ve belki de gözler başka bir şey arıyordu. bir ışık görse ona koşar, hep içinde bulunduğu o karanlığa ihanet edercesine kaçardı, bir kere bile dönüp bakmadan arkasına... çünkü ışık hep kurtarıcıydı ona anlatılan masallarda, hep yol gösteren,umuttu...karanlık hüznün kederin hatta kaybolmuşluğun bir imgesiydi.. oysa, oysa ki onun gözleri başka bir şey arıyordu...karanlığa dalar, heyecan duyar,hüzünbaz mutluluklar tadardı ve hatta bir tek çıkar yolu oydu.... karanlık...o karanlığı masallarda anlatıldığı gibi yaşamadı hiç.. ne büyük bir huzurdu hele ki o karanlıklarda kaybolmak...
nasılda korkmuştuk senle zamansız bir kopuştan yolunda gider herşey aydınlığa dönersen birgün bir yer.. unutulmuşsa tüm yüzler aklımda kalmışsa bu sözler.. bizler karanlıktan korkan bebekler.. uyandık birden bire güzellik uykusundan sakın kurtulduk sanma geçmişin tortusundan bir gün bir yer unutulmuştur tüm yüzler aklımda kalmış bu sözler bizler karanlıktan korkan bebekler.. c.t
Nerden aklıma esti kimbilir Gezdim dün gece şehri şöyle bir Herkes evinde kendi halinde Heryerde huzur her yerde neşe
Bir ben uykusuz bir ben huzursuz Bir ben çaresiz bir ben sensiz
Gel sen ne çektiğimi bir de bana sor Nerde nasıl yaşarım bir de bana sor Evlerin ışıkları bir bir yanarken Bendeki karanlığı gel de bana sor
Nerden aklıma esti kimbilir Gezdim dün gece şehri şöyle bir Eski sokaklar yerli yerinde Dostlar oturmuş kır kahvesinde Her yerde huzur her yerde neşe Bir ben uykusuz bir ben huzursuz Bir ben çaresiz bir ben sensiz
Gel sen ne çektiğimi bir de bana sor Sensiz yaşamak neymiş bir de bana sor Ak düşen saçlarımı bir bir sayarken Bunca yıl nasıl geçmiş bir de bana sor.
parmaklarımın arasından çıkacak kelimelere dikkat kesildim tanrinin lanetli çocukları maceralarını anlatırken bir kere dha geriye gitmem gerekti acıların arasından sıyrılıp, gidenlerin ardında bir su... içime doğdu bir şeyler her zaman değil hatırımda bunlar bir pencere bakarken ben daha küçücüktüm bir kadın gördüm evde köşesinde tek başına ağlayan anlamazdım neler oluyor bir gece yola çıktım, yola çıktım ben hep annemi babamı aradım ama ikisi de yoktu biri geldi diğeri acılar nedir ki diyen yüzler bir yerlerde yaşayan insanlar alığ gittim sessizce kendimi arkamda hafif esen bir rüzgar bıraktım herkes gibi ağlamak ne kadar da zor hatırladım dağların üzerinden ben şimşeklerin düşüşünü izledim köpeğim ölüşünü hayal ettim uzakta öldü benden herkes benden uzakta ve bensiz öldü bedeni su aldı ruhu boğuldu bedeni de onunla birlikte çiçekleri gördüm ben tarlalarda dikenleri elime battı onlara dokunduğumda bir kadın, acılı gözlerle bana baktı hep baktı bana sevdim ben o kadını hep yanımda oldu çok düştüm, hem de çok kanayan yerlerin acısına tahammül etmeyi öğrendim ama ne çok şey varmış öğrenilecek! kalbimde açıldı o yaralar sonra insnaları gördüm etrafımda insanları gördüm ardımda uzak diyarlara gittim insanlara baktım binalara çıktım ama hep aynı yere geldim bir ev bir bahçe bir kadın bir çocuk bir bebek ve yaşlı bir kadın daha yaşadılar ve yaşadıkları yere gömüldüler bense hala ölmedim demek istiyorum gömüldüğüm yerden dışarıya çıkmak için geceleri ya da gündüzleri toprağı eşeliyorum orda ama ben bulamıyorum kendimi ... gene bir gece yola çıktığımda içimde burukluk olacak çünkü beni bekleyenlerden çok kalbim bıraktıklarıma ağlayacak ... 'bu an'
güneşin doğacağı an değil midir en karanlık an... aydınlığa bakalım biz.. bugün bütün bardaklarımın yarısını su ile doldurdum...yarısı boş diyene gösteriyorum..:=))
Ruhumu bulmalıyım artık her nerede bulacaksam yüzüme kezzap döküp dolaşmalıyım meydanda ki zaten izi kalmıştır her sevdanın yüzümde. gelip alsınlar emanetten gözlerimi. en son sevildiğimi duyduğum yerde kalmış kulağım. kendi kanımı içmişim mesela sırf şarap parası bulamadığımdan. biri gidip söylesin anama nurtopu gibi bir şizofren getirdi dünyaya...™
içimdeki karanlık gözlerimi kapatıyor...ışıksız bi yolda gidiyorum yolumu bilmeden...sonunda adımların biteceği bi boşluğamı gidiyorum bilmiyorum...umrumda olmadan nereye gittiğimin...düşmenin hazzını tatmak bi daha hiç durmadan düşmek hep aşağıya düşmek istiyorum... bugün düşeceğim... bugün düşüceğim... bugün...
