Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Selin Sonsuz
Selin Sonsuz

PRİMUM NON NOCERE....

  • aşık olmak25.08.2006 - 00:32

    tabii ki..salaklık...:=))

  • ben25.08.2006 - 00:05

    Dostum…
    şaşırtmasın,
    uğratmasın hayal kırıklığına sözlerim
    cehennemin olurum yasak aşklarında
    cennetin olurum aşka susamışlığında
    ben çelişkilerin kadınıyım...

    sürmeli bakar dünyaya gözlerim
    kurşun gibi deler geçer sözlerim
    bozgunların, yenilgilerin
    ve hezimetlerin kadınıyım
    gün batımlarıyla oynaşır yatarım
    gece yarısında uyanır
    gitar ritmlerine raks ederek kalkarım...

    dalmayı hiç deneme sakın
    böyle bir kadının okyanusuna
    henüz uzanırken onun kıyılarına
    ve demir atarken limanlarına
    başlamadan biter tüm yolculuklarım...

    kırılmasın düşlerin
    çelişkili düşüncelerimden
    çünkü ben yüzeyselim, derinliğim oldukça şefkatli
    aynı zamanda esen rüzgarım
    ve yerden yere vuran boranım...

    kendine aşık bir kadınım
    hem erkeksi hem dişiyim
    dünyanın tüm kadınlarıyım
    melek kadar temiz
    şeytan kadar kötüyüm ben...

    ben bir çocuğum
    kendi içinde işkence görmüş bir kadınım
    inatçılık ve yaramazlık
    dişi dünyamdaki çocuğun yankıları
    ve
    benim yüzümdür
    bileziklerim, aynalarım
    söylediğim mahremlerim
    ve sırlarımdır...

    her yaşta mücadele veren kadınlar gibi
    yastığıma baş koyan kadınım
    rüya görürüm, düşlerim bazen
    ilahiler mırıldanır, dualar okurum
    şarkılar söylerim kimi zaman
    gülümserim bilinmeyenlere içimdeki kadınla
    onun beklediği ve hiç başlamayan yolculuğunda...

    işte böyle inatçı bir kadın bu
    hoşlanır oyuncak bebeğime bağırmaktan
    sınırlarımı zorlamaktan
    gözlerimin rengine alaylı gülmekten
    ve zaferini tüm dünyaya haykırmaktan...

    Dostum...
    her an, her zaman
    seni özleyen, seni arzulayan
    hasretini çeken
    düşlerinde seninle saraylar inşa eden
    bir an seninle
    öteki an sana karşı duran
    günlere ve kaderine meydan okuyan
    bu kadında ne bulursun ki
    ümitsiz ve imkansız bir aşk olur
    henüz başlamadan....

    bu kadın ki,
    sana en güzel giysileri giydirir
    gücünü Samson’dan alarak
    siyah saçlarını tıraş edip tarayarak
    sana gizemler, sırlar getirir
    yenilgiye uğramış, zafer kazanmış
    elinde bir püro ve
    peçelerle örtülmüş
    hem kötü tercihlerini
    ve yanlış seçimlerini
    sana anlatabilecek kadar cesur kalmış...

    şarkılar söyleyip yuhalanınca
    tereddüt etmeye bile zaman bulamadan
    kaçacaksın biliyorum!
    kendine çekip
    kalbini çalan bu kadından

    çelişkilerle dolu bir kadınım ben
    evet!
    aynı anda
    ateş ve buzla oynayan
    etrafı güneşle sarılmış bir kadın
    avuçlarında mehtap açan
    yıldızları tutan
    ...bir kadın...

    Dostum...
    şaşırtmasın sözlerim seni
    giyinen ve soyunan
    bir kadından daha ihtişamlı
    başka bir şey olamaz
    böyle bir kadına
    dünya gelse karşı duramaz
    ve şaşırmaktan kendini alamaz...

    Ve Sen...
    hep çamur ve kerpiçten bir adam olarak kalacaksın
    sözlerimin peşinden koşacaksın
    ve seni her teslim alışımın ardından
    şaşacaksın her an
    şaşıracaksın her zaman
    evet şaşacak... ve şaşıracaksın...

    her yağışımın ardından eriyecek
    ve her esintimden sonra yıkılacaksın...

    Abir Zaki/Woman of Contradiction
    Çeviri: Muammer Çelik

  • aşk24.08.2006 - 23:50

    Okyanusun med cezirinden arta kalan dalgalar çekilirken...
    Ruhumdaki sonsuz huzursuzlukla başbaşa bırakıyordu beni...

    Tarihin tekerrürlerini yaşamaktaki bıkkınlığım...
    Artık yeni yaşamların yüzüne kapatıyordu kapılarını umarsızca....

    Bense gitmek zorunda olduğum gelecek yolunda...
    Günahkar bir adem olarak yürümeye devam ediyordum...

    Gözlerimdeki ışıltıları öldürdüler anne...
    Maktulse....yıldızlı bir yaz gecesi....

    Eternalflame

  • aşk24.08.2006 - 23:48

    ^^Gel dedim...Buyuramadın...
    Anladım kalabalık başın...
    Anladım aşklara kapattın kalbini...

    Ama yaşanacak mavi günleri var ömrünün...
    Mavi sözlerim var...sana sakladığım...

    Elimi sana her uzatışımda...
    Sana tam dokunacakken..bir serap oluyorsun...

    O şevkat dolu sinende...bir aşklık yer var mı? .....^^....diye sordu...

    O kadar zordu ki cevap vermek..
    Ben ki en zor sınavda bile terlememiştim bugüne dek.....

    En zor cevapla karşılık vermek zorundaydım...acı vermemek ve acı çekmemek için...

    Sessizliğin sesiyle....

