'Barış demiştir ve güvercin tıkmışlardır boğazına, bu yüzden edep kural tanımaz Anadolu dervişi, Bu yüzden kimi zaman zordur ayırmak, Üstünü başını yırtmış ağıtlardan şiiri...'
'Öyle derin ki,gözlerinin içmeye eğilince, Yansıdığını gördüm orada tüm güneşlerin, Oraya sığınışını bütün ümitsizlerin, Öyle derin ki belleğim kayboldu içinde.
Bir şiir bir geceye değer, Bir şiir bir uykuya değer, Bir şiir bir uyanmaya değer, Bir şiir bir sigaraya değer, Bir şiir bir rakıya değer, Bir şiir bir şarkıya değer, Bir şiir bir türküye değer, Bir şiir bir ağrıya değer, Diye-diye.. Meğer.
'Bütün insanları dostun bil Kardeşin bil kızım Sevincin ürünüdür insan Nefretin değil kızım Zulmün önünde dimdik tut Onurunu Sevginin önünde eğil kızım.
“Kapılar tutulmuş neylersin Neylersin içeride kalmışız Yollar kesilmiş neylersin Şehir yenilmiş neylersin Açlıktır başlamış Elde silah kalmamış neylersin Neylersin karanlık da bastırmış Sevişmezsin de neylersin.”
Şiir duyguların çizdiği resmin eller yoluyla kağıda aktarılmasıdır :)
Ve sen vardın o an karşımda, İnce bembeyaz saflığınla, Her çiçek bana seni hatırlatıyor kokladığımda, Sana seni sevdiğimi söyleyemedim ya, Şimdi bağırıyorum... Güneşin yetmedi kaderimin kara bulutlarını dağıtmaya...
Başım top mu? Gelen bir kez vuru be! Elim atsam neye, birden kuru be! Eğer alçaklarınsa kahpe dünya, Gider Taher, bir özge yer bulur be! ................................(Baba Taher)
Saraylar saltanatlar çöker Kan susar bir gün Zulüm biter Menekşelerde açılır üstümüzde Leylaklar da güler Bu günlerden geriye Bir yarına gidenler kalır Bir de yarın için direnenler.
Nedir de kimse kalmamı anlaşılan, Kaç gündür ne arayan var nede soran. Terimlere yorum yapanlarda terk etmiş gitmiş, Ne yorum yazan var nede hal hatır soran. .......................................(Nusret ORHAN)
Yalancı dünyâya aldanma yâ hû, Bu dernek dağılır dîvân eğlenmez. İki kapılı bir virânedir bu, Bunda konan göçer, konuk eğlenmez. Bakma bunun karasına ağına, Gönül verme bostanına bağına, Benzer hemân çocuk oyuncağına, Burda aklı olan insan eğlenmez. Vârını îsâr et Mevlâ yoluna, Bunda ne eylersen anda buluna, Bir gün sefer düşer berzah iline, Otağı kalkacak Sultan eğlenmez. Sen ey gâfil ne sandın rûzigârı, Durur mu anladın leyl-ü-nehârı, Yükün yeynildigör evvelden bârı, Yoksa yolcu gider kervan eğlenmez. Doğrusuna gidegör bu yolların Geçegör sarpını yüce bellerin, Dünyâ zindânıdır mümin kulların, Zindanda olan kul kolay eğlenmez. Ömür tamam olup defter dürülür, Sırat köprüsü ve mîzân kurulur, Hakkın dergâhında elbet durulur, Buyruğu tutulur fermân eğlenmez. Hüdâyî n'oldu bu kadar peygamber, Ebû Bekr u Ömer, Osman u Haydar, Hani Habîbullah Sıddîk-ı Ekber, Bunda gelen gider bir cân eğlenmez. Aziz Mahmud Hüdayi Hz
SENİNLE NİKÂHLIYIM ŞİİR Bu ömrü bana Allah, kelam yazmaya verdi. Derledi toparladı, gül bahçesine serdi. Fîgân arş’ı âlâda, inim inim inledi; Yüreğime nikâhlı, perçinlidir dizeler…
Gözümden akıtırsın şırıl şırıl yaşları, Feda eder boğarsın, teni gözü kaşları. Uğruna ağartırsın, başımdaki saçları; Dizelerle nikâhlı, tasdikli ömür gülüm...
