*genel gözlemlerdir, kimse alınmasındır...istisnalar mis kokmaktadır.
birbirinin dengi olmayan bir erkek ve bir dişiden oluşan 'çift', kimyasal etkileşim sonucu biraraya gelir...daha sonra sosyete içinde yayılır ve çeşitliliğe katkıda bulunur. dişi dır dır konuşup durmayı, er kabararak gezmeyi ve dünyayı kurtarmayı kendine iş edinir. er kişinin dert-tasa-düşünme bileşik kümesi genişken, dişide bu küme elemanları diğer dişiler, erin gözlerinin nereye baktığı, onu sevip sevmediği vb. ıvır zıvırla doludur (sökülüp atılası karın ağrıları) . fiziksel olarak güç erdedir. donanımı kaliteli olan erdir (hepsi değil tabii ki) ...ancak... ancak giriş ve gelişmede işler öyle bir hal alır ki sonucun tekli yazarı dişi olur. bu nokta tamamen kafa karıştırıcıdır. dişide gözlenemeyen hangi yetenek olayları böyle sonuçlandırmaktadır? güç ve kalitede tur basan er neye yenilmektedir? yenildiğinin farkında mıdır? beyine bir sis perdesi mi örtülmektedir? yumurtanın dayanılmaz gücü içgüdüleri hala yönetebilir mi...dişi beyin kıvrımlarını saçma sapan şeylerle oyalayarak asıl enerjiyi yumurtaya mı veriyordur yoksa:P hakimiyet kurma yarışı gibi görünen bu yarışmada dişi neye göre birinci gelmektedir? yumurta şapkalı kalimero son sahnede karşımıza çıkıp bağırmalı mıdır? er, dişi tarafından ısırılarak veya tehdit edilerek köle durumuna düşürülmektedir. bunun farkına varan erlerin bir kısmı dişisini aldatmakta, diğer kısmıysa beyni alınmış gibi davranmaktadır. aslında tüm bunlar gereksizdir, er ve dişi ayrımı, gerek olduğunda (sofrada, yatakta, sosyetede) yapılmalıdır. sosyal bakımdan evrilmede insanın başka çaresi yoktur. 'yok kardeşim ne evrilmesi bea! ' diyeceksek, bizzat babamdan gelen X kromozomundan biliyorum, erler IQ'su 17 gibi davranmaya, dişilerse sömürgen pis parazitler olmaya devam edeceklerdir. adaletsizlik insanın kanında vardır...mantık biryerde illaki biter. er-dişi didişmesi asla son bulmaz, bu mutualizm değil, parazitle konağın arada bir yer değiştirdiği bir 'tam parazitlik'tir. kan emici dişiler, öznellikte sınır tanımayan erler...
bir özdeyişle bitirelim: ya benimsin ya kara toprağın! ! :P
kaybetme korkusunu hep canlı tutarak kendilerini tedavi etme yöntemi şudur. bu analizim... psikoloji biliminin ilerleyişinde manifesto niteliğinde önemlidir. kişisel calışmalarım dewam etmekte..
duyghusal. aşksal acıma sevme okşama hepsi palavra.... süresi ne olursa olsun. erkte haldeyken. kendileri bir kadının en dibine kadar girdiğinde. kadının yüzünmdeki ifadenin; ....çaresizlik..,yalvaran. lütfen.. merhametine muhtac olduğunu gösterip. ama bundan vazgecmek istemeyişi kaosunda kalmasını.. ve. sona yaklaşırken.. hızlanmış salınımda kalcaların birbirine çarpışırken. etraf yağ dokusundaki. çarpışma kinetiğiyle yerdeğiştirmesi. ve iniltilerdeki aynı mermetine muhtaclığı göstermesi.. bu hayvanları tedavi edebilicek tek şey bu ifadelerdir. aynı ifadeleri. kaza gecirenlerde yada ölmek üzere olan insanların yüzlerinde görebilirsiniz. porno filmleri izlerken sadece yüzlerine bakın ve o yüzlerin çarpışmış bir arac içindeki kazazedenin yüzü olduğunu düşünün. bu merhamete muhtaclığın. anlamını.. hayatını bahşetmeyle özdeşleştirebilirsiniz. unutmamak gereken tek şey... kaybetme korkusunu hep onlara yaşatabilmek. yoksa ruh anlamında sizi öldürürüler.
tartışma anında ve sonrasında er kişi kelimelere, dişi kişi tavırlara kırılır...dolayısıyla er kişi 'acaba ne dedim? ' derken dişi kişi 'bu tavrın sebebi neydi? ' der.