    Eternalflame

  • sen24.08.2006 - 23:47

    Sen
    Vaktinden çok sonra gelen...Sevdalı bir yağmur gibisin..Çisil çisil gözlerimden......

    Sen
    Çıldırmış şairlerin...Titreyen mısralarında...Bahsettiği o perisin..

    Pencereler önünde çürürken...Senden kalan çiçekler
    Hayalin gözlerimin önünde...Bize ağlıyorum.......

    Pencereler önünde çürürken...O güzelim yıllarım
    Hayalin gözlerimin önünde....Bize ağlıyorum...

    Güneş doğduğunda başka bir şehrin sabahında olacağım
    Her insanın bir öyküsü vardır ya...Benimki de böyle işte.....
    Bu sabah pencereden bak....Bu koca şehri sana bıraktım

    Başka bir şehrin sabahından....Başka bir dilde...

    Elveda....

  • kalabalık yalnızlıklar24.08.2006 - 23:44

    -^^Nasılsın...iyi misin? ^^...diye sordu..

    -^^Kendinden kaçmaktan yorgun düşmüş...sisler içindeki ürkek bir tavşandan farksız^^...diye cevap verdim...

    -^^Nasıl yani? ^^..dedi..

    -^^Kötü hissettiğin bir anda...bana bunu sen söylemiştin...şimdi tam da o mooddayım^^...dedim...

    -^^Ne güzel demişim^^...dedi...ukalalıktan uzak tatlı bir edayla...^^Ama sen öyle olma...kalbinin sıcaklığı ile bütün buzdağlarını eriten yorulmaz bir albatros olmak yakışır sana^^....dedi...

    -^^Mum sadece etrafını aydınlatırmış....kendine faydası yokmuş^^...diyesim geldi.....

    Dudaklarıma takılı kaldı kelimeler....Diyemedim....

    Flame

  • saat24.08.2006 - 23:41

    Saat dört yoksun
    Saat beş, yok
    Altı, yedi, ertesi gün
    Daha ertesi

    Kitap okurum
    İçinde sen varsın

    Şarkı dinlerim
    İçinde sen

    Oturdum ekmeğimi yerim
    Karşımda sen oturursun

    Çalışırım,
    Karşımda sen

    En güzel deniz,
    Henüz gidilmemiş olandır
    En güzel çocuk
    Henüz büyümedi
    En güzel günlerimiz
    Henüz yaşamadıklarımız
    Ve sana söylemek istediğim
    En güzel söz
    Henüz söylememiş olduğum sözdür

    ^^O şimdi ne yapıyor?
    Şu anda şimdi, şimdi, şimdi

    Evde mi, sokakta mı?
    Çalışıyor mu, uzanmış mı, ayakta mı?

    Kolunu kaldırmış olabilir mi, hey gülüm
    Beyaz kalın bileğini nasıl da çırçıplak eder bu hareketi

    O şimdi ne yapıyor
    Şu anda şimdi, şimdi, şimdi

    Belki dizinde bir kedi yavrusu var, okşuyor
    Belki de yürüyordur, adımını atmak üzeredir
    Her kara günümde onu bana
    Tıpış tıpış getiren sevgili
    Canımın içi ayaklar

    Ve ne düşünüyor, beni mi?
    Yoksa ne bileyim
    Fasulyenin neden
    Bir türlü pişmediğini mi?

    Yahut insanların çoğunun neden böyle
    Bedbaht olduğunu mu?

    O şimdi ne düşünüyor
    Şu anda şimdi, şimdi ^^

    Saat dört yoksun
    Saat beş, yok
    Altı, yedi, ertesi gün
    Daha ertesi...

    Ve belki kimbilir...

  • yüreğim24.08.2006 - 23:38

    Yüreğimin büklümleri hep birbirine yapışmaya çalışırlar; ben de yüreğimi açmak için büklümleri hep yeniden çekip koparmak zorunda kalırım.

    Wittgenstein

  • antoloji.com24.08.2006 - 23:37

    nefes alan bir varlıktır..
    arada oksijenle suni teneffüs yaptırmak gerekir...

  • çılgınlık24.08.2006 - 23:32

    ilginç bir enstantane..
    bir beyefendiyle tanıştım
    saçları benden uzun..sarı...ve kıvırcıktı...(benimkilerin belime uzandığını varsayarsak saçların uzunluğunu siz düşünün artık)
    eski bir gazeteci yazar olan ve asrın don kişotu olan bu ağbimizi bütün çevreci ve savaş karşıtı faaliyetlerde gazetetlerde her gün bizzat görmek mümkün...
    ismi lazım değil..saygı...sevgi ve desteğimiz büyüktür kendisine.....
    sohbet muhabbet ettik biraz....

    ıraka canlı bomba olarak gitmek yanında birçok savaş karşıtı ve çevreci faaliyete öncülük etmiş...artı istanbuldaki ilk kadın bienalinin yapıtaşı ve fikir babalığını yapmış.....
    helal dedim içimden...
    ne çılgın insanlar var şu dünyada...
    neler duyup bir yaşımıza daha giricez bilmem...

    neyse laf kalabalığı arasında sadedleri unutma gibi huylarım vardır...
    bir türlü gelemem o meşhur sadede..

    geliyorum...

    karışıklık iyidir hoştur da..
    dozunda güzeldir...

    ben de çılgın ve deli biriyim kendimce..
    ama dağ taş ve bayırları bakü-tiflis-ceyhan boru hattı boyunca envanter çalışması yapmak için yürüyerek araştırma gibi lüküs(!) çılgınlıklarım yoktur...

    çok deliliğe müsait-boş-uygun olmak iyi değil...:=)))
    tadında bırakmak lazım...