Özledim sesini ne olur konuş Bir gül açtır zamanların ötesinden Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel Gök mavisinden, deniz mavisinden Bana bir şarkı söyle İçimde bir şey kımıldıyor Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum Bir baksana ne haldeyim deli divane Yaralıyım, çaresizim umutsuzum Bana bir şarkı söyle Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt Dökül karanlığıma ışıklar gibi Al beni, en uzaklara götür Sesin aksın içimde bir pınar gibi Bana bir şarkı söyle Bütün renkleri kat birbirine Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan Bana bir şarkı söyle Bazan kar nasıl hazin yağar bilirsin Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı İşte öyleyim, kapkarayım bu gün gel En hüzünlü sesinle, en dokunaklı Bana bir şarkı söyle
Şiir kolay bir şeydir aslında; herkes rahatça oturup yarım saatte bir şiir yazabilir.. Her insan biraz sevdalıysa, bir nebze hüzünlüyse birkaç günlüğüne şair kesilir.. Belki bazı etkileyici kitaplar okunmuşsa, etkilenimlerin itelemesiyle bu şairliğin süresi bir kaç aya yükselebilir. Dahası,çevredeki kimi yakın dostların teşvikiyle şairliğin miadı birkaç yıla yayılır. Dergilerde internet sitelerinde çeşitli ürünlerle gözükmeler.. bir ihtimal şiir kitabı yayımlatma... Genel itibarıyla konuşursak ancak o kadar işte.. heveslilerinin ise Yıllar sonra 'Ben de yazmıştım bir zamanlar' içlenmesiyle nihayete erer bu serüveni... :)
gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç ağaçlar bükmesinler n'olursun boyunlarını neden akşam oluyorum tren kalkınca kırlangıçlar birdenbire çekip gidince mendiller sallanınca neden tıkanıyorum öyle çok acımasız ki öyle birdenbire ki az önceki çiçekler nasıl da diken diken gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç o sularda çimdik, bitti; köprüleri geçtik bitti o elmanın tadı orda, o kuş çoktan öttü, bitti artık çocuk değiliz, susarak da bir şeyler diyebiliriz günler devlet alacağı, yıllar bir kadehcik buzlu rakı oyunlar oyuncaksı, oyuncaklar eski şarkı kavaklara oklu yürek çizip duran o çakı nerde şimdi nerde şimdi, nerde o kan sarhoşluğu gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç
21.YÜZYILIN ALEVİ OZANI, PİR GERÇEK VELİ'NİN EN SON DÖRTLÜĞÜ: ------ AB-D/İSRAİLİN BİR HESABI VARDIR? AMA ALLAHIN DA BİR HESABI VARDIR? ONLAR VARYA ONLAR BİLMİYORLAR? HZ.MEHDİ'Yİ HİÇ HESABA KATMIYORLAR :) NOT:((...SU UYUR DÜŞMAN UYUMAZ? ALEMLERİN RABBİ OLAN ALLAH İSE; HİÇ AMA HİÇ UYUMAZ :))
Maviye Maviye calar gozlerin, Yangin mavisine Ruzgarda asi, KÖrsem, Senden gayrisina yoksam, Bozuksam, Can benim, dus benim, Ellere nesi? Hadi gel, Ay karanlik...
Itten ac, Yilandan ciplak, Vurgun ve bela Gelip durmussam kapina Var mi ki doymazligim? Ille de ille Sevmelerim, Sevmelerim gibisi? Oturmus yazicilar Fermanim yazar N'olur gel, Ay karanlik...
Dort yanim pust zulasi, Dost yuzlu, Dost gulucuklu Cigaramdan yanar. Alnim operler, Suskun, hayIn, ciyansi. Dort yanim pust zulasi, Donerim donerim cikmaz. En leylim gecede olesim tutmus, Etme gel, Ay karanlik...
GÜLÜMSE EY HAYAT..! / Ş..Tamer Baharlar yağdır ey hayat Dinsin yıldızların matemi Denizlere dökülsün ırmaklar. Baharlar yağdır ey hayat Yitirsin dilini hüzün Tahammüle dursun şafaklar. Zümrüdü-anka soyundandır çocukların Güzelleştiren bakışında iradenin Mümkünü yok Sarılacaktır yaralar. Yeter ki sen gülümse Gü-lüm-se Gülümse ey hayat!
'Ve anlarsın ki gece, Meryem’dir biraz En büyük sırra gebe olmaktır şiir Katıksız uzun yola çıkarken Besmele ile başlanmış bir intihar gibi Güllerle kesmektir bileklerini'
ne istediğini bilmeyenleri, sonunda- çaresizce- hiçbir şey istemediğini kabullenenleri de. ve yine ne yöne gideceğini bilemeyenleri... bir yol seçip- seçtiğini kendinden bile saklarken- bir türlü adım atamayanları mesela... yürüdüğü yolu geri dönmek isteyeni... adımsız kalanı...