Gecelerim, sabahım, gündüzlerim kelamla. Serzenişle gülerim, ağlaşırım ruhumla. Ah gönül ne yapayım, senin ben bu halınla; Dedim ya nikâhlımdır, şırıl şırıl dizeler... Rifat KAYA
Kalbimi hoplatan da ne? Nedir beni dışarı çeken? Çevirip de sıkarak Evden itip yuvadan eden? Aynı ta oradaki bulut Kayalardan sıvışır gibi! Göç etmek istiyorum Varmak ve kalmak bengi!
Aha salkıyor kargalar Dostane uçuşlarıyla; Karışıyorum aralarına Ve takılıyorum alaya. Ve dağları taşları Beraber kanatlıyoruz. Oysa aşağıda bulunuyor, Arıyorum onu sonsuz.
Şimdi gelirken değiştiriyor; Bense acele etmekteyim, Kuş gibi öterken, Çalımsı ormana ermeliyim. O bekledi ve dinledi Ve gülümsedi kendine: 'Nede çok tatlı öter ya Ki sadece sade bana.'
Batarken Güneş Altınlıyor tepeleri; Anımsayan Güzel, Bırakıyor geçeni, Çınarın kıyısında salınıyor Çayırlardan ileri, Ve gitgide kararıyor Dolanıyor Tanyeri.
Birden uyanıyorum Nurla, Parlayan bir Yıldızım. 'Ne ışıldar yukarda, Çok yakın ufuklarda? ' Ve sende hayretle O yananı gördüysen: Bakarsın kaymışımdır ayaklarına, Yalnızca kapanmış, umutluyumdur!
Şiir öylesine ayrı, öylesine apayrı bir dildir ki başka herhangi bir dile çevrilemez hatta yazılmış olduğu kendi diline bile
Jean Cocteau
'Barış demiştir ve güvercin tıkmışlardır boğazına,
bu yüzden edep kural tanımaz Anadolu dervişi,
Bu yüzden kimi zaman zordur ayırmak,
Üstünü başını yırtmış ağıtlardan şiiri...'
Cemal Süreya
'Ve karanlıklar senaryosunu
parçaladığımızda
Bütün şarkılar kendi dilinde
şu nakarat dillenir
Bütün halklar kardeştir.
Bekir Kilerci
'Öyle derin ki,gözlerinin içmeye eğilince,
Yansıdığını gördüm orada tüm güneşlerin,
Oraya sığınışını bütün ümitsizlerin,
Öyle derin ki belleğim kayboldu içinde.
'Elsa'nın gözleri.(Louse Aragon)
Bir sevda
ve yaşam mcadelesi
Yorgun.
Aylar ve yılların
Teri.
Uzadıkça,
Gecenin rengine
Çalan
Ansızın
Sevdan
Ve bilnmezlerin
edası
sır olur
Ansızın...
Fikret Mualla
İncecikti,
Gül dalıydı,
Dokunsam kırılacaktı.
Dokunmadım,
Kurudu.
Hasan Hüseyin Korkmazgil.
'Vurulsam kaybolsam derim
Çırılçıplak bir kavgada
Erkekçe olsun isterim
Dostlukta,düşmanlıl da'
A.Arif
Bir şiir bir geceye değer,
Bir şiir bir uykuya değer,
Bir şiir bir uyanmaya değer,
Bir şiir bir sigaraya değer,
Bir şiir bir rakıya değer,
Bir şiir bir şarkıya değer,
Bir şiir bir türküye değer,
Bir şiir bir ağrıya değer,
Diye-diye..
Meğer.