Günışığı önce gözlerimi sonra beynimi acıtıyor.Yorgun ve yaralı bir hayvanım ben...İnimde kalmalıyım...Orası sıcak...Orası KARANLIK...Orası güvenli... KARANLIK yumuşak bir kadife gibi...Sarıp sarmalıyor beni...
...böyle anlarda içinde yanıp duran lamba kararıveriyordu...
rengarenk olmanın son durağısın
içinde bilmem kaç iklimin acımtırak tadı
damakta öylece kalıyorsun
karanlığa benziyorsun
canımı yakıp
sonra
masumu oynuyorsun
ismin
'ben' olmalı...
karanlık güç ve gizemin simgesidir...görülmeyeni görmek sadece karanlıkta olur...geçmişi geri getirecek tek olgu...gelecekteki sonumuz...
hep karanlık.! ! ! ! ! ! ! ! ! ! !
hep karanlık.! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! !
yeter artık yeter.bir avuç kar beyazı.bir adım yol bana...
kaRanlık bir gécé ancak bana éş
doğmuyoR göNlümdé ne ay né günéş
eflatun bir karanlık...
ve belki de gözler başka bir şey arıyordu. bir ışık görse ona koşar, hep içinde bulunduğu o karanlığa ihanet edercesine kaçardı, bir kere bile dönüp bakmadan arkasına...
çünkü ışık hep kurtarıcıydı ona anlatılan masallarda, hep yol gösteren,umuttu...karanlık hüznün kederin hatta kaybolmuşluğun bir imgesiydi..
oysa, oysa ki onun gözleri başka bir şey arıyordu...karanlığa dalar, heyecan duyar,hüzünbaz mutluluklar tadardı ve hatta bir tek çıkar yolu oydu....
karanlık...o karanlığı masallarda anlatıldığı gibi yaşamadı hiç..
ne büyük bir huzurdu hele ki o karanlıklarda kaybolmak...
Karanlik
yada karanliklar beni korkutmaz
cünkü
ben aydinligim ki,,yani
no problem,.
korkarim :)
...belki ışık oradadır.İnsanın sadece kendini dinleyebildiği,bütün o kalabalıktan uzak kaldığı yerdedir.
karanlık
nasılda korkmuştuk senle zamansız bir kopuştan
yolunda gider herşey aydınlığa dönersen
birgün bir yer.. unutulmuşsa tüm yüzler
aklımda kalmışsa bu sözler.. bizler
karanlıktan korkan bebekler..
uyandık birden bire güzellik uykusundan
sakın kurtulduk sanma geçmişin tortusundan
bir gün bir yer unutulmuştur tüm yüzler
aklımda kalmış bu sözler
bizler karanlıktan korkan bebekler..
c.t
Eğer ışık yoksa karanlık vardır. Bir bakıma hiçlik olarak ifade edilir. Bazı felsefelere göre tanrının olmadığı yerdir, yokluktur.
çek ışıklarını üzerimden..gözlerimi alıştırma parlaklığına..gidince bırakacağın karanlıklar var bende şimdi..alışkınım bırak beni....
Nerden aklıma esti kimbilir
Gezdim dün gece şehri şöyle bir
Herkes evinde kendi halinde
Heryerde huzur her yerde neşe
Bir ben uykusuz bir ben huzursuz
Bir ben çaresiz bir ben sensiz
Gel sen ne çektiğimi bir de bana sor
Nerde nasıl yaşarım bir de bana sor
Evlerin ışıkları bir bir yanarken
Bendeki karanlığı gel de bana sor
Nerden aklıma esti kimbilir
Gezdim dün gece şehri şöyle bir
Eski sokaklar yerli yerinde
Dostlar oturmuş kır kahvesinde
Her yerde huzur her yerde neşe
Bir ben uykusuz bir ben huzursuz
Bir ben çaresiz bir ben sensiz
Gel sen ne çektiğimi bir de bana sor
Sensiz yaşamak neymiş bir de bana sor
Ak düşen saçlarımı bir bir sayarken
Bunca yıl nasıl geçmiş bir de bana sor.
