'Şair neye benzer? ' sorusu bizi bu kavramı anlamaya götürür belki. Şair su gibidir. İçinde bulunduğu kabın rengini ve biçimini alır. Bu yüzden şair (şuur sözcüğüyle ilgisini unutmadan) etkilendiği varlığa şuur ile girer ve onu duyar,yaşar. Eğer böyle düşünmeseydik şairin gelecekten söz etmesini nasıl açıklardık. Evet. Şair şuurla geleceğe ve geçmişe giden biridir. O yüzden sıradan biri değildir. Sıradan birinin bir çift güzel söz söylemesi de şairlik değildir.O sözcüklere kanat takıp onları tufandan çıkan şiir gemisinden uçuran sonra da getirdiklarini alıp şiirlere dize yapandır. Yaşayandır. Bilinmeyeni söylenmeyeni söyleyendir. Bu yüzden şair hep yaşadıklarını söyler. Bu da Edebiyat türleri içinde şiirin gerçek olan bir tür olmasına neden olur.
'Şair neye benzer? ' sorusu bizi bu kavramı anlamaya götürür belki. Şair su gibidir. İçinde bulunduğu kabın rengini ve biçimini alır. Bu yüzden şair (şuur sözcüğüyle ilgisini unutmadan) etkilendiği varlığa şuur ile girer ve onu duyar,yaşar. Eğer böyle düşünmeseydik şairin gelecekten söz etmesini nasıl açıklardık. Evet. Şair şuurla geleceğe ve geçmişe giden biridir. O yüzden sıradan biri değildir. Sıradan birinin bir çift güzel söz söylemesi de şairlik değildir.O sözcüklere kanat takıp onları tufandan çıkan şiir gemisinden uçuran sonra da getirdiklarini alıp şiirlere dize yapandır. Yaşayandır. Bilinmeyeni söylenmeyeni söyleyendir. Bu yüzden şair hep yaşadıklarını söyler. Bu da Edebiyat türleri içinde şiirin gerçek olan bir tür olmasına neden olur.