Ne sınavlardan geçtik... Sınandığımızı hiç bilmeden. Ne soruların ortasından kovulduk cevapsız. Gördüklerimizi gözetmedik. Gözettiklerimiz her hakikatin aması. Emr-i bi'l-maruftu şehirlerimizin noksanı. Her söz sahibinden ayrıydı. Ayrıldıkça söz ayarsızlanırdı. Kim kimdir? Ve kim kimin içindir? Sorular hep orta yerde. Cevaplar telaşsızdı. Uzağımızda olan kimdir? Yakınımızdaki neden yanımızdaki değildir? Söz bunca uzunken gün niye kısadır? Merhameti emziren. Kalabalıklar, kabalıktan uzak tutamaz kendini. Her şey karışır birbirine. İyilik iyiliğe uzak düşer, kötülük herkesin nasibi olur ayırımsız. Her kabiliyet kerndi yolunu bulur. Her yol kabiliyet değildir ama. 'Göz herkesi görür, kendini göremez' der alim. Her gözün gözü başka bir bilinç'e açılır çünkü. Çünkü bir bilinçte kalmaktır saltanatımız. Onun için aşkın yoluna düşer. Onun için kendimizi adarız ilme. Onun için yazmaya cehtederiz ismimizi su üstüne. Gah anılan olmaktır arzumuz. Gah aranan. Düşse de nasibimize gah hatıra gah vefa; Aç kalır en doymaz yanımız. Başkalarını seyrettiğimiz kadar kendimizi seyredemeyişimizdir: Adı cefa. Ne ilk günahımız yanıbaşımızdadır. Ne sonuncusunun tövbesi saklıdır, içimizde yangın. Unutuşun zakkum tadıyladır her kavga. Yine de akıllar veririz dört bir yana, Kendi aklımızın her molasında. 'Şöyle olduğu için' deriz. Açıklamalar getiririz. 'Böyle olduğu için' diyerek bütün ilginç formülleri tüketiriz. 'Ben zaten demiştim ki' diye başlar kendine dönük methiyelerin ilk cümlesi.
Ne sınavlardan geçeriz sınandığımızı bilmeden. Yarım kalan cevaplar hanemize yazılır gönülsüz. 'İyilik yapılmadan kapatılan gün, yaşanmamıştır' der bilge kitaplar. Günlerin kapısı onun için açıktır. Onun için bereketsizdir akrep ile yelkovan.
halihazırdaki bir kaç önemli edebiyatçıdan biri olan F.K.Barbarosoğlu, gerek dili kullanma becerisi ile gerekse sosyolojik tahlil yeteneği ile öne çıkmış, ama ülkemizdeki ideolojik kamplaşmalardan dolayı yeterince kıymeti bilinmeyen bir isim.. Ahir zaman gülüşleri ve hiçbiryer adlı eserleri tavsiye edilir...
iyi öykücü, iyi sosyolog, iyi köşe yazarı..
İSTANBUL SOKAKLARINDA
İstanbul sokaklarında bir çocuk,
Soğuktan morarmış elleri.
'En güzel limonlar bende! ' diyen,
İnce çocuksu sesi.
Uzaktan kürküne sarınmış bir adam yaklaştı,
'Hey ufaklık gebereceksin be! '
Nasıl da gücüne gitmişti bu sözler,
Her gün buna benzer şeyler, bazen acı tekmeler.
İstanbul sokaklarında bir çocuk,
Gözlerinde acı, ellerinde ağrı, kalbinde keder.
Fatma K. Barbarosoğlu
...
Çeker giderim dünyanızdan
Hiç yaşamamış diye not düşer
Yorgun beyinleriniz
O zarif edalar
Aynaların kıskançlığında kalır
Gidişimi kolayca unutursunuz
Yaşadığını unuttuğunuz gibi
Kokusu kovulur esvaplarımdan
Bedenimin
Evvel zaman içinde anılan
Bir masal olur adımız
Bazen hasretinizi çekerim sizin
Rüyalarınıza girerim
Hayırdır inşallah, deyip
Uyanırsınız yarısı unutulmuş rüyalardan
Hatıralarınızda nefeslenmek dilerim
Lakin...
Sabahın telaşında beni bırakıp gidersiniz
Bir fatihayı boşuna beklerim
...
Fatma Aliye: Uzak Ülke /
Fatma K. Barbarosoğlu
Ne Sınavlardan Geçtik...
Ne sınavlardan geçtik...
Sınandığımızı hiç bilmeden.
Ne soruların ortasından kovulduk cevapsız.
Gördüklerimizi gözetmedik.
Gözettiklerimiz her hakikatin aması.
Emr-i bi'l-maruftu şehirlerimizin noksanı.
Her söz sahibinden ayrıydı.
Ayrıldıkça söz ayarsızlanırdı.
Kim kimdir? Ve kim kimin içindir?
Sorular hep orta yerde.
Cevaplar telaşsızdı.
Uzağımızda olan kimdir?
Yakınımızdaki neden yanımızdaki değildir?
Söz bunca uzunken gün niye kısadır? Merhameti emziren.
Kalabalıklar, kabalıktan uzak tutamaz kendini.
Her şey karışır birbirine.
İyilik iyiliğe uzak düşer, kötülük herkesin nasibi olur ayırımsız.
Her kabiliyet kerndi yolunu bulur.
Her yol kabiliyet değildir ama.
'Göz herkesi görür, kendini göremez' der alim.
Her gözün gözü başka bir bilinç'e açılır çünkü.
Çünkü bir bilinçte kalmaktır saltanatımız.
Onun için aşkın yoluna düşer.
Onun için kendimizi adarız ilme.
Onun için yazmaya cehtederiz ismimizi su üstüne.
Gah anılan olmaktır arzumuz.
Gah aranan.
Düşse de nasibimize gah hatıra gah vefa;
Aç kalır en doymaz yanımız.
Başkalarını seyrettiğimiz kadar kendimizi seyredemeyişimizdir: Adı cefa.
Ne ilk günahımız yanıbaşımızdadır.
Ne sonuncusunun tövbesi saklıdır, içimizde yangın.
Unutuşun zakkum tadıyladır her kavga.
Yine de akıllar veririz dört bir yana,
Kendi aklımızın her molasında.
'Şöyle olduğu için' deriz. Açıklamalar getiririz.
'Böyle olduğu için' diyerek bütün ilginç formülleri tüketiriz.
'Ben zaten demiştim ki' diye başlar kendine dönük methiyelerin ilk cümlesi.
Ne sınavlardan geçeriz sınandığımızı bilmeden.
Yarım kalan cevaplar hanemize yazılır gönülsüz.
'İyilik yapılmadan kapatılan gün, yaşanmamıştır' der bilge kitaplar.
Günlerin kapısı onun için açıktır.
Onun için bereketsizdir akrep ile yelkovan.
Fatma K. Barbarosoğlu
halihazırdaki bir kaç önemli edebiyatçıdan biri olan F.K.Barbarosoğlu, gerek dili kullanma becerisi ile gerekse sosyolojik tahlil yeteneği ile öne çıkmış, ama ülkemizdeki ideolojik kamplaşmalardan dolayı yeterince kıymeti bilinmeyen bir isim.. Ahir zaman gülüşleri ve hiçbiryer adlı eserleri tavsiye edilir...
kötü bir öykü yazarı - değişmesini umuyorum -