıl olmuştu annesi kızının bıçaklandığını nasıl hissetmişti.sanırım burdada foton telepatisi gibi bi durum olmalı canlılar sevdikleri ile bi bütün dür. hem mevlana ne demişti? .
    ne varsa alemde
    misali var ademde

  • foton telepatisi15.04.2012 - 01:55

    Bir lazerden çıkan bir foton Bir KnbO3 kristalinden geçerken daha az enerjili iki fotona ayrılır. Her foton bir optik lif içine girer ve yolu üstünde yarı yansıtıcı bir aynaya rastlar. Ayna tamamen rastlantıya bağlı olarak, fotonu bazen yansıtır, bazen geçirir. Aynayı geçen foton bir detektöre çarpar. Deney şunu göstermiştir: Aralarında 10 km’den fazla bir uzaklık bulunan bu iki foton, her an birbirlerinin tıpatıp aynı davranışları gösterirler; şöyle ki fotonlardan biri aynadan geçmişse, öteki de yansır.
    Söz konusu deney, birbirlerinden uzak olan iki fotonun, bir “iletişim halinde” olduklarını göstermek amacıyla yapılmıştı. Deneyde aynı kaynaktan, lazerle uyarılmış bir KNbO3 kristalinden çıkıp iki farklı yöne giden iki foton gözlemlendi. Fotonların her biri optik lif içine alınarak yarıyansıtıcı bir aynaya ulaştırıldı. Bu ayna, adından da anlaşılacağı üzere bir fotonu bazen geçirir (bu durumda bir detektör, foton geçtiğini haber verir) , bazen de yansıtır(bu durumda foton, hareket yönünü değiştirir) .
    Yarıyansıtıcı bir aynaya gelen bir fotonun aynadan geçmesi ya da yansıması tümüyle rastlantıya bağlıdır. Çok sayıda deney yapılarak bunların istatistikleri dikkate alınırsa şu görülür: Aynadan geçen ve yansıyan fotonların sayısı eşittir; bir başka deyişle ayna kaç foton geçirmişse o kadar fotonu da yansıtmıştır. Sağduyu bize şunu söyler: Davranışları tümüyle rastlantıya bağlı olması gereken iki fotondan her birinin, diğeri gibi davranması için hiçbir “mantıksal” neden yoktur. İşte bu deneyi inanılmaz yapan şey de budur. İsviçreli fizikçiler kesin olarak şu gözlemi yapmışlardır: Aralarında 10 km uzaklık olan iki foton, ayna karşısında her seferinde birbirleriyle aynı davranışı göstermişlerdir; fotonlardan biri yarıyansıtıcı bir aynadan geçmişse, ondan 10 km uzaktaki öteki foton da aynı anda yarıyansıtıcı bir aynadan geçmiştir. Biri yansıdıysa, aynı anda öteki de yansımıştır. Sanki her biri, diğerinin o anda ne yaptığını bilmektedir. Sanki fotonlar arasında telepati vardı...
    Daha da garip olan şey şudur: Özel Görelelik kuramına göre, hiçbir sinyal ışıktan daha hızlı (] 300 000 km/saniye) gidemez; oysa aralarında 10 km olan iki foton aynı anda (arada zaman geçmeden) aynı davranışı göstermektedir!
    Ne kadar açıklanamaz olursa olsun, benzer bir olay bilim adamlarınca daha önce de görülmüştür. 1981’de Fransız fizikçi Alain Aspect, Orsay Optik Enstitüsü’nde daha küçük ölçekte yaptığı laboratuar deneylerinde, dünyada ilk defa iki parçacığın her an özdeş davranışlar gösterebileceğini bulmuştur. Ancak İsviçre’deki deney farklıdır; burada iki foton arasındaki uzaklık 10 km’dir. İki foton üç kentin üstünden nasıl elele verebilmektedir? Bu kadar uzak bir mesafeyi aşarak iki fotonun tıpatıp aynı davranışları yapmasını ne sağlamaktadır? İki fotonun özel göreliliğe isyan edercesine, aynı anda aynı davranışı yapması nasıl açıklanabilir?
    Bu gibi sorular yeni değildir. Fizikçiler teknolojik yetersizlik nedeniyle kuantum deneyleri yapamadıkları zamanlarda bile bu konu üzerinde düşünüyorlardı; kuantum fiziğinin doğuşunu izleyen yıllarda (1900-1920’ler arası) en azından kuramsal olarak, atomdan küçük madde parçacıklarının inanılmaz davranışlarına tanık oldular. Evren’deki bütün cisimlerin dalga-parçacık ikilisinden oluştuğunu anladılar.
    Bu ikilik (düalite) kuralından büyüleyici özellikler ortaya çıktı. Bunlardan biri de şuydu: İki dalga-parçacık “birleşebilir”: Her birinin değişkenleri (enerji, hız, konum vb) , aynı anda denklemin içinde tekleşir. İki dalga-parçacık tek dalga-parçacık halini alır. Bu durumda bu iki dalga parçacığın “kuantum uyumu” halinde oldukları söylenir.

  • hissetmek15.04.2012 - 01:45

    nesne ve o nesnenin hissettiği. yada hissedilenin kütlesi.ikiside aynı yola çıkar.soğuğun havaya sonrada suya nüfuz etmesi durumu kavramak gereklidir hissedileni anlamak için.bizim burda bi deveci var beş altı yıl önce deve omzundan kolunu koparttı şimdi kolu yok ve olmayan kolundaki parmağının tırnağı sızladığını söylüyormuş. olmayan koldaki parmağın tırnağı sızlarmı? peki bunu nasıl hissedebiliyor. rusların bulduğu kirli alan fotoğrafcılığınına bi örnek. peki bunlar ne anlama geliyor demekki hissetmek için beş duyumuzdan başka bi duyumuz daha var demektir. ve o duyumuzun hissettiği bi yapımız daha olmalı.