en büyük kalpazan misal veriyorum bir yıl boyunca zeytin ağaçlarının bakımını yapar budar dibini sürer ilaç atar zeytinler olgunlaşınca toplar yağını çıkartırsınız.herşeyiyle tam bi emektir çıkan yağ. ama amarikalı bembeyaz kağıdı sokar matbağaya birazdan yemyeşil dolar çıkar matbağanın öbür tarafından o beyaz kağıt.o doları bastırır alır senin bir yıllık emeğini.bundan daha büyük kalpazanlık varmı yeryüzünde.
- Kullarımdan bir kul iki denizin birleştiği yerdedir. O senden daha alimdir, buyurdu.
Hz. Musa:
- Ey Rabbim, ben onu nasıl bulacağım? diye sordu.
Allah kendisine şöyle buyurdu:
- Torbanın içinde bir balık taşı. Onu nerede kaybedersen orada Hızır'ı bulursun.
Böylece Hz. Musa bir arkadaşı ile Hızır'ı aramaya koyuldu. Beraberlerinde bir balık taşıyorlardı.
Bir kayanın yanına vardıklarında uykuya daldılar. O esnada balık canlanıp torbadan denize atlayıverdi.
Uyandıktan sonra denizin kıyısına vardıklarında bir elbiseye bürünmüş bir insan gördüler ki bu Hızır idi Musa ona selam verdi.
Hızır ona şöyle dedi:
- Senin memleketinde selam nerede vardır. Yani senin memleketinde huzur kalmamıştır.
Musa:Ben Musa'yım.İsrailoğullanndaki Musa mı?
Evet... Sana öğretilen ilimden bana öğretmek şartıyla sana uyayım mı? diye devam etti Musa.Hızır şöyle dedi: - Doğrusu sen benim yanımda dayanamazsın. Musa şu karşılığı verdi:
- İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın. Ben senin işlerine karışmayacağım.
Böylece deniz kıyısında yürümeye başladılar. Gemileri yoktu. Yanlarına bir gemi uğradığında binmek için konuşup anlaştılar.
Gemiciler Hızır'ı tanıyıp ikisini de ücretsiz olarak taşıdılar.
Bir kuş gelip geminin kenarına kondu. Bir iki defa denize gagasını vurdu. Bunun üzerine Hızır:Ey Musa, senin ve benim ilmim Allah'ın ilminden ancak şu kuşun denize gagasını vurup aldığı su kadardır, dedi ve geminin tahtalarından bir kaçını söktü. Musa:
Bunlar bizi ücretsiz gemilerine aldılar sen buna karşılık gemilerini söküyorsun...Hızır:
- Sen benimle sabredemezsin, dayanamazsın demedim mi? dedi.
Musa birinci defa unutmuştu. Kıyıya çıktılar, yollarına devam ettiler. Arkadaşlarıyla oynayan bir çocuğun yanından geçerlerken Hızır o çocuğu öldürüverdi. Musa hemen:
- Bir suçsuz insanı öldürdün. Hızır:
- Ben sana benimle sabredemezsin demedim mi? dedi.
Devam ettiler. Sonunda bir yere geldiler. Yıkılmak üzere olan bir duvar kalıntısına rastgeldiler. Hızır duvarı onarmak için uğraştı ve o duvarı tamir etti. Musa:
- Bu boş işlerle ne uğraşıyorsun? deyince, Hızır:
- İşte artık yollarımız ayrılmalıdır, dedi.
Ve o zamana kadar olan garip işlerin anlamlarını anlatmaya başladı
- Önce gemi, denizde çalışan fakirlerindi. Gemiyi eski göstermek istedim. Çünkü sahilde bir zalim hükümdar var, güzel gemileri zorla alıyor. Çocuğu öldürdüm, çünkü anne ve babası müslümandı. O ise yoldan çıkacaktı, onları da yoldan çıkarmasın diye ölmesi daha hayırlı idi.
Duvara gelince, o duvar iki yetim çocuğun idi. Duvarın altında bir hazine var. Çocuklar büyüyünce defineyi bulacaklar ve Allah'ın rahmetini kazanacaklar.
Böylece Musa, bir kişinin Allah'ın ilmini anlamaya güç yetiremeyeceğini açık bir şekilde anlamıştı.
Ve her alimden üstün bir başka alim vardır.(bu ilim ilmi ledündür)
dün eczanaye gittim. eczacıya bana bi antibiyotik verirmisin dişim ağrıyor dedim. eczacı veremem yasak dedi neden dedim. yeni yasaya göre veremem dedi. dedimki ben otuz yıldır doktor ra gitmedim başım ağrırsa bi ağrı kesici dişim ağrırsa bi antibiyotik aldım içtim.askerken bile terlik istirati almak için bile cıkmadım arkadaşlarım kaytarmak için yapardı bunu hep. ve o anda hürriyetimin kısıtlanması beni çok üzdü. bugün de alkol yasağı.dini emir.ya yarın hangi yasakta sıra namaz da dini emir. oruç oruçta dini emir. şeriat şeriatta dini emir.kadınların örtünmesi örtünmekte dini emir. sırada hangi yasak var beyim.