KARINCA İŞÇİ Şair, sözcük ruhunun divanelik doktoru Kelime gemisinin yorulmayan kaptanı Dantel dantel işleyen sözcüklerin harmanı
Şiir, tatlı nağmeler ülkesine giden yol Şair ise o altın kaplı yol anahtarı Şair ve şiir iki bütün ve kesişen yol
Şair, sözcük madenin ayıklayan işçisi Gönülleri fetheden gönüllerin incisi Divanelik bahçesi, gönüller efendisi Gülle donanmış şiir nağmelerin bahçesi
Ayrılık meskeninin duygulu cenazesi, Ateş semazeninin bir kıvılcım ateşi, Katre katre Yusufi sevdaların ülkesi, Alacakaranlığın aydınlatan güneşi, Şair, aşkla dans eden sevdanın pervanesi…
Şairin yol arkadaşı.. Güvercin ayaklı dizeleriyle kalbinde gezen kızlar, hüzne bulaşmış eller, ah o eller. Şiir bahanedir şaire. Maksat hüzün olsun.
acemi kalemlerde çocuk şarkısı.bilge ruhlarda vaha.
yalan gemisi
Şairlerin kendi has bir lisanıdır.ingilizce,fransızca vb.diller gibi...yazan kişiden başka kimse tam anlamıyla bu dili çözemez diyebilirim, sanırım
Hayatın anlamı..
BANA BİR ŞARKI SÖYLE / ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
Özledim sesini ne olur konuş
Bir gül açtır zamanların ötesinden
Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel
Gök mavisinden, deniz mavisinden
Bana bir şarkı söyle
İçimde bir şey kımıldıyor
Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum
Bir baksana ne haldeyim deli divane
Yaralıyım, çaresizim umutsuzum
Bana bir şarkı söyle
Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt
Dökül karanlığıma ışıklar gibi
Al beni, en uzaklara götür
Sesin aksın içimde bir pınar gibi
Bana bir şarkı söyle
Bütün renkleri kat birbirine
Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan
Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi
Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan
Bana bir şarkı söyle
Bazan kar nasıl hazin yağar bilirsin
Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı
İşte öyleyim, kapkarayım bu gün gel
En hüzünlü sesinle, en dokunaklı
Bana bir şarkı söyle
rüzgar gibi geçti yılları yalayarak yaşam,zamanın sonsuz tünelinden.e.ü
a.nihat.asya'nın BAYRAK şiiri,irkçılık içerdiği gerekçesiyle okul kitaplarından çıkarılmıştır.
şuh olan ır.. şuhır.. şuhir..
suhuru.. sihiri.. buyusu olan ir..
sozcuklerin yanyana getirilisini.. belli basli formul.. olcu ile....
kulakta hos etki yapar.. bireyi.. duygulandirir.. aglatir guldurur.. dusundurur.. etkiler sarsar... soz buyuleme.. sozcuk sihirleme sanati..
ruhun mihenk taşı..
“Şimdi şiir bence senin yüzündür
Şimdi benim tahtım senin dizindir”
Sabahattin Ali
şiir şairin kalbinden kaleme, kalemden kağıda dökülen duyguların yorumudur, bestesidir, tercümanıdır.
Şiir kolay bir şeydir aslında; herkes rahatça oturup yarım saatte bir şiir yazabilir.. Her insan biraz sevdalıysa, bir nebze hüzünlüyse birkaç günlüğüne şair kesilir.. Belki bazı etkileyici kitaplar okunmuşsa, etkilenimlerin itelemesiyle bu şairliğin süresi bir kaç aya yükselebilir. Dahası,çevredeki kimi yakın dostların teşvikiyle şairliğin miadı birkaç yıla yayılır. Dergilerde internet sitelerinde çeşitli ürünlerle gözükmeler..
bir ihtimal şiir kitabı yayımlatma... Genel itibarıyla konuşursak ancak o kadar işte..
heveslilerinin ise Yıllar sonra 'Ben de yazmıştım bir zamanlar' içlenmesiyle nihayete erer bu serüveni... :)
Şiir insanların niteliğinde içinden gecenleri yazıya döken bir duygu türüdür...
AKARSUYA BIRAKILAN MEKTUP / H.HÜSEYİN KORKMAZGİL
İncecikti / gül dalıydı
dokunsam kırılacaktı
dokunmadım / kurudu ………
gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç
ağaçlar bükmesinler n'olursun boyunlarını
neden akşam oluyorum tren kalkınca
kırlangıçlar birdenbire çekip gidince
mendiller sallanınca neden tıkanıyorum
öyle çok acımasız ki öyle birdenbire ki
az önceki çiçekler nasıl da diken diken
gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç
o sularda çimdik, bitti; köprüleri geçtik bitti
o elmanın tadı orda, o kuş çoktan öttü, bitti
artık çocuk değiliz, susarak da bir şeyler diyebiliriz
günler devlet alacağı, yıllar bir kadehcik buzlu rakı
oyunlar oyuncaksı, oyuncaklar eski şarkı
kavaklara oklu yürek çizip duran o çakı
nerde şimdi nerde şimdi, nerde o kan sarhoşluğu
gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç
BAĞIŞLA / AZİZ NESİN
Ya zamanından çok erken gelirim
Dünyaya geldiğim gibi
Ya zamanından çok geç
Seni bu yaşta sevdiğim gibi
Mutluluğa hep geç kalırım
Hep erken giderim mutsuzluğa
Ya her şey bitmiştir çoktan
Ya hiçbir şey başlamamış
Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın
Ölüme erken sevgiye geç
Yine gecikmişim bağışla sevgilim
Sevgiye on kala ölüme beş
Aziz NESİN
Ben sana mecburum bilemezsin......