Ö. Asaf
'Bütün insanları dostun bil
Kardeşin bil kızım
Sevincin ürünüdür insan
Nefretin değil kızım
Zulmün önünde dimdik tut
Onurunu
Sevginin önünde eğil kızım.
A.B
“Kapılar tutulmuş neylersin
Neylersin içeride kalmışız
Yollar kesilmiş neylersin
Şehir yenilmiş neylersin
Açlıktır başlamış
Elde silah kalmamış neylersin
Neylersin karanlık da bastırmış
Sevişmezsin de neylersin.”
Aşk ve hürriyet şairi,
Paul Eluard
ÇOCUKLAR BAKIYORLAR
Çocuklar bakıyorlar,gözlerinde mavilik,
Bize bakıyor çocuklar,bir deri bir kemik.
Çocuklar tutamıyorlar ellerinde oyuncakları,
Çocuklar koşmaz olmuş bacakları.
Benizleri sapsarı,hasta,
Çocuklar bedbaht bu yaşta.
Kim getirip koymuş onlarıı yanımıza,
Bakıyorlar çizgi çizgi anlımıza.(Ziya Osman Saba 1948)
Şiir duyguların çizdiği resmin eller yoluyla kağıda aktarılmasıdır :)
Ve sen vardın o an karşımda,
İnce bembeyaz saflığınla,
Her çiçek bana seni hatırlatıyor kokladığımda,
Sana seni sevdiğimi söyleyemedim ya,
Şimdi bağırıyorum...
Güneşin yetmedi kaderimin kara bulutlarını dağıtmaya...
Kelimenin turkuaz ağzı..
yani gözleri..
Şiir duygu yoğunluğu ve ruh inceliğidir.
Gözlerin Bir Atom
icim hala Hirosima!
unutamam yillar gecse de
ettiklerine tanik cok
bir bakisinla icime attigin atoma...(y.i)
Başım top mu? Gelen bir kez vuru be!
Elim atsam neye, birden kuru be!
Eğer alçaklarınsa kahpe dünya,
Gider Taher, bir özge yer bulur be!
................................(Baba Taher)
İnsancıklar
Avuç içi kadar yüreğiniz,
Türlü türlü işleriniz,
Şanımız,şerefimiz var,
Sizler bana,ben sizlere acıyorum insancıklar!
Hanınız,apartmanınız,kulunuz,uşaklarınız,
Ufacık tabutlarınız var,
Ben sizlere acıyorum insancıklar!
Fethi giray
GÜVERCİN
Güvercin
Pencerede kopan alkış.
Melih Cevdet Anday
ALTRO
Şarkı söylüyormuşum
Sokaklarda,
Görmüşler.
Yere yere bakıyormuşum
Yürürken,
Duymuşlar.
Sonrasını kendileri uydurmuşlar.
Özdemir Asaf.
Sen ve ben,
sıfıra sıfır,
elde var sıfır.
Gazel dökümü zamanı gelmişse
Ömrü hayatın
Varsın her nefes de harap olsun
Ömür boyu hayatım.
Saraylar saltanatlar çöker
Kan susar bir gün
Zulüm biter
Menekşelerde açılır üstümüzde
Leylaklar da güler
Bu günlerden geriye
Bir yarına gidenler kalır
Bir de yarın için direnenler.
Adnan Yücel
Nedir de kimse kalmamı anlaşılan,
Kaç gündür ne arayan var nede soran.
Terimlere yorum yapanlarda terk etmiş gitmiş,
Ne yorum yazan var nede hal hatır soran.
.......................................(Nusret ORHAN)
Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?
Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!
Nûr istiyoruz... Sen bize yangın veriyorsun!
...................
Eyvâh! Beş on kâfirin îmanına kandık;
Bir uykuya daldık ki: cehennemde uyandık!
m.akif ersoy
Sevdi aldattı beni
Güldü ağlattı beni,
Gittim kölesi oldum,
Götürdü sattı beni.
Yalancı dünyâya aldanma yâ hû,
Bu dernek dağılır dîvân eğlenmez.
