Plevne kuşatmasındaki 150.000 Rus askerinin komutanın bir avuç Türk e birşey yapamaması ve Rus çarının Romanya Kralına gönerdiği şu mesaj sanırım herşeyi açıklıyor; Türkler bizi mahvediyor, Hristiyanlık davamız elden gitmek üzere YETİŞİN!
şiirini açıklarsak nasıl bi savaş olduğu çıkar ortaya:
Tuna nehri akmam diyor Etrafımı yıkmam diyor *plevneye tunadan yardım gelir ve şehri kuşatan rus askerleri yardımı engeller.*
Şanı büyük Osman Paşa Plevne'den çıkmam diyor. *malumumuz olan osman paşamız hiç bi surette teslim olmaz*
Olur mu böyle olur mu Evlât babayı vurur mu Sizi millet hainleri Bu dünya size kalır mı *Şehirdeki bulgarlar ayaklanır ve bi iç direnişde olur, ayrıca rus askerlerinde kazaklar vardır onlarda türkdür bahsedilende budur.*
Düşman Tuna'yı atladı Karakolları yokladı Osman Paşa'nın kolunda Beşbin top birden patladı. *plevne savunmasında yanlış bilmiyorsam 53 iyi donanımlı ve korunmuş top kullanıldı ve ruslar en dıştaki tabyalardan birini (karakol denen bu) alır, osman paşa bi sonraki gece ani bi baskınla tabyayı geri alır, rusların morali sıfıra düşer türklerin yenilmez olduğu söylentileri askerleri çökertir*
Kılıcımı vurdum taşa Taş yarıldı baştan başa Askerinle binler yaşa. Namı büyük Osman Paşa. *osman paşayı övsede sonuca gelinmiştir, en başta teslim olması gereken bir şehir olduğunu söyler osman paşa çünkü yardım almadan bi şehri savunmak imkansızdır, şehir açlık ve mühimmat yetersizliğinden teslim edilmiştir*
Gazi Osman Paşa, Tokat'ta doğdu. Asıl adı Osman Nuri'dir. Babası, İstanbul kereste gümrüğünde katip olan Mehmed Efendi, annesi Şakire Hatun'dur. Ailenin tek erkek çocuğu olan Osman Nuri, henüz yedi sekiz yaşlarında iken ailesiyle birlikte İstanbul'a babasının yanına gitti. Sırasıyla Askeri Rüştiye, Askeri İdadi ve Mekteb-i Harbiyye okullarını bitirdi. Çeşitli görevlerde bulunan Gazi Osman Paşa, 1859 yılında Osmanlı Devleti'nin nüfus sayımı ile kadastro usulünde haritasının çizilmesinin kararlaştırılması ve bu arada Bursa ilinden başlanması üzerine bu göreve askeri temsilci olarak tayin edildi. 1866'da Girit'te baş gösteren Rum isyanı dolayısıyla buraya yollandı.
Birçok askeri başarı elde etmiş olan Gazi Osman Paşa, asıl şöhretini Sırp prensi Milan'ın 2 Temmuz 1876'da Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etmesi esnasında, Rus generallerinin kumanda ettiği Sırp ordusunu bozguna uğratması ile elde etti. 1877-78 Osmanlı Rus savaşları sırasında Plevne'yi başarı ile savundu ve bu savaş sonunda kendisine 'gazilik' ünvanı verildi. Askeri şahsiyeti yanında siyasi faaliyetlerde de bulundu. İstanbul'daki dini grupların birleşmesini sağladı. Sarayda bulunduğu süre içinde dış politika konularında Sultan İkinci Abdülhamid'i etkilemeye çalıştı. Gazi Osman Paşa, 4-5 Nisan 1900 yılında, Cuma günü vefat etti ve Fatih Sultan Mehmed türbesi yanına gömüldü.
Gazi Osman Paşa, iyi dercede Arapça, biraz da Farsça ve Fransızca biliyordu. Ferik Neşet Paşa'nın kız kardeşi Zatıgül Hanımla evlendi. Sultan İkinci Abdülhamid kendisini çok takdir ettiği için iki kızını, Gazi Osman Paşa'nın iki oğlu ile evlendirmiştir.
Plevne kuşatmasındaki 150.000 Rus askerinin komutanın bir avuç Türk e birşey yapamaması ve Rus çarının Romanya Kralına gönerdiği şu mesaj sanırım herşeyi açıklıyor;
Türkler bizi mahvediyor,
Hristiyanlık davamız elden gitmek üzere YETİŞİN!
İki damla gözyaşı düştü toprağa...
