“ ... Bir halk yok mu? Hiç mi kimse yok, Allah için ve ümmetin namusu için kızacak? Şerefli direnişçilerken, bizleri katil teröristler olarak ilan edenlere karşı duracak!
Bu ümmet utanmaz mı, şerefi çiğnenirken? Siyonist katilleri ve uluslararası işbirlikçilerini görmezden gelirken!
Omuzlarımıza el verecek ve gözyaşlarımızı silecek bir bakış..!
Bu ümmetin kurumları, sivil güçleri, partileri, teşkilâtları ve bariz şahsiyetleri, Allah için kızmaz mı? Tümü birden sokaklara dökülüp, bizim için dua etmeye; “Ey Rabbimiz! Gücümüzü topla, zaafımızı gider ve mü’min kullarına yardım et! ” diye çağıramaz mı?
SEssiz olduklarındandır ki efendim, kimsenin kulaklarına uğramaz. Kİmse çaresizliğin hâkim olduğu, tükenmişliğin remzi gözleri temâşâ etmez! Değil mi efendim? Pek tabii efendim. O hâlde gereksiz vâ-veylâ!
korkan gözlerin feryad-ı figanı…umutsuzluğun, yenilmişliğin, çaresizliğin, tükenmişliğin, boyun eğmişliğin neticesinde susmayı yeğlemiş gözlerin feyad-ı figanı…hele bu suskun çığlıkları atan gözlerin sahibi çocuklarsa, tüm sebep olanlara vâ’esefa! ! ...
kalbin tam çığlık atacağı sırada, mantığın, kalbin ağzını yastıkla kapaması ile vuku bulan durum. tam boğulacakken; o yastığı çekip alır. artık çığlık atabilecek gücün de kalmamıştır zaten. sadece nefes alıp, verirsin o kadar. bakarsın sonra, ardında yolunu tekrar bulmak için döktüğün kelimelere. toplanıp bir anlam yaratırlar; ederin bu kadardır...
büyük bir nefret, büyük bir üzüntü, büyük bir sevgi, büyük bir gözyaşı ve atılamayan çığlıklar. sessizliğin içinde sessizce atılan çığlıklar. yutulan çığlıklar...
hani kabus görürken çığlık atmak istersiniz de bi türlü bağıramazsınız...kan ter içinde kalkarsınız yataktan...aynen öyle işte. bi türlü avaz olup fırlamaz dışarı...
"Dinleyeni olmadığından değil, anlayanı olmadığınızdan sessizleşir insan." ~Osho
Susma eylemini yaparak aslında haykırmış olmaktan daha fazla etkili olmak.
Susarak haykırmanın diğer adı.
Gereken yerde sukutla cevap vermek.
“
...
Bir halk yok mu? Hiç mi kimse yok, Allah için ve ümmetin namusu için kızacak?
Şerefli direnişçilerken, bizleri katil teröristler olarak ilan edenlere karşı duracak!
Bu ümmet utanmaz mı, şerefi çiğnenirken?
Siyonist katilleri ve uluslararası işbirlikçilerini görmezden gelirken!
Omuzlarımıza el verecek ve gözyaşlarımızı silecek bir bakış..!
Bu ümmetin kurumları, sivil güçleri, partileri, teşkilâtları ve bariz şahsiyetleri, Allah için kızmaz mı?
Tümü birden sokaklara dökülüp, bizim için dua etmeye;
“Ey Rabbimiz! Gücümüzü topla, zaafımızı gider ve mü’min kullarına yardım et! ” diye çağıramaz mı?
Buna da mı gücünüz yetmiyor?
...“
SEssiz olduklarındandır ki efendim, kimsenin kulaklarına uğramaz. Kİmse çaresizliğin hâkim olduğu, tükenmişliğin remzi gözleri temâşâ etmez! Değil mi efendim? Pek tabii efendim.
O hâlde gereksiz vâ-veylâ!
susmanın sesi...
'susacak'lardan koparılmış ıssızlık lehçesi...
sağırlığımızın alacaklı kaldığı 'yitirilmiş ne varsa'lar.
içimize düşen sessiz çığ(lık) .
korkan gözlerin feryad-ı figanı…umutsuzluğun, yenilmişliğin, çaresizliğin, tükenmişliğin, boyun eğmişliğin neticesinde susmayı yeğlemiş gözlerin feyad-ı figanı…hele bu suskun çığlıkları atan gözlerin sahibi çocuklarsa, tüm sebep olanlara vâ’esefa! ! ...
kalbin tam çığlık atacağı sırada, mantığın, kalbin ağzını yastıkla kapaması ile vuku bulan durum. tam boğulacakken; o yastığı çekip alır. artık çığlık atabilecek gücün de kalmamıştır zaten. sadece nefes alıp, verirsin o kadar. bakarsın sonra, ardında yolunu tekrar bulmak için döktüğün kelimelere. toplanıp bir anlam yaratırlar; ederin bu kadardır...
büyük bir nefret, büyük bir üzüntü, büyük bir sevgi, büyük bir gözyaşı ve atılamayan çığlıklar. sessizliğin içinde sessizce atılan çığlıklar. yutulan çığlıklar...
İçimizdeki sessiz çığılıklar iyiki dışa vurumlu değil...
Gecenin bir yarısı her gördüğün terime yazmakla olmuyor...
Git dile özürünü sonra kavuş emeline :))
*Not biraz saygı
hani kabus görürken çığlık atmak istersiniz de bi türlü bağıramazsınız...kan ter içinde kalkarsınız yataktan...aynen öyle işte. bi türlü avaz olup fırlamaz dışarı...
bazen hissedersiniz...hatta bakışlardan fışkırır adeta bu çığlıklar..haykırıyordur insan gözbebeklerini yırtarcasına..yağıyordur sağnak sağnak yürüdüğü yollara,seyre daldığı deryalara doğru...
sadece insanın sessiz çığlıklarına şahit olmadık ki...yaratılmış her ne var ise alemde zaman zaman haykırışa durur...duyabilene..görebilene...
kendi kulaklarınızı yırtar da
başka kimseler duymaz yine de...
Bilinen,hissedilen ancak duymak istenmeyen...
bence tehlikeli ama bi o kadar da sorunların çözümünü çağrıştırıyor...