İki kapılı bir virânedir bu,
Bunda konan göçer, konuk eğlenmez.
Bakma bunun karasına ağına,
Gönül verme bostanına bağına,
Benzer hemân çocuk oyuncağına,
Burda aklı olan insan eğlenmez.
Vârını îsâr et Mevlâ yoluna,
Bunda ne eylersen anda buluna,
Bir gün sefer düşer berzah iline,
Otağı kalkacak Sultan eğlenmez.
Sen ey gâfil ne sandın rûzigârı,
Durur mu anladın leyl-ü-nehârı,
Yükün yeynildigör evvelden bârı,
Yoksa yolcu gider kervan eğlenmez.
Doğrusuna gidegör bu yolların
Geçegör sarpını yüce bellerin,
Dünyâ zindânıdır mümin kulların,
Zindanda olan kul kolay eğlenmez.
Ömür tamam olup defter dürülür,
Sırat köprüsü ve mîzân kurulur,
Hakkın dergâhında elbet durulur,
Buyruğu tutulur fermân eğlenmez.
Hüdâyî n'oldu bu kadar peygamber,
Ebû Bekr u Ömer, Osman u Haydar,
Hani Habîbullah Sıddîk-ı Ekber,
Bunda gelen gider bir cân eğlenmez.
Aziz Mahmud Hüdayi Hz
Mutsuz ülkelerden gelen durgun iki ırmaktır
Sönmüş bir volkan gibi yatıyordu aramızda
Aşk,el değmemiş yalnızlığımız.
SENİNLE NİKÂHLIYIM ŞİİR
Bu ömrü bana Allah, kelam yazmaya verdi.
Derledi toparladı, gül bahçesine serdi.
Fîgân arş’ı âlâda, inim inim inledi;
Yüreğime nikâhlı, perçinlidir dizeler…
Gözümden akıtırsın şırıl şırıl yaşları,
Feda eder boğarsın, teni gözü kaşları.
Uğruna ağartırsın, başımdaki saçları;
Dizelerle nikâhlı, tasdikli ömür gülüm...
Gecelerim, sabahım, gündüzlerim kelamla.
Serzenişle gülerim, ağlaşırım ruhumla.
Ah gönül ne yapayım, senin ben bu halınla;
Dedim ya nikâhlımdır, şırıl şırıl dizeler...
Rifat KAYA
Hasret Sehnsucht
Kalbimi hoplatan da ne?
Nedir beni dışarı çeken?
Çevirip de sıkarak
Evden itip yuvadan eden?
Aynı ta oradaki bulut
Kayalardan sıvışır gibi!
Göç etmek istiyorum
Varmak ve kalmak bengi!
Aha salkıyor kargalar
Dostane uçuşlarıyla;
Karışıyorum aralarına
Ve takılıyorum alaya.
Ve dağları taşları
Beraber kanatlıyoruz.
Oysa aşağıda bulunuyor,
Arıyorum onu sonsuz.
Şimdi gelirken değiştiriyor;
Bense acele etmekteyim,
Kuş gibi öterken,
Çalımsı ormana ermeliyim.
O bekledi ve dinledi
Ve gülümsedi kendine:
'Nede çok tatlı öter ya
Ki sadece sade bana.'
Batarken Güneş
Altınlıyor tepeleri;
Anımsayan Güzel,
Bırakıyor geçeni,
Çınarın kıyısında salınıyor
Çayırlardan ileri,
Ve gitgide kararıyor
Dolanıyor Tanyeri.
Birden uyanıyorum Nurla,
Parlayan bir Yıldızım.
'Ne ışıldar yukarda,
Çok yakın ufuklarda? '
Ve sende hayretle
O yananı gördüysen:
Bakarsın kaymışımdır ayaklarına,
Yalnızca kapanmış, umutluyumdur!
Johann Wolfgang von Goethe
Varsa şayet,bir hazan yaşamında,
Aşka kinaye.
Yeter! Bitsin artık,
Ömür denilen bu hikaye.