Nar çiçeği gibi kırmızı......
Ruhun şad olsun sen plevneden çıkmam diyordun.. oysa biz.....
şiirini açıklarsak nasıl bi savaş olduğu çıkar ortaya:
Tuna nehri akmam diyor
Etrafımı yıkmam diyor
*plevneye tunadan yardım gelir ve şehri kuşatan rus askerleri yardımı engeller.*
Şanı büyük Osman Paşa
Plevne'den çıkmam diyor.
*malumumuz olan osman paşamız hiç bi surette teslim olmaz*
Olur mu böyle olur mu
Evlât babayı vurur mu
Sizi millet hainleri
Bu dünya size kalır mı
*Şehirdeki bulgarlar ayaklanır ve bi iç direnişde olur, ayrıca rus askerlerinde kazaklar vardır onlarda türkdür bahsedilende budur.*
Düşman Tuna'yı atladı
Karakolları yokladı
Osman Paşa'nın kolunda
Beşbin top birden patladı.
*plevne savunmasında yanlış bilmiyorsam 53 iyi donanımlı ve korunmuş top kullanıldı ve ruslar en dıştaki tabyalardan birini (karakol denen bu) alır, osman paşa bi sonraki gece ani bi baskınla tabyayı geri alır, rusların morali sıfıra düşer türklerin yenilmez olduğu söylentileri askerleri çökertir*
Kılıcımı vurdum taşa
Taş yarıldı baştan başa
Askerinle binler yaşa.
Namı büyük Osman Paşa.
*osman paşayı övsede sonuca gelinmiştir, en başta teslim olması gereken bir şehir olduğunu söyler osman paşa çünkü yardım almadan bi şehri savunmak imkansızdır, şehir açlık ve mühimmat yetersizliğinden teslim edilmiştir*
Plevne zaferinin baş mimarı.
Tuna nehri akmam diyor
Etrafımı yıkmam diyor
Şanı büyük Osman Paşa
Plevne'den çıkmam diyor.
Olur mu böyle olur mu
Evlât babayı vurur mu
Sizi millet hainleri
Bu dünya size kalır mı
Düşman Tuna'yı atladı
Karakolları yokladı
Osman Paşa'nın kolunda
Beşbin top birden patladı.
Kılıcımı vurdum taşa
Taş yarıldı baştan başa
Askerinle binler yaşa.
Namı büyük Osman Paşa.
Gazi Osman Paşa, Tokat'ta doğdu. Asıl adı Osman Nuri'dir. Babası, İstanbul kereste gümrüğünde katip olan Mehmed Efendi, annesi Şakire Hatun'dur. Ailenin tek erkek çocuğu olan Osman Nuri, henüz yedi sekiz yaşlarında iken ailesiyle birlikte İstanbul'a babasının yanına gitti. Sırasıyla Askeri Rüştiye, Askeri İdadi ve Mekteb-i Harbiyye okullarını bitirdi. Çeşitli görevlerde bulunan Gazi Osman Paşa, 1859 yılında Osmanlı Devleti'nin nüfus sayımı ile kadastro usulünde haritasının çizilmesinin kararlaştırılması ve bu arada Bursa ilinden başlanması üzerine bu göreve askeri temsilci olarak tayin edildi. 1866'da Girit'te baş gösteren Rum isyanı dolayısıyla buraya yollandı.
Birçok askeri başarı elde etmiş olan Gazi Osman Paşa, asıl şöhretini Sırp prensi Milan'ın 2 Temmuz 1876'da Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etmesi esnasında, Rus generallerinin kumanda ettiği Sırp ordusunu bozguna uğratması ile elde etti. 1877-78 Osmanlı Rus savaşları sırasında Plevne'yi başarı ile savundu ve bu savaş sonunda kendisine 'gazilik' ünvanı verildi. Askeri şahsiyeti yanında siyasi faaliyetlerde de bulundu. İstanbul'daki dini grupların birleşmesini sağladı. Sarayda bulunduğu süre içinde dış politika konularında Sultan İkinci Abdülhamid'i etkilemeye çalıştı. Gazi Osman Paşa, 4-5 Nisan 1900 yılında, Cuma günü vefat etti ve Fatih Sultan Mehmed türbesi yanına gömüldü.
Gazi Osman Paşa, iyi dercede Arapça, biraz da Farsça ve Fransızca biliyordu. Ferik Neşet Paşa'nın kız kardeşi Zatıgül Hanımla evlendi. Sultan İkinci Abdülhamid kendisini çok takdir ettiği için iki kızını, Gazi Osman Paşa'nın iki oğlu ile evlendirmiştir.