cimbom feneri yendi berabere kaldı beşiktaş hakemin kafasına gidince son kuruş paracıklar suyunu çekti vallahi billahi şeke vardı bu maçta her yenilgiden sonra hep böyledir zaten iş başı saati allah kahretsin seni pazartesi
Saltanat sürdüğn ğöğün tepelerinde Yenik düşler durduğun Cehennemin dibinde, Övgüler olsun sana,utkun hep süre gelsin! Yadım et,şu kimsesiz ruhum birz dinlensin Senin yanında ve Bilim Ağacının altında Dalları Mabet gibi yeşerirken anlında!
Seni bir yıldız gibi koyacağım göklere Her gece ışığını ruhumdan alacaksın Aldanma gururunu okşayan çiçeklere En güzel güllerini ruhumla alacaksın...Nurullah Genç
Bir bakarsınız sevenin dilinden sevgiyle dökülmüş,bir bakarsınız üzülenin dilinden acıyla dökülmüş,bir bakarsınız tedirgin bir gönülden karamsar birkaç dize olarak dökülmüş.Hepsinin yazılış sebebi farklı ama anlatılmak istenen aynı.
Gidenler nerde kaldılar,özledim gülüşlerini, Bir kenti hüzelleştiren yalnız onlardı sanki Onlardı çocuklara ve aşka ölesiye bağlanan, Kadınları güzelleştiren herhalde onlardı 'Tükürsem cinayet sayılır' diyordu birisi, Tükürsek cinayet sayılıyor artık Ama nerde kaldılar,özledim gülüşlerini onların.
Tekdüzen vuruşlarla salınan bir tabut var Sanırım,çivilenen, bilmediğim bir yerde Ölen kim? -Dün,yazdı bugün sonbahar çınlar bir yolculuk gibi bu ses yüreklerde
Güz Şarkısı:Baudelaıre
Bu dizeler N.Fazıl'ın dizelerine şöyle girer:
'Tabut değildir bu, bu tahta kundak Bu ağır hediye kime gidecek Çakılır çakılmaz üstüne kapak(Tabut şiiri)
Tayfalar sık sık yakalar,iş olsun diye, Koca deniz kuşlarını,albatrosları, Keskin çukurlar üstünden kayan gemiye Eşlik eder o kaygı bilmez dostları.
Ama bıraktılar mı güvertelere, O gök kralları ne sünepe,ne sarsak sarıverir koca kanatlarını yere, yanlarında sürünen Kürekler gibi AK
O nkanatlı yolcu ne miskin,ne sümsüktür! Ne çirkin,ne gülünçtür o güzel kuş şimdi! Topallar kimi,uçan sakata öykünür, Bir pipoyla gagasını dürtükler kimi!
O bulutlar prensine benzer Ozan da, Fırtınayla senlibenli,yaylara gülen yere sürülmültür yuhalar arasında, Yürğyemez devce kanatları yüzünden.
Buraya bakın,burada,bu kara mermerin altında Bir tenessüs yaşasaydı Tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür. Devlet dersinde öldürülmüştür.
Devletin ve tabiatın ortak yanlışı ve sorusu şudur: - Maveraünnehir nereye dökülür? En arka sırada bir parmağın tek ve doğru karşılığı: - Solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbine! dir
Bu ölümü de bastırmak için boynuna mekik oyalı mor Bir yazma bağlayan eski eskici babası yazmıştır: Yani ki onu oyuncakları olduğuna inandırmıştım
O günden böyle asker kaputu giyip gizli bir geyik Yavrusunu emziren gece çamaşırcısı anası yazdırmıştır: Ah ki oğlumun emeğini eline verdiler
Arkadaşları zakkumlarla örmüşlerdi şu şiiri: Aldırma 128! İntiharın parasız yatılı küçük zabit okullarında Her çocuğun kalbinde kendinden büyük bir çocuk vardır Bütün sınıf sana çocuk bayramlarında zarfsız kuşlar gönderecek.
Haydi Abbas vakit tamam; Akşam diyordun işte oldu akşam. kur bakalım çilingir soframızı; Dinsin bu kalp arısı. Şu ağacın gölgesinde olsun, Tam kenarında havuzun. Ay'a haber sal çıksın bu gece; Görünsün şöyle gönlümce. Bas kırbacı sihirli seccadeye, Göster hükmettiğini mesafeye Ve zamana. Katıp tozu dumana, Var git,Böyle ferman etti Cahit, Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan; Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.
Koooooş Spartaküs Biz ışığı,hızı hürriyet olanlar Biz on sekiz saat çalışıp Islak kaldırımlarda aç dolaşanlar Biz proleterya Koşuyoruz,koşuyoruz peşinden... Biz de her sokak bir Spartaküs bekliyor Her ana bir Spartaküs'e gebe.