parmaklarımın arasından çıkacak kelimelere dikkat kesildim
tanrinin lanetli çocukları maceralarını anlatırken
bir kere dha geriye gitmem gerekti
acıların arasından sıyrılıp, gidenlerin ardında bir su...
içime doğdu bir şeyler
her zaman değil hatırımda bunlar
bir pencere
bakarken ben daha küçücüktüm
bir kadın gördüm evde
köşesinde tek başına ağlayan
anlamazdım neler oluyor
bir gece yola çıktım, yola çıktım ben hep
annemi babamı aradım
ama ikisi de yoktu
biri geldi diğeri
acılar nedir ki diyen yüzler
bir yerlerde yaşayan insanlar
alığ gittim sessizce kendimi
arkamda hafif esen bir rüzgar bıraktım
herkes gibi ağlamak ne kadar da zor
hatırladım
dağların üzerinden ben şimşeklerin düşüşünü izledim
köpeğim ölüşünü hayal ettim
uzakta öldü benden
herkes benden uzakta ve bensiz öldü
bedeni su aldı
ruhu boğuldu
bedeni de onunla birlikte
çiçekleri gördüm ben tarlalarda dikenleri elime battı onlara dokunduğumda
bir kadın, acılı gözlerle bana baktı
hep baktı bana
sevdim ben o kadını
hep yanımda oldu
çok düştüm, hem de çok
kanayan yerlerin acısına tahammül etmeyi öğrendim
ama ne çok şey varmış öğrenilecek!
kalbimde açıldı o yaralar sonra
insnaları gördüm etrafımda
insanları gördüm ardımda
uzak diyarlara gittim
insanlara baktım
binalara çıktım
ama hep aynı yere geldim
bir ev
bir bahçe
bir kadın
bir çocuk
bir bebek
ve
yaşlı bir kadın daha
yaşadılar
ve
yaşadıkları yere gömüldüler
bense hala
ölmedim demek istiyorum
gömüldüğüm yerden dışarıya çıkmak için geceleri
ya da gündüzleri
toprağı eşeliyorum orda
ama
ben
bulamıyorum kendimi
...
gene bir gece yola çıktığımda
içimde burukluk olacak
çünkü
beni bekleyenlerden çok
kalbim bıraktıklarıma ağlayacak
...
'bu an'
güneşin doğacağı an değil midir en karanlık an...
aydınlığa bakalım biz..
bugün bütün bardaklarımın yarısını su ile doldurdum...yarısı boş diyene gösteriyorum..:=))
aydinliga acilan kapi...
Karanlığın içinden fısıldayan bir ses dedi ki:
Karanlığın içinden fısıldayan bir ses yoktur...
Ruhumu bulmalıyım artık her nerede bulacaksam
yüzüme kezzap döküp dolaşmalıyım meydanda
ki zaten izi kalmıştır her sevdanın yüzümde.
gelip alsınlar emanetten gözlerimi.
en son sevildiğimi duyduğum yerde kalmış kulağım.
kendi kanımı içmişim mesela sırf şarap parası bulamadığımdan.
biri gidip söylesin anama nurtopu gibi bir şizofren getirdi dünyaya...™
Ve bir sallantı karanlıkta usulca dinlenirim...
***
Aşkın bu karanlık gecesinde,
Hicrânımı duydum, seni andım,
Firkatzede bülbül gibi yandım.
* Işığın olmadığı yer..
* Enerjisiz ortam..
* Dinlenme hali...
içimdeki karanlık gözlerimi kapatıyor...ışıksız bi yolda gidiyorum yolumu bilmeden...sonunda adımların biteceği bi boşluğamı gidiyorum bilmiyorum...umrumda olmadan nereye gittiğimin...düşmenin hazzını tatmak bi daha hiç durmadan düşmek hep aşağıya düşmek istiyorum...
bugün düşeceğim...
bugün düşüceğim...
bugün...
Günışığı önce gözlerimi sonra beynimi acıtıyor.Yorgun ve yaralı bir hayvanım ben...İnimde kalmalıyım...Orası sıcak...Orası KARANLIK...Orası güvenli...
KARANLIK yumuşak bir kadife gibi...Sarıp sarmalıyor beni...
'her ne olursa olsun, yalnız bir tünel vardı, karanlık ve tenha: benimki'
aydınlık için ampulu ve elektiriği bile keşfetmişiz :))
karanlıkta kalanları daha iyi anlamak için bazen bende karanlıkta kalırım...
Her Tünel karanlik ama sonu aydinliktir
korkunç...