Hoşça bak zatına kim zübde-i alemsin sen Merdumi dide-i ekvan olan ademsin sen (Ey insan kendine iyi bak sen bu alemlerin özüsün,başlı başına bir alemsin yaratılmışların gözbebği olan insansın)
insan, şişirilen kaslar, silinen kırısıklıklarla genç kalmaz. Gençlik, gögüs gerdirmek degil, ihanetlere gögüs gerebilmektir; Yasadığıyla övünebilmek, değişimi göze alabilmek, her an başını alıp gidebilmek, hayata sil baştan başlayabilmektir. Bunu anlayanlar, yüzündeki çizgilerle yaşlanır,ama ihtiyarlamazlar...
yaratılmış en değerli varlıktır,duygu ve akıl gibi güçleri kimi zaman zafer kimi zamanda katliam için kullanan onurlu aynı zamanda bazı durumlarda en şerefsiz varlıktır.
insan tekil bi yaratıktır, her fırsatta yalnız kalmak için çabalar, yalnız kalabilemek için toplumsallaşır, ki bunun faydası yalnızlığına, tek başına kalmak istediğinde kurallarla diğerlerini kendinden uzak tutabilir. bugün hepimiz boşuna bi dağ evi sahil kenarı uçurum dibi evlerin hayalini kurmuyoruz hepimiz insanız neticede:D
Vardım, Varım, Var olacağım zamanın sonuna dek, Çünkü sonsuzum ben.
Yüzdüm sonsuzluğun geniş fezasında Uçtum hayal dünyasında, Yüce ışığın çemberine yaklaştım Ve işte tutsağıyım maddenin şimdi.
Konfüçyüs’ün öğretilerini dinledim, Kulak verdim Brahma’nın bilgeliğine, Buda’nın yanına oturdum bilgi ağacının altında, Ve işte savaşıyorum bilgisizlik ve inkârla şimdi.
Gördüm Babil’in gücünü, Mısır’ın şerefini ve Roma’nın azametini Hala görmekteyim bütün bu ülkelerde Zayıflık, aşağılanmışlık ve küçüklüğü.
Birlikte oturdum Ayndur’un büyücüleriyle, Asur’un rahipleriyle ve Filistin’in peygamberleriyle Hep Gerçeğin Şarkısını Söyledim.
Ezberledim Hindistan’a inen bilgiyi, Ezberledim Arapların yüreğindeki Fışkıran şiiri Kavradım Kuzey Afrikalıların hislerinden kopan müziği, Ama hala körüm ve görmüyorum, Sağırım ve duymuyorum.
Dayandım doyumsuz fatihlerin acımasızlığına, Acı çektim baskıcı yöneticilerin zulmünden Ve haddi aşan güçlülere kölelikten, Yine de güçlü kaldım savaşmak için günlerle.
Bütün bunları gördüm ve duydum, daha bir çocukken, Daha gençliğin getirdiklerini de duyup göreceğim, Yaşlanacağım, Mükemmelliğe ulaşacağım Ve Tanrıya döneceğim.
Vardım, Varım, Var olacağım zamanın sonuna dek, Çünkü Sonsuzum ben.
İNSAN...Gerçek bir karmaşa ancak olağanüstü yeteneklerle bezenmiş kainat hizmetine sunulmuş düşünen anlayan üreten varlık. Hala var oluş sebeplerini arayan hala pek çok şifreyi çözemeyen ama yaratılan tüm varlıkların ötesinde özel dizayn edilmiştir. İnsan bana kainatın varolma sebebini çağrıştırıyor biz varsak dünya hoş yoksak herşey boş...
Insan, insan olmaktir,kendini tanimaktir, sen kendini tanimazsan, bunca okumak ne demektir. Insan olmak insanin kendini tanimlamasina yetmez. Insan tanimlanamaz.O sir insana yaratilisindan dolayi verilmemistir. Insan olmanin sirri da yatar.
İÇİNDEKİ 'BEN'İ KEŞFETTİĞİNDE YARATICI İLE YÜZYÜZE GELEN, 'BİZ' OLMAYI KAVRADIĞINDA KEMALAT KAZANAN EVRENİN GERÇEKTEN İHTİYACI OLAN MUHTEŞEM VARLIK.
en yüce yaratılmış!
yaratılmışların en harikası ama en nankörü
tüm iyiliklerin ve tüm kötülüklerin öznesi...hayatı karmaşıklaştıran bir et yığını...
Hoşça bak zatına kim zübde-i alemsin sen
Merdumi dide-i ekvan olan ademsin sen
(Ey insan kendine iyi bak sen bu alemlerin özüsün,başlı başına bir alemsin
yaratılmışların gözbebği olan insansın)
insan
sakın gözlerini kapatma
dünyayı verseler, ahireti unutup nefsine kansan;
ölümü hatırlayıp doğrulamazmısın ey insan...?
insan!
olanlar bide olduğunu sananlar olmak üzere 2 çeşitlilerdir!
insan, şişirilen kaslar, silinen kırısıklıklarla genç kalmaz.
Gençlik, gögüs gerdirmek degil, ihanetlere gögüs gerebilmektir;
Yasadığıyla övünebilmek, değişimi göze alabilmek, her an başını alıp gidebilmek, hayata sil baştan başlayabilmektir.
Bunu anlayanlar, yüzündeki çizgilerle yaşlanır,ama ihtiyarlamazlar...