Birden fark ettim ki bütün erkekler aslında, bunu açıkça söylemeseler de, 'kendilerini aldatabilecek bir kadın' istiyorlar. Bütün kadınlar da 'kendilerini aldatabilecek' bir erkek. 'Beni aldatabilecek bir kadın istiyorum,' ama 'beni aldatmayacak bir kadın. 'Herkes,kendine muhtaç olmayacak kadar güçlü, başkalarına gidebilecek kadar özgür, her an kendisini beğenecek, başka birini bulabilecek kadar alımlı birini istiyor, ama bu istediği özelliklere sahip olan insan kendisini aldatmasın da istiyor. 'Aldatabilecek biri olmak' çekici kılıyor insanı, belki de çekiciliğin tarifi bu kadar basit, 'aldatabilecek biri' olmak. İnsanlar 'aldatabilecek olana' doğru çekiliyorlar,yaklaşıyorlar, dokunuyorlar, sonra kendi şartlarını söylüyorlar; 'Ama aldatmayacaksın'. Ve 'aldatabilecek olanın' çekiciliği ile aldatılma korkusu arasına sıkışıyorlar. Her an bir kuşkuyu, bir korkuyu, bir tedirginliği soluyorlar öyle biriyle olduklarında. Biliyorlar ki, 'aldatabilecek biri' aldatabilir. 'Aldatamayacak biri' güvenli ama sıkıcı 'aldatabilecek biri' çekici ama korkutucu. Aşkın en zor kavşağı. Hangisini seçeceksiniz, istediğinize sahip çıkacak cesareti gösterebilecek misiniz, yoksa güvenli bir sıkıcılık mı daha cazip gelecek size? Erkekler aldatabilecek bir kadını' sevip, 'aldatamayacak bir kadınla' yasıyorlar, güven ve rahat aşka ağır basıyor.
*genel gözlemlerdir, kimse alınmasındır...istisnalar mis kokmaktadır.
birbirinin dengi olmayan bir erkek ve bir dişiden oluşan 'çift', kimyasal etkileşim sonucu biraraya gelir...daha sonra sosyete içinde yayılır ve çeşitliliğe katkıda bulunur. dişi dır dır konuşup durmayı, er kabararak gezmeyi ve dünyayı kurtarmayı kendine iş edinir. er kişinin dert-tasa-düşünme bileşik kümesi genişken, dişide bu küme elemanları diğer dişiler, erin gözlerinin nereye baktığı, onu sevip sevmediği vb. ıvır zıvırla doludur (sökülüp atılası karın ağrıları) . fiziksel olarak güç erdedir. donanımı kaliteli olan erdir (hepsi değil tabii ki) ...ancak...
ancak giriş ve gelişmede işler öyle bir hal alır ki sonucun tekli yazarı dişi olur. bu nokta tamamen kafa karıştırıcıdır. dişide gözlenemeyen hangi yetenek olayları böyle sonuçlandırmaktadır? güç ve kalitede tur basan er neye yenilmektedir? yenildiğinin farkında mıdır? beyine bir sis perdesi mi örtülmektedir?
yumurtanın dayanılmaz gücü içgüdüleri hala yönetebilir mi...dişi beyin kıvrımlarını saçma sapan şeylerle oyalayarak asıl enerjiyi yumurtaya mı veriyordur yoksa:P
hakimiyet kurma yarışı gibi görünen bu yarışmada dişi neye göre birinci gelmektedir? yumurta şapkalı kalimero son sahnede karşımıza çıkıp bağırmalı mıdır?
er, dişi tarafından ısırılarak veya tehdit edilerek köle durumuna düşürülmektedir. bunun farkına varan erlerin bir kısmı dişisini aldatmakta, diğer kısmıysa beyni alınmış gibi davranmaktadır. aslında tüm bunlar gereksizdir, er ve dişi ayrımı, gerek olduğunda (sofrada, yatakta, sosyetede) yapılmalıdır. sosyal bakımdan evrilmede insanın başka çaresi yoktur. 'yok kardeşim ne evrilmesi bea! ' diyeceksek, bizzat babamdan gelen X kromozomundan biliyorum, erler IQ'su 17 gibi davranmaya, dişilerse sömürgen pis parazitler olmaya devam edeceklerdir.
adaletsizlik insanın kanında vardır...mantık biryerde illaki biter. er-dişi didişmesi asla son bulmaz, bu mutualizm değil, parazitle konağın arada bir yer değiştirdiği bir 'tam parazitlik'tir. kan emici dişiler, öznellikte sınır tanımayan erler...
bir özdeyişle bitirelim: ya benimsin ya kara toprağın! !