Gelmeyecek olsanda seni beklemek güzel gömleğini arıyarak kalabalık içinde. Gelişinin umudunu saklamak güzel yürek denen deli çocuk içinde. Umuttur sevdiğim,asıl plan unutma koca dünya boydan boya mavi ufuk içinde. Umuttur asıl olan(Barış Yıldırım)
'Aydınlık manga ileri' Var mıdır umutsuzluğa düşmüş birisi? Askerler umursamazlar ki Tökezleyen bir asker Onlar karşılık vermezler Onlar mantık aramazlar, Sadece emir alır ve ölürler; Ölüm vadisine doğru Altı yüz kişi sürüklenirler.
Günahlarımın üzerine oturmuş inliyorsun Senin kendi günahların nerede Günahlarımın üzerine oturmuş ağlıyorsun Uyutuyorsun kendi günahlarını ninnilerle.
basit yaşayacaksın. basit mesela susayınca su içecek kadar basit... dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında. tek düğmesi olacak elindeki cihazın; tek bir düğme, tek bir cümle gibi... sevince lafı dolandırmadan söylediğin 'seni seviyorum' gibi. basit bir öpücük yetecek sana... basit, sıcak bir öpücük; ve o öpücükle dolacak tüm günlerin, tüm düşlerin. o öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını, öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını. kabak çekirdeği verecek sana rakamların veremediği mutluluğu. el yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacak en değerli kağıdın -hep yanında taşıdığın, atmaya kıyamadığın. iki harekette giyiniverecek, iki harekette soyunuvereceksin. kısacık olacak uyanman, ve yola çıkman arasında geçen süre; kısacık olacak sıcacık kollara dolanman ve yolculuklara çıkman arasında geçen süre. kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını; bakışların bile anlatabilecek kendini. beklentilerin de basit olacak: kaf dağı'nın önünde bekleyecek mutluluklar. bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını; ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana en ucuz aşk romanını. pankreasının sağlığına dua edeceksin kapatırken gözlerini. zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken. bir kaşarlı tost olacak aradığın nasıl oturacağını bilemediğin sofrada, parmakların en kıymetli çatalın. yine, aynı parmaklar çözecek en karmaşık denklemleri. iskender'in kılıcı duracak avukat rehberinin yanında. bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana kontrplak bir gitarda doğru basılmış bir 'fa diyez'in mutluluğunu. makyajı ilk 'a' sına kadar bilmen yetecek. temizlik kokacak en pahalı parfümün. 'bilmiyorum' diyebileceksin bilmediğinde ve çok normal olacak 'onu da' bilemeyişin. tek dereden su getirmen yetecek, bir 'istemiyorum' diyebilmeye, ne durduğu fark etmeyecek abanın altında. saatin, sadece saati gösterecek, telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın, küçük bir not defteri olacak 'bilgini' en hızlı 'sayan'. basit yaşayacaksın, basit. sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi basit... Yalçın Ergir
Ölü Asker
bir serseri kurşunla
kucaklaşmasaydı eğer
şimdi
türkü söyleyerek geçecekti mahalladen
omuzlar üstündeki ölü asker.
Fark yok
koyun meler
çoban güder
türkiye meler
ankara güder
bu böyle gelmiş
böyle gider(mi?)
Pazartesi muhahabbetleri
cimbom
feneri yendi
berabere kaldı beşiktaş
hakemin kafasına gidince
son kuruş
paracıklar suyunu çekti
vallahi
billahi
şeke vardı bu maçta
her yenilgiden sonra
hep böyledir zaten
iş başı saati
allah kahretsin seni
pazartesi
Sen ve Ben
beni ben gibi görecek
bir sen isterim senden
seni sen gibi görecek
bir ben iste sen benden
Sağırken bir adam,kör bir kırlangıca doyumsuz bir ezgi çaldırıp ona yürürken ritmi görmeyi sağlıyorsa O adam şiir yazmış demektir...
Sağırken bir adam,kör bir kırlangıca doyumsuz bir ezgi çaldırıp ona yürürken ritmi görmeyi sağlıyorsa O adam şiir yazmış demektir...
Saltanat sürdüğn ğöğün tepelerinde
Yenik düşler durduğun Cehennemin dibinde,
Övgüler olsun sana,utkun hep süre gelsin!
Yadım et,şu kimsesiz ruhum birz dinlensin
Senin yanında ve Bilim Ağacının altında
Dalları Mabet gibi yeşerirken anlında!