-Can Dündar-
Şüphesiz biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık. İnsan süresi 2.ayet
yaratılmış en değerli varlıktır,duygu ve akıl gibi güçleri kimi zaman zafer kimi zamanda katliam için kullanan onurlu aynı zamanda bazı durumlarda en şerefsiz varlıktır.
Bazen bir hiç, bazen HERŞEY dir insan.
Hangi güçlüktür ki gayrete gelince kolaylaşmasın?
Hangi korkunç şey varki insandan korkmasın?
MEHMET AKİF
hoşça bak zatına kim zübde-i alemsin sen,
merdüm-i dide-i ekvan olan ademsin sen.
inandığı kadardır.
isyan ve nisyandan müteşekkil aciz bir hayvan..hayvan-ı natıka..
her insan biraz uçurum..
insan tekil bi yaratıktır, her fırsatta yalnız kalmak için çabalar, yalnız kalabilemek için toplumsallaşır, ki bunun faydası yalnızlığına, tek başına kalmak istediğinde kurallarla diğerlerini kendinden uzak tutabilir. bugün hepimiz boşuna bi dağ evi sahil kenarı uçurum dibi evlerin hayalini kurmuyoruz hepimiz insanız neticede:D
yaradılmış yüce varlık
İnsanın Şarkısı
Vardım,
Varım,
Var olacağım zamanın sonuna dek,
Çünkü sonsuzum ben.
Yüzdüm sonsuzluğun geniş fezasında
Uçtum hayal dünyasında,
Yüce ışığın çemberine yaklaştım
Ve işte tutsağıyım maddenin şimdi.
Konfüçyüs’ün öğretilerini dinledim,
Kulak verdim Brahma’nın bilgeliğine,
Buda’nın yanına oturdum bilgi ağacının altında,
Ve işte savaşıyorum bilgisizlik ve inkârla şimdi.
Sina’nın üstündeydim,
Yehova Musa’ya göründüğünde,
Ürdün’ün ötesindeydim,
Gördüm Nasıralı İsa’nın mucizelerini,
Medine’deydim,
Dinledim Arapların elçisinin sözlerini
Ve işte kuşkunun esiriyim şimdi.
Gördüm Babil’in gücünü,
Mısır’ın şerefini ve Roma’nın azametini
Hala görmekteyim bütün bu ülkelerde
Zayıflık, aşağılanmışlık ve küçüklüğü.
Birlikte oturdum Ayndur’un büyücüleriyle,
Asur’un rahipleriyle ve Filistin’in peygamberleriyle
Hep Gerçeğin Şarkısını Söyledim.
Ezberledim Hindistan’a inen bilgiyi,
Ezberledim Arapların yüreğindeki Fışkıran şiiri
Kavradım Kuzey Afrikalıların hislerinden kopan müziği,
Ama hala körüm ve görmüyorum,
Sağırım ve duymuyorum.
Dayandım doyumsuz fatihlerin acımasızlığına,
Acı çektim baskıcı yöneticilerin zulmünden
Ve haddi aşan güçlülere kölelikten,
Yine de güçlü kaldım savaşmak için günlerle.
Bütün bunları gördüm ve duydum, daha bir çocukken,
Daha gençliğin getirdiklerini de duyup göreceğim,
Yaşlanacağım,
Mükemmelliğe ulaşacağım
Ve Tanrıya döneceğim.
Vardım,
Varım,
Var olacağım zamanın sonuna dek,
Çünkü Sonsuzum ben.
Halil Cibran
İNSAN...Gerçek bir karmaşa ancak olağanüstü yeteneklerle bezenmiş kainat hizmetine sunulmuş düşünen anlayan üreten varlık.
Hala var oluş sebeplerini arayan hala pek çok şifreyi çözemeyen ama yaratılan tüm varlıkların ötesinde özel dizayn edilmiştir.
İnsan bana kainatın varolma sebebini çağrıştırıyor biz varsak dünya hoş yoksak herşey boş...
Insan, insan olmaktir,kendini tanimaktir, sen kendini tanimazsan, bunca okumak ne demektir. Insan olmak insanin kendini tanimlamasina yetmez. Insan tanimlanamaz.O sir insana yaratilisindan dolayi verilmemistir. Insan olmanin sirri da yatar.
Tarifi çok zor varlıktır.
tüm olumsuzluklara rağmen, tüm yaşanmışlıklara rağmen sevdiğim, değer verdiğim canlı türü.
arapcada ins şeklinde söylenir ve insan ins'lerin çoğuludur, yani kelimenin kökenine göre insanlar derken iki kere çoğullamış oluyoruz.
insan umman demektir....çünkü insanın ruhu evreni kuşatabilecek enginlikte bir sevgi çekirdeği taşır...
' İnsana olanlar değil, o insanın içinde olanlar önemlidir.”
YARILDIGI HER HALİNDEN BELLİ ACİZ İHTİYAÇ SAHİBİ AMA EN GÜZEL BİR BİÇİMDE TASARLAMIŞ KİMSE KAŞI BAŞKA BİR YERE KOYAMIYOR
dünyanın minyatur hali, her insan bir alemdir....
keşfetmek için ömür yetmez :)
' İnsan başiyle fare kafasını birbirinden ayıran tek hassa, bence fikir öfkesidir. ' der Necip Fazıl
düşünen hayvan:(bi de düşünmeyeni var)