bu yıl hortum olayları diğer yıllara göre daha fazlaymış. güneş olduğundan daha sıcak bu yıl güneş patlamaları sebebi ile . jet hava akımlarının sebebide dünyamızın dönüşü ve güneşin dünyamızı ıstması ile orantılı.
hartum la birlikte çok yoğun yağışta oluşur.hemde sıra dışı yoğunlukta yağışlar sel baskınlarını da beraberinde getirir. bunun nedenide.nemli sıcak hava çok soğuk hava ile karşılaştığında için deki nemi kusmak zorundadır aynı sudan çıkardığımız bi çamaşırı nasıl sıkarsak hava da soğuduğunda içindeki nemi sıkar adeta.
ben havada gerçekleşen hortum olayını suda oluşan girdaba benzetirim.suda girdap nasıl oluşur.durgun suyun derinliklerinde güçlü bi akıntı varsa suyun yüzeyinde girdap oluşur.bazan öyle güçlü bi girdap oluşurki tuhaf sesi bile çıkartır. müthiş hızlı döner girdaplar.hava dada bu girdapların benzerleri oluştuğunda hortum diyoruz.atmosferin yüksek katmanlarında güçlü rüzgarlar olduğunu biliyoruz. meterolajide jet hava akımları diyorlar çok güçlü rüzgarlar.ve eksi otuz derecelik soğuk rüzgarlar. yani suyun derinliklerinde güçlü akıntıların yerine yukarıda güçlü rüzgarların jet hava akımları alıyor.ve hava girdaplarını yani hortumları oluşturuyor.
çeşme hortumundan bahsetmicem tabi. büyük maddi ve can kayıplarına sebeb olan tuhaf doğa olayı ilgimi ceker benim. son yıllarda ülkemizdede gerçekleşen bu garip ve tehlikeli doğa olayının asıl görüldüğü bölgeler genellikle kuzey amerika kıtası.ve amerika birleşik devletlerinin düz arazileri olan bölgeler. son yıllarda türkiyedede görülmeye özelliklede akdeniz üzerinde görülüyor karaya yaklaştığında ortadan kayboluyor hortumlar düz ovalık bölgelerimiz özellikle ankara polatlı konya elazığı gibi düz ovası olan bölgelerde görülüyor dağlık arazilerde hortumun yapısı oluşsada etkili olmadan yapısı bozulup ortadan kalkıyorlar. .
ege ve marmarada deve semerine havut derler .
en büyük kalpazan
misal veriyorum bir yıl boyunca zeytin ağaçlarının bakımını yapar budar dibini sürer ilaç atar zeytinler olgunlaşınca toplar yağını çıkartırsınız.herşeyiyle tam bi emektir çıkan yağ. ama amarikalı bembeyaz kağıdı sokar matbağaya birazdan yemyeşil dolar çıkar matbağanın öbür tarafından o beyaz kağıt.o doları bastırır alır senin bir yıllık emeğini.bundan daha büyük kalpazanlık varmı yeryüzünde.
erkekler ağlamaz :))
Birgün Yüce Allah, Hz. Musa'ya:
- Kullarımdan bir kul iki denizin birleştiği yerdedir. O senden daha alimdir, buyurdu.
Hz. Musa:
- Ey Rabbim, ben onu nasıl bulacağım? diye sordu.
Allah kendisine şöyle buyurdu:
- Torbanın içinde bir balık taşı. Onu nerede kaybedersen orada Hızır'ı bulursun.
Böylece Hz. Musa bir arkadaşı ile Hızır'ı aramaya koyuldu. Beraberlerinde bir balık taşıyorlardı.
Bir kayanın yanına vardıklarında uykuya daldılar. O esnada balık canlanıp torbadan denize atlayıverdi.
Uyandıktan sonra denizin kıyısına vardıklarında bir elbiseye bürünmüş bir insan gördüler ki bu Hızır idi Musa ona selam verdi.
Hızır ona şöyle dedi:
- Senin memleketinde selam nerede vardır. Yani senin memleketinde huzur kalmamıştır.
Musa:Ben Musa'yım.İsrailoğullanndaki Musa mı?
Evet... Sana öğretilen ilimden bana öğretmek şartıyla sana uyayım mı? diye devam etti Musa.Hızır şöyle dedi:
- Doğrusu sen benim yanımda dayanamazsın.
Musa şu karşılığı verdi:
- İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın. Ben senin işlerine karışmayacağım.
Böylece deniz kıyısında yürümeye başladılar. Gemileri yoktu. Yanlarına bir gemi uğradığında binmek için konuşup anlaştılar.
Gemiciler Hızır'ı tanıyıp ikisini de ücretsiz olarak taşıdılar.
Bir kuş gelip geminin kenarına kondu. Bir iki defa denize gagasını vurdu. Bunun üzerine Hızır:Ey Musa, senin ve benim ilmim Allah'ın ilminden ancak şu kuşun denize gagasını vurup aldığı su kadardır, dedi ve geminin tahtalarından bir kaçını söktü. Musa:
Bunlar bizi ücretsiz gemilerine aldılar sen buna karşılık gemilerini söküyorsun...Hızır:
- Sen benimle sabredemezsin, dayanamazsın demedim mi? dedi.
