Özlemek ne zor şeymiş böyle... Bir kokuya hasret kalmak... Sabah onunla uyanıp akşam o varmış gibi uyumak ne zormuş... Gidenlerin yerini, gelenlerin doldurması ne zormuş... Bir kişiye hayatım diyebilmek, ama onun hayatı olamamak ne zormuş... Bir kişinin yanında, son nefesini vermeyi istemek ne zormuş... Bunların olmayacağını bilip, yaşamaya çalışmak ne zormuş... Aşkta şansını onla kaybedip, bir daha sevemeyeceğini bilip kendini avutmak ne zormuş... Sevmenin sadece acı olduğunu bilip, her sabah kendine uyanmayı isteyip ona uyanmak ne zormuş... Onun gözleri başkasının gözlerinde boğulurken, gözlerin yollarda beklemek ne zormuş... Ne zormuş sevmek... Ne zormuş aşk
(aşığım) dedim canın çok yanar dediler... (seviyorum) dedim çok ağlarsın dediler... (özlüyorum) dedim daha çok beklersin dediler... (yaralıyım) dedim kapanmaz o yara dediler... (sevdalıyım) dedim vay haline keşke ölseydin daha iyiydi dediler.
İki kelime, iki isim.. Yarısı 'SEN'sin yarısı 'BEN'im.. İzleri avuçlarımda kalmış el yazımda gizlisin... Vazgeçilmezim.. Özlediğim.. Doyamadığımsın... Zihnimi esir eden... Aklımı bulandıranımsın... Saniye saniye yok oluşumda... Gelmek bilmeyen zamanımsın... Gelmeyeceğine inat bekleyişim, hep sende kalışım, sabahı zor edişim, akşamın hüznüne sarılışımsın.. Mümkün olmayan kaderi kabullenemeyişi msin... Bir gül, bir kor ve bir kül olan yangınımsın... Yokluğunla yok varlığınla var oluşumsun... Ateşi canımı yakan aşkın sahibi; Bilesin SEN BENİM HEP SOL YANIMDASIN...
Ben Ölseydim O Belki Ağlardı.. Ama O Ağlasaydı; 'Ben ölürdüm
Seni Özlemek Nasıl Bir Borçsa Artık, Özle Özle Bitmiyor.
Kalp ritmimi değiştiren biri var, onu seviyorum.
' Eve gidince haber ver ' cümlesini diyen biri varsa
hayatınızda, onu asla kaybetmeyin.
Özlemek ne zor şeymiş
böyle... Bir kokuya hasret
kalmak... Sabah onunla
uyanıp akşam o varmış gibi
uyumak ne zormuş...
Gidenlerin yerini, gelenlerin
doldurması ne zormuş... Bir
kişiye hayatım diyebilmek,
ama onun hayatı olamamak
ne zormuş... Bir kişinin
yanında, son nefesini vermeyi
istemek ne zormuş... Bunların
olmayacağını bilip, yaşamaya
çalışmak ne zormuş... Aşkta
şansını onla kaybedip, bir
daha sevemeyeceğini bilip
kendini avutmak ne zormuş...
Sevmenin sadece acı
olduğunu bilip, her sabah
kendine uyanmayı isteyip ona
uyanmak ne zormuş... Onun
gözleri başkasının gözlerinde
boğulurken, gözlerin yollarda
beklemek ne zormuş...
Ne zormuş sevmek...
Ne zormuş aşk
(aşığım) dedim canın çok yanar dediler...
(seviyorum) dedim çok ağlarsın dediler...
(özlüyorum) dedim daha çok beklersin dediler...
(yaralıyım) dedim kapanmaz o yara dediler...
(sevdalıyım) dedim vay haline keşke ölseydin daha iyiydi dediler.
İki kelime, iki isim.. Yarısı
'SEN'sin yarısı 'BEN'im..
İzleri avuçlarımda kalmış el
yazımda gizlisin...
Vazgeçilmezim..
Özlediğim..
Doyamadığımsın...
Zihnimi esir eden...
Aklımı bulandıranımsın...
Saniye saniye yok oluşumda...
Gelmek bilmeyen
zamanımsın... Gelmeyeceğine
inat bekleyişim, hep sende
kalışım, sabahı zor edişim,
akşamın hüznüne sarılışımsın..
Mümkün olmayan kaderi
kabullenemeyişi msin... Bir
gül, bir kor ve bir kül olan
yangınımsın... Yokluğunla yok
varlığınla var oluşumsun...
Ateşi canımı yakan aşkın
sahibi;
Bilesin SEN BENİM HEP SOL
YANIMDASIN...
GÖNÜL;
Han değil, Dergahtır!
Paldır küldür girip çıkılmaz Günahtır.!
Evine haciz gelmiş çocuklar gibi çok koydu götürdüklerin...
Hiç değilse gülüşümü bıraksaydın o bana ana yadigarıydı...
İnsanın en büyük hatası, sevmek değil. Sevmeyi bilmeyen birinden sevilmeyi beklemektir...