Başımı yere eğme benim, Mazlum yerine koyma… Allı pullu düşlerim vardı oysa. Bir hayat böyle tersine dönmez, Bir yiğit böyle harcanmaz! Dağlara taşlara bağırasım geliyor, İçim yanıyor içim, bildiğin gibi değil…
Bir kuş oldun gökyüzünde, uçamadın sen Nehir oldun, ırmak oldun, taşamadın sen Çocuk oldun sokaklarda, oynamadın sen Doğdun da büyüdün ama yaşamadın sen…
Diyecekler ki arkamdan Ben öldükten sonra O, yalnız şiir yazardı Ve yağmurlu gecelerde Elleri cebinde gezerdi Yazık diyecek Hatıra defterimi okuyan Ne talihsiz adammış İmanı gevremiş parasızlıktan
… Sonra öğrendik ki dünya yuvarlak,kaldık Sen bağıra bağıra ağlardın ben susardım Sen duvarları yumruklardın duvarlarında ellerinin izleri kan içinde Ben içime içime oyardım kendimi Sen çimenlere yatıp uyuyakalırdın Ben banklara tünemiş uykusuz Sen ot içerdin duman kusardın geceye Ben tek sigaralık ciğerimle öksürüklerde Sen aşka inanmazdın sen inanmazdın Ben maviye inanırdım Boynumdaki yorgun damarların mavisine Beyaz dalgaları omuzlayan deniz mavisine Denizin bittiği yerde başlayan göğün mavisine inanırdım Bi de ensemde ki dövmeye inanırdım Kuş Ölür Sen Uçuşu Hatırla
Önde zeytin ağaçları arkasında yar Sene 1946 Mevsim Sonbahar Önde zeytin ağaçları neyleyim neyleyim Dalları neyleyim. Yar yollarına dökülmedik dilleri neyleyim. Yar yar!..Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar Değirmen misali döner başım Sevda değil bu bir hışım Gel gör beni darmadağın Tel tel çözülüp kalmışım. Yar yar Canımın çekirdeğinde diken Gözümün bebeğinde sitem var BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU
Hüzün, ellerindir şimdi, gözlerindir..
Hüzün, acıyla b/akan çocuk yüzleridir...
Bahadır Sağlam/Kır Papatyası
'Kül olur kalbinde ki zamanla....
Yana yana yana yana...'
Başımı yere eğme benim,
Mazlum yerine koyma…
Allı pullu düşlerim vardı oysa.
Bir hayat böyle tersine dönmez,
Bir yiğit böyle harcanmaz!
Dağlara taşlara bağırasım geliyor,
İçim yanıyor içim, bildiğin gibi değil…
Ben yar kendimi bildim bileli
Bir sana aşık sana deli
Seninle açtım bu gözleri
Seninle kaparim ancak...........
Onu dinliyorum, kendimi dinliyorum... İçsel ve aşkın durumlardayım.
Bazen tam "kafamı dinliyorum" diyecekken öyle bir gürültü ile kalbimi attırıyorsun ki, ruhum senden başka bir sesi duymuyor.
beklenenler bir gün gelsin...senede değil ömürde bir gün de olsa
Bir kuş oldun gökyüzünde, uçamadın sen
Nehir oldun, ırmak oldun, taşamadın sen
Çocuk oldun sokaklarda, oynamadın sen
Doğdun da büyüdün ama yaşamadın sen…
Diyecekler ki arkamdan
Ben öldükten sonra
O, yalnız şiir yazardı
Ve yağmurlu gecelerde
Elleri cebinde gezerdi
Yazık diyecek
Hatıra defterimi okuyan
Ne talihsiz adammış
İmanı gevremiş parasızlıktan
Muzaffer Tayyip Uzlu
…
Sonra öğrendik ki dünya yuvarlak,kaldık
Sen bağıra bağıra ağlardın ben susardım
Sen duvarları yumruklardın
duvarlarında ellerinin izleri kan içinde
Ben içime içime oyardım kendimi
Sen çimenlere yatıp uyuyakalırdın
Ben banklara tünemiş uykusuz
Sen ot içerdin duman kusardın geceye
Ben tek sigaralık ciğerimle öksürüklerde
Sen aşka inanmazdın sen inanmazdın
Ben maviye inanırdım
Boynumdaki yorgun damarların mavisine
Beyaz dalgaları omuzlayan deniz mavisine
Denizin bittiği yerde başlayan
göğün mavisine inanırdım
Bi de ensemde ki dövmeye inanırdım
Kuş Ölür Sen Uçuşu Hatırla
Füruğ Ferruhzad
Önde zeytin ağaçları arkasında yar
Sene 1946
Mevsim
Sonbahar
Önde zeytin ağaçları neyleyim neyleyim
Dalları neyleyim.
Yar yollarına dökülmedik dilleri neyleyim.
Yar yar!..Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar
Değirmen misali döner başım
Sevda değil bu bir hışım
Gel gör beni darmadağın
Tel tel çözülüp kalmışım.
Yar yar
Canımın çekirdeğinde diken
Gözümün bebeğinde sitem var
BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU
Bu şarkıyı geçenlerde radyo istasyonları arasında gezinirken buldum.
Hüzünlü bir şarkı ama melodisi hoşuma gitti.