:P
bu yaratıklar hastadır.....
kaybetme korkusunu hep canlı tutarak
kendilerini tedavi etme yöntemi şudur.
bu analizim... psikoloji biliminin ilerleyişinde manifesto niteliğinde önemlidir. kişisel calışmalarım dewam etmekte..
duyghusal. aşksal acıma sevme okşama hepsi palavra.... süresi ne olursa olsun. erkte haldeyken. kendileri bir kadının en dibine kadar girdiğinde. kadının yüzünmdeki ifadenin; ....çaresizlik..,yalvaran. lütfen.. merhametine muhtac olduğunu gösterip. ama bundan vazgecmek istemeyişi kaosunda kalmasını.. ve. sona yaklaşırken.. hızlanmış salınımda kalcaların birbirine çarpışırken. etraf yağ dokusundaki. çarpışma kinetiğiyle yerdeğiştirmesi. ve iniltilerdeki aynı mermetine muhtaclığı göstermesi.. bu hayvanları tedavi edebilicek tek şey bu ifadelerdir. aynı ifadeleri. kaza gecirenlerde yada ölmek üzere olan insanların yüzlerinde görebilirsiniz. porno filmleri izlerken sadece yüzlerine bakın ve o yüzlerin çarpışmış bir arac içindeki kazazedenin yüzü olduğunu düşünün. bu merhamete muhtaclığın. anlamını.. hayatını bahşetmeyle özdeşleştirebilirsiniz.
unutmamak gereken tek şey... kaybetme korkusunu hep onlara yaşatabilmek. yoksa ruh anlamında sizi öldürürüler.
tartışma anında ve sonrasında er kişi kelimelere, dişi kişi tavırlara kırılır...dolayısıyla er kişi 'acaba ne dedim? ' derken dişi kişi 'bu tavrın sebebi neydi? ' der.
günümüzde tiyatro...
Oyun, oyun, oyun...
Erkeklere küçük bir tüyo;
Kadınların öfkesi şaka bile olsa ciddiye almalısınız.
Çünkü çoğu kadın işe şaka ile başlar..!
Biz buna çiftleşme ilişkileri desek sanırım daha yerinde olacak :)
Bunun bilimsel dayanakları derin mesele, başka kapıya.
Şopınhawı diye bir adam vardı, okunuşu böyle, ondan okuyun :)
erkekler kadınların müsveddesidir....
Gusel oliii
kısaca: kavga dövüş-hır gür
sadece kadın ve erkek yok benim gibi nonilerde var bu dünyada
Birden fark ettim ki bütün erkekler aslında,
bunu açıkça söylemeseler de, 'kendilerini aldatabilecek
bir kadın' istiyorlar.
Bütün kadınlar da 'kendilerini aldatabilecek' bir erkek.
'Beni aldatabilecek bir kadın istiyorum,' ama
'beni aldatmayacak bir kadın.
'Herkes,kendine muhtaç olmayacak kadar güçlü, başkalarına gidebilecek kadar özgür,
her an kendisini beğenecek, başka birini bulabilecek kadar alımlı birini istiyor,
ama bu istediği özelliklere sahip olan insan kendisini aldatmasın da istiyor.
'Aldatabilecek biri olmak' çekici kılıyor insanı,
belki de çekiciliğin tarifi bu kadar basit,
'aldatabilecek biri' olmak.
İnsanlar 'aldatabilecek olana' doğru çekiliyorlar,yaklaşıyorlar, dokunuyorlar,
sonra kendi şartlarını söylüyorlar;
'Ama aldatmayacaksın'.
Ve 'aldatabilecek olanın' çekiciliği ile aldatılma korkusu arasına sıkışıyorlar.
Her an bir kuşkuyu, bir korkuyu, bir tedirginliği soluyorlar öyle biriyle olduklarında.
Biliyorlar ki, 'aldatabilecek biri' aldatabilir.
'Aldatamayacak biri' güvenli ama sıkıcı
'aldatabilecek biri' çekici ama korkutucu.
Aşkın en zor kavşağı.
Hangisini seçeceksiniz, istediğinize sahip çıkacak cesareti gösterebilecek misiniz,
yoksa güvenli bir sıkıcılık mı daha cazip gelecek size?
Erkekler aldatabilecek bir kadını' sevip, 'aldatamayacak bir kadınla' yasıyorlar,
güven ve rahat aşka ağır basıyor.