BAUDELAIRE
Seni bir yıldız gibi koyacağım göklere
Her gece ışığını ruhumdan alacaksın
Aldanma gururunu okşayan çiçeklere
En güzel güllerini ruhumla alacaksın...Nurullah Genç
'İnsan dediğin saçaktaki
Güvercini farkında olacak
Ve bir çiçek acacak kendice
Bu aşk yar ya bu aşk
Dikkat! Yangında ilk kurtarılacak'
Bir bakarsınız sevenin dilinden sevgiyle dökülmüş,bir bakarsınız üzülenin dilinden acıyla dökülmüş,bir bakarsınız tedirgin bir gönülden karamsar birkaç dize olarak dökülmüş.Hepsinin yazılış sebebi farklı ama anlatılmak istenen aynı.
DUYGULARA TERCÜMAN OLMAK.
ŞİİR ASLINDA KALP DİLİ,DUYGU DİLİ
aşksın ne de olsa
soylu bir yanın var
incelikle davranır öldürürken
muhabbetle verirsin ağunu
yırtması gibi dikenin sevişirken
hafifçe gülünün yaprağını
(İsmail Uyaroğlu)
Gidenler nerde kaldılar,özledim gülüşlerini,
Bir kenti hüzelleştiren yalnız onlardı sanki
Onlardı çocuklara ve aşka ölesiye bağlanan,
Kadınları güzelleştiren herhalde onlardı
'Tükürsem cinayet sayılır' diyordu birisi,
Tükürsek cinayet sayılıyor artık
Ama nerde kaldılar,özledim
gülüşlerini onların.
Ahmet Telli
Tekdüzen vuruşlarla salınan bir tabut var
Sanırım,çivilenen, bilmediğim bir yerde
Ölen kim? -Dün,yazdı bugün sonbahar
çınlar bir yolculuk gibi bu ses yüreklerde
Güz Şarkısı:Baudelaıre
Bu dizeler N.Fazıl'ın dizelerine şöyle girer:
'Tabut değildir bu, bu tahta kundak
Bu ağır hediye kime gidecek
Çakılır çakılmaz üstüne kapak(Tabut şiiri)
Nasıl kumarbaz kumara
Nasıl şisesine sarhoş
Nasıl kurtlarına leş
Bağlandıysa-lanet,sana
Ben de bağlandım o kadar.
Vampir:Baudalaıre
Ve onun etkisinde Necip Fazıl.
Ne hasta bekler sabahı
Ne taze ölüyü mezar
Ne de şeytan bir günahı
Seni beklediğim kadar.
Tayfalar sık sık yakalar,iş olsun diye,
Koca deniz kuşlarını,albatrosları,
Keskin çukurlar üstünden kayan gemiye
Eşlik eder o kaygı bilmez dostları.
Ama bıraktılar mı güvertelere,
O gök kralları ne sünepe,ne sarsak
sarıverir koca kanatlarını yere,
yanlarında sürünen
Kürekler gibi AK
O nkanatlı yolcu ne miskin,ne sümsüktür!
Ne çirkin,ne gülünçtür o güzel kuş şimdi!
Topallar kimi,uçan sakata öykünür,
Bir pipoyla gagasını dürtükler kimi!
O bulutlar prensine benzer Ozan da,
Fırtınayla senlibenli,yaylara gülen
yere sürülmültür yuhalar arasında,
Yürğyemez devce kanatları yüzünden.
Charles Baudelaıre(Albatros)
Buraya bakın,burada,bu kara mermerin altında
Bir tenessüs yaşasaydı
Tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür.
Devlet dersinde öldürülmüştür.
Devletin ve tabiatın ortak yanlışı ve sorusu şudur:
- Maveraünnehir nereye dökülür?
En arka sırada bir parmağın tek ve doğru karşılığı:
- Solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbine! dir
Bu ölümü de bastırmak için boynuna mekik oyalı mor
Bir yazma bağlayan eski eskici babası yazmıştır:
Yani ki onu oyuncakları olduğuna inandırmıştım
O günden böyle asker kaputu giyip gizli bir geyik
Yavrusunu emziren gece çamaşırcısı anası yazdırmıştır:
Ah ki oğlumun emeğini eline verdiler
Arkadaşları zakkumlarla örmüşlerdi şu şiiri:
Aldırma 128! İntiharın parasız yatılı küçük zabit okullarında
Her çocuğun kalbinde kendinden büyük bir çocuk vardır
Bütün sınıf sana çocuk bayramlarında zarfsız kuşlar gönderecek.
MEÇHUL ÖĞRENCİ ANITI: Ece Ayhan (1970)
Haydi Abbas vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin bu kalp arısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun,
Tam kenarında havuzun.
Ay'a haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumana,
Var git,Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.
ABBAS:Cahit Sıtkı Tarancı (1942)
Ben dün gece bir rüyada
Yaşıyordum sanki
Dans ettim kollarında
Genç kızlar dolandı
Sağında solunda
Sen ise beni seçtin
cennete döndü dünya
refik Durbaş
Vaz geç onlardan vaz geç!