21.YÜZYILIN ALEVİ OZANI,
PİR GERÇEK VELİ'NİN EN SON DÖRTLÜĞÜ:
------
AB-D/İSRAİLİN BİR HESABI VARDIR?
AMA ALLAHIN DA BİR HESABI VARDIR?
ONLAR VARYA ONLAR BİLMİYORLAR?
HZ.MEHDİ'Yİ HİÇ HESABA KATMIYORLAR :)
NOT:((...SU UYUR DÜŞMAN UYUMAZ?
ALEMLERİN RABBİ OLAN ALLAH İSE; HİÇ AMA HİÇ UYUMAZ :))
Kendini ifade edebilme duygusudur...
AY KARANLIK
Maviye
Maviye calar gozlerin,
Yangin mavisine
Ruzgarda asi,
KÖrsem,
Senden gayrisina yoksam,
Bozuksam,
Can benim, dus benim,
Ellere nesi?
Hadi gel,
Ay karanlik...
Itten ac,
Yilandan ciplak,
Vurgun ve bela
Gelip durmussam kapina
Var mi ki doymazligim?
Ille de ille
Sevmelerim,
Sevmelerim gibisi?
Oturmus yazicilar
Fermanim yazar
N'olur gel,
Ay karanlik...
Dort yanim pust zulasi,
Dost yuzlu,
Dost gulucuklu
Cigaramdan yanar.
Alnim operler,
Suskun, hayIn, ciyansi.
Dort yanim pust zulasi,
Donerim donerim cikmaz.
En leylim gecede olesim tutmus,
Etme gel,
Ay karanlik...
AHMED ARIF
GÜLÜMSE EY HAYAT..! / Ş..Tamer
Baharlar yağdır ey hayat
Dinsin yıldızların matemi
Denizlere dökülsün ırmaklar.
Baharlar yağdır ey hayat
Yitirsin dilini hüzün
Tahammüle dursun şafaklar.
Zümrüdü-anka soyundandır çocukların
Güzelleştiren bakışında iradenin
Mümkünü yok
Sarılacaktır yaralar.
Yeter ki sen gülümse
Gü-lüm-se
Gülümse ey hayat!
'Ve anlarsın ki gece,
Meryem’dir biraz
En büyük sırra gebe olmaktır şiir
Katıksız uzun yola çıkarken
Besmele ile başlanmış bir intihar gibi
Güllerle kesmektir bileklerini'
Matematik, sibernetik, fizik, müzik, tüm bunlar, eninde sonunda,
sadece, insanlar şiir okumayı öğrensinler ve anlasınlar diye gereklidir....N.H.R.
Güzel sözlerin çok daha ötesidir şiir.
ne istediğini bilmeyenleri,
sonunda- çaresizce- hiçbir şey istemediğini kabullenenleri de.
ve yine ne yöne gideceğini bilemeyenleri...
bir yol seçip- seçtiğini kendinden bile saklarken- bir türlü adım atamayanları mesela...
yürüdüğü yolu geri dönmek isteyeni...
adımsız kalanı...
şiir durdurur, şiir kurtarır.
şiir olmak vardı şair olmak için
oysa sattılar aklı
benjamin olup bir kağıda çizilmek için.
KARINCA İŞÇİ
Şair, sözcük ruhunun divanelik doktoru
Kelime gemisinin yorulmayan kaptanı
Dantel dantel işleyen sözcüklerin harmanı
Şiir, tatlı nağmeler ülkesine giden yol
Şair ise o altın kaplı yol anahtarı
Şair ve şiir iki bütün ve kesişen yol
Şair, sözcük madenin ayıklayan işçisi
Gönülleri fetheden gönüllerin incisi
Divanelik bahçesi, gönüller efendisi
Gülle donanmış şiir nağmelerin bahçesi
Ayrılık meskeninin duygulu cenazesi,
Ateş semazeninin bir kıvılcım ateşi,
Katre katre Yusufi sevdaların ülkesi,
Alacakaranlığın aydınlatan güneşi,
Şair, aşkla dans eden sevdanın pervanesi…
Muhammed İsa ÖZTÜRK
Kolektif bir çabadır. Bir şiir herkesindir. İnsanlığındır, insanlarındır...
müzik ruhun gıdası ise.siir yasamın özüdür.
Sürekli akan bir ırmaktır şiir....
Akar akar akar..