Musa birinci defa unutmuştu. Kıyıya çıktılar, yollarına devam ettiler. Arkadaşlarıyla oynayan bir çocuğun yanından geçerlerken Hızır o çocuğu öldürüverdi. Musa hemen:
- Bir suçsuz insanı öldürdün.
Hızır:
- Ben sana benimle sabredemezsin demedim
mi? dedi.
Devam ettiler. Sonunda bir yere geldiler. Yıkılmak üzere olan bir duvar kalıntısına rastgeldiler. Hızır duvarı onarmak için uğraştı ve o duvarı tamir etti. Musa:
- Bu boş işlerle ne uğraşıyorsun? deyince, Hızır:
- İşte artık yollarımız ayrılmalıdır, dedi.
Ve o zamana kadar olan garip işlerin anlamlarını anlatmaya başladı
- Önce gemi, denizde çalışan fakirlerindi. Gemiyi eski göstermek istedim. Çünkü sahilde bir zalim hükümdar var, güzel gemileri zorla alıyor. Çocuğu öldürdüm, çünkü anne ve babası müslümandı. O ise yoldan çıkacaktı, onları da yoldan çıkarmasın diye ölmesi daha hayırlı idi.
Duvara gelince, o duvar iki yetim çocuğun idi. Duvarın altında bir hazine var. Çocuklar büyüyünce defineyi bulacaklar ve Allah'ın rahmetini kazanacaklar.
Böylece Musa, bir kişinin Allah'ın ilmini anlamaya güç yetiremeyeceğini açık bir şekilde anlamıştı.
Ve her alimden üstün bir başka alim vardır.(bu ilim ilmi ledündür)
alıntıdır
aklımızın sırlarına açılan kapı.
dün eczanaye gittim. eczacıya bana bi antibiyotik verirmisin dişim ağrıyor dedim. eczacı veremem yasak dedi neden dedim. yeni yasaya göre veremem dedi. dedimki ben otuz yıldır doktor ra gitmedim başım ağrırsa bi ağrı kesici dişim ağrırsa bi antibiyotik aldım içtim.askerken bile terlik istirati almak için bile cıkmadım arkadaşlarım kaytarmak için yapardı bunu hep. ve o anda hürriyetimin kısıtlanması beni çok üzdü.
bugün de alkol yasağı.dini emir.ya yarın hangi yasakta sıra namaz da dini emir. oruç oruçta dini emir. şeriat şeriatta dini emir.kadınların örtünmesi örtünmekte dini emir.
sırada hangi yasak var beyim.
bu yıl hortum olayları diğer yıllara göre daha fazlaymış. güneş olduğundan daha sıcak bu yıl güneş patlamaları sebebi ile . jet hava akımlarının sebebide dünyamızın dönüşü ve güneşin dünyamızı ıstması ile orantılı.
hartum la birlikte çok yoğun yağışta oluşur.hemde sıra dışı yoğunlukta yağışlar sel baskınlarını da beraberinde getirir.
bunun nedenide.nemli sıcak hava çok soğuk hava ile karşılaştığında için deki nemi kusmak zorundadır aynı sudan çıkardığımız bi çamaşırı nasıl sıkarsak hava da soğuduğunda içindeki nemi sıkar adeta.
ben havada gerçekleşen hortum olayını suda oluşan girdaba benzetirim.suda girdap nasıl oluşur.durgun suyun derinliklerinde güçlü bi akıntı varsa suyun yüzeyinde girdap oluşur.bazan öyle güçlü bi girdap oluşurki tuhaf sesi bile çıkartır. müthiş hızlı döner girdaplar.hava dada bu girdapların benzerleri oluştuğunda hortum diyoruz.atmosferin yüksek katmanlarında güçlü rüzgarlar olduğunu biliyoruz. meterolajide jet hava akımları diyorlar çok güçlü rüzgarlar.ve eksi otuz derecelik soğuk rüzgarlar. yani suyun derinliklerinde güçlü akıntıların yerine yukarıda güçlü rüzgarların jet hava akımları alıyor.ve hava girdaplarını yani hortumları oluşturuyor.
çeşme hortumundan bahsetmicem tabi.
büyük maddi ve can kayıplarına sebeb olan tuhaf doğa olayı ilgimi ceker benim.
son yıllarda ülkemizdede gerçekleşen bu garip ve tehlikeli doğa olayının asıl görüldüğü bölgeler genellikle kuzey amerika kıtası.ve amerika birleşik devletlerinin düz arazileri olan bölgeler. son yıllarda türkiyedede görülmeye özelliklede akdeniz üzerinde görülüyor karaya yaklaştığında ortadan kayboluyor hortumlar düz ovalık bölgelerimiz özellikle ankara polatlı konya elazığı gibi düz ovası olan bölgelerde görülüyor dağlık arazilerde hortumun yapısı oluşsada etkili olmadan yapısı bozulup ortadan kalkıyorlar.
.