haftanın her günü, şehrin banliyösünden bulvarlarına inen bir işçinin yüreği gibi, kan revan içindedir garipliğim…, kalan ömründe gözü olmadan, varlığına gönülden muhiban bu ıssız insan, bir daha meşkimizin mümkünlü olmayacağının idrakiyle, ağır başlıca yasını tutar dururken, yine de sen hekimim iyi olmalısın, hiç olmadığın kadar diye, duacınım;
bilirsin, teslimiyetti evet her ambulans sireni duyulduğunda okunan ayet/el kürsînin; kifayetsiz nefesler ve mecalsiz dudaklara kaldığı bir biteviyelikte, yazgıya boyun eğmek, asıl teslimiyet burada…, ve bu okumanın yapılması telkininiz, o desturlu tespitlerdendi,
ve hülasa velev ki yoksam, taburculuk sonrasında günlerdir yanında yörende ve bugün de, üzülme e mi üzülme, zaten nicedir sadece çile çektirip, çağrına mütereddit halimle, vicdanını işgal altında tutuyordum…, kafesinden salıverilmiş bir güvercinin hürriyeti kadar ellerinde artık sana tahmil ettiklerimden azadlığın,
bir uçuk turunç güle benzer o yüzün, yakışır mı o gece gözlere hiç hüzün, eğme öyle başını yetimce ve küskün, bir nilüfer gibi açsın durgunluğuma gülüşün, ki sen bildiğim tek elbistan türküsüsün…,
ilim erbabı dır....sanatçı olsa idi şimdi binlerce yorum yapılırdı ama ilim insanı oldugu için elle sayılır yorum var.....bundan daha üzücü bir şey var mı? ...aslımızı unutmayalım diye çalışan bu insanların unutulmuş olması ne kadar kötü....padişahların akıl aldığı bu insanlar şimdi bazı kesimce yobaz sayılıyorlar hatta bazı arkadaşlar yorum yazmaya bile korkuyor.. yobaz denir diye...çag dışı insanları seviyo diye.... ..MÜKEMMEL İNSAN MÜTEFEKKİR VE KONYANIN MANEVİ ÜSTADIDIR... saygılar....
haftanın her günü, şehrin banliyösünden
bulvarlarına inen bir işçinin yüreği gibi,
kan revan içindedir garipliğim…,
kalan ömründe gözü olmadan,
varlığına gönülden muhiban bu ıssız insan,
bir daha meşkimizin mümkünlü
olmayacağının idrakiyle,
ağır başlıca yasını tutar dururken,
yine de sen hekimim iyi olmalısın,
hiç olmadığın kadar diye, duacınım;
bilirsin, teslimiyetti evet
her ambulans sireni duyulduğunda okunan
ayet/el kürsînin; kifayetsiz nefesler ve
mecalsiz dudaklara kaldığı bir biteviyelikte,
yazgıya boyun eğmek, asıl teslimiyet burada…,
ve bu okumanın yapılması telkininiz,
o desturlu tespitlerdendi,
ve hülasa velev ki yoksam,
taburculuk sonrasında günlerdir
yanında yörende ve bugün de,
üzülme e mi üzülme,
zaten nicedir sadece çile çektirip,
çağrına mütereddit halimle,
vicdanını işgal altında tutuyordum…,
kafesinden salıverilmiş bir güvercinin
hürriyeti kadar ellerinde artık
sana tahmil ettiklerimden azadlığın,
bir uçuk turunç güle benzer o yüzün,
yakışır mı o gece gözlere hiç hüzün,
eğme öyle başını yetimce ve küskün,
bir nilüfer gibi açsın durgunluğuma gülüşün,
ki sen bildiğim tek elbistan türküsüsün…,
ilim erbabı dır....sanatçı olsa idi şimdi binlerce yorum yapılırdı ama ilim insanı oldugu için elle sayılır yorum var.....bundan daha üzücü bir şey var mı?
...aslımızı unutmayalım diye çalışan bu insanların unutulmuş olması ne kadar kötü....padişahların akıl aldığı bu insanlar şimdi bazı kesimce yobaz sayılıyorlar hatta bazı arkadaşlar yorum yazmaya bile korkuyor..
yobaz denir diye...çag dışı insanları seviyo diye....
..MÜKEMMEL İNSAN MÜTEFEKKİR VE KONYANIN MANEVİ ÜSTADIDIR...
saygılar....
valla tanımıyom
Bilinenin aksine Konya'nın manevî sahibi Mevlâna değil Sadreddîn Konevî'dir.