İstediğim bu değil;
Ve o değil, şu değil.
Eğil, ruhuma eğil!
Bin hayal içinden geç
Ve benim hülyamı seç!
Necip Fazıl Kısakürek..
Koooooş Spartaküs
Biz ışığı,hızı hürriyet olanlar
Biz on sekiz saat çalışıp
Islak kaldırımlarda aç dolaşanlar
Biz proleterya
Koşuyoruz,koşuyoruz peşinden...
Biz de her sokak bir
Spartaküs bekliyor
Her ana bir Spartaküs'e gebe.
Yalçın Usta(1949)
Şiir yaşamın kendisidir...
Gelmeyecek olsanda
seni beklemek güzel
gömleğini arıyarak
kalabalık içinde.
Gelişinin umudunu saklamak güzel
yürek denen deli çocuk içinde.
Umuttur sevdiğim,asıl plan unutma
koca dünya
boydan boya
mavi ufuk içinde.
Umuttur asıl olan(Barış Yıldırım)
De ki bana sevdalı;
sonumuz güzel olacak
kavak boyu harmanlar savrulacak
köylerimizde
De ki bana sevdalı;
iyiye gidecek dünya
Bir akşam her şehirde her suya
umut karışacak
Sevdalı,de ki bana;
yolcu dağı aşacak
kavuşacak her ocak
ateşine.
Barış Yıldırım(Hapisaneden şiirler)
his ve fikrin sözcüklerdeki dansıdır.. (mı?)
güzel..
'Şiir,gözle görünmediği yerde hissedilen bir resimdir.
L.Da Vinci
'Aydınlık manga ileri'
Var mıdır umutsuzluğa düşmüş birisi?
Askerler umursamazlar ki
Tökezleyen bir asker
Onlar karşılık vermezler
Onlar mantık aramazlar,
Sadece emir alır ve ölürler;
Ölüm vadisine doğru
Altı yüz kişi sürüklenirler.
Lord Tennyson'Aydınlık Manganın Görevi'
Günahlarımın üzerine oturmuş inliyorsun
Senin kendi günahların nerede
Günahlarımın üzerine oturmuş ağlıyorsun
Uyutuyorsun kendi günahlarını ninnilerle.
W.Blake
ŞİİR:Şiir insanın kendisidir,yaşamıdır,güzelliğidir,aşkıdır,her şeyidir...
basit yaşayacaksın. basit
mesela susayınca su içecek kadar basit...
dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında.
tek düğmesi olacak elindeki cihazın;
tek bir düğme, tek bir cümle gibi...
sevince lafı dolandırmadan söylediğin
'seni seviyorum' gibi.
basit bir öpücük yetecek sana...
basit, sıcak bir öpücük;
ve o öpücükle dolacak tüm günlerin,
tüm düşlerin.
o öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,
öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını.
kabak çekirdeği verecek sana
rakamların veremediği mutluluğu.
el yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacak
en değerli kağıdın -hep yanında taşıdığın, atmaya kıyamadığın.
iki harekette giyiniverecek,
iki harekette soyunuvereceksin.
kısacık olacak uyanman,
ve yola çıkman arasında geçen süre;
kısacık olacak sıcacık kollara dolanman ve
yolculuklara çıkman arasında geçen süre.
kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını;
bakışların bile anlatabilecek kendini.
beklentilerin de basit olacak:
kaf dağı'nın önünde bekleyecek mutluluklar.
bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını;
ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana en ucuz
aşk romanını.
pankreasının sağlığına dua edeceksin
kapatırken gözlerini.
zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken.
bir kaşarlı tost olacak aradığın
nasıl oturacağını
bilemediğin sofrada,
parmakların en kıymetli çatalın.
yine, aynı parmaklar çözecek en karmaşık
denklemleri.
iskender'in kılıcı duracak avukat rehberinin yanında.
bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana
kontrplak bir gitarda doğru basılmış bir 'fa diyez'in
mutluluğunu.
makyajı ilk 'a' sına kadar bilmen yetecek.
temizlik kokacak en pahalı parfümün.
'bilmiyorum' diyebileceksin bilmediğinde ve
çok normal olacak 'onu da' bilemeyişin.
tek dereden su getirmen yetecek,
bir 'istemiyorum' diyebilmeye,
ne durduğu fark etmeyecek abanın altında.
saatin, sadece saati gösterecek,
telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın,
küçük bir not defteri olacak 'bilgini' en hızlı 'sayan'.
basit yaşayacaksın, basit.
sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi
basit...
Yalçın Ergir
ŞİİR:Güzelliktir,bakıştır,yaşamaktır,sadece yazıyla değil bir şekilde ifade etmektir.