Bazen bir noktaya bir virgüle haset eder... Bazen iki kelime arasındaki bir boşluğu çekemez... Bazen de kelimeden kopması gereken bir ek karşısında olmayan boşluğa bile öfkelenir...
Problemler hayatın bir parçası… Hastalık, yalnızlık, cahillik, fakirlik… Bunun farkında olarak problemleri nasıl minimize ederiz, onlarla nasıl yaşarız, nasıl kontrol altına alırız sorularına odaklanılmalı…
Gün gelir ki üzüldüğüne üzülür, yandığına yanarsın… O yüzden bir problem karşısında o problemin bittiği/biteceği yani tamamen unuttuğun günkü halini hatırla ve kendine acı çektirme…
Irmak kenarı dar patika yoldayım
Kimi taş kaya dolu
Kimi dikenli çalı
Manzarada bir hoş ki
Nefes içinde yüreğim, acılardan firarda
Okumak güzel… Uçsuz bucaksız bir bahçeden meyve sebze çiçek toplamak gibi..,
Sen hatasız mısın ki hatasız dost arayasın. Dost değil misin, hatası varsa bile örtmelisin…
Kimsenin ayıbıyla uğraşma, “Gözünle görsen bile yok ben yanlış görüyorum, yapmaz” de, geç git…
Hayat oyuncak değil, başı ile sonu arasına anlamlı bir hikaye bırakmalı…
Sosyallikten anladığım sana şiir yazmak, ha bir de sen ne dersen o…
Aşk, kara günde belli olur
Günün sonunda elleri boş ve bedeni yorgun başını yastığa koysa da mücadelesine şapka çıkarılmalı...
Kimseyi kınamayacaksın hayatta... Sonra O oluyorsun...
Hepe olan sevdan seni hiçe atmasın...
Öğrenme bir süreç, deneye deneye, yanıla yanıla, yana yana...
Olağanüstü işler başarabilmek için olağan kalıpların dışına çıkmak gerekir...
Şiir, okunmak içindir…
Kanıtın kendini ispatlama derdi yoktur. BŞ
İnsan...
Bazen bir noktaya bir virgüle haset eder...
Bazen iki kelime arasındaki bir boşluğu çekemez...
Bazen de kelimeden kopması gereken bir ek karşısında olmayan boşluğa bile öfkelenir...
İnsan....
Parayı değerini veren şey kağıt değildir.
Bekir Şahin
Haline büründüğün şeyi yapıyorsun...
Bazen hayatın, freni boşalmış bir tır kadar sert ve güçlü şekilde üzerinden geçtiğini hissedersin.
“Kafayı dağıtmak” ile “Kafa toplamak” aynı anlama mı geliyor şimdi ?
Her geceyi Kadir bil, her gördüğünü Hızır bil..
Bazıları vardır bazen gelir aklına, bazısı vardır b(az)en çıkar aklından..
Yetenekli ve hünerli olabilirsin ama asıl mesele kendini seviyor musun?
Yakmak yada yanmak mevzu bahis değil… Pişmek asıl mesele…
Akan, kokan şeylerin peşinden değil… Bir sonsuza sevdalanmalı… Sonsuz bir boşluğu ancak bir sonsuz doldurabilir…
Aşk, seninle birlikte… Mutluluk, senin içinde… Ve sen şekillendiriyorsun hayatını…
Hayatında üretime hiçbir katkıda bulunmamış bir insanın birgün seni de tüketeceğini unutma !
Problemler hayatın bir parçası… Hastalık, yalnızlık, cahillik, fakirlik…
Bunun farkında olarak problemleri nasıl minimize ederiz, onlarla nasıl yaşarız, nasıl kontrol altına alırız sorularına odaklanılmalı…
Gün gelir ki üzüldüğüne üzülür, yandığına yanarsın…
O yüzden bir problem karşısında o problemin bittiği/biteceği yani tamamen unuttuğun günkü halini hatırla ve kendine acı çektirme…
Perşembenin gelişi, çarşambadan belli ise, salıya dikkat et.
Bahanalerin ardına sığınmadan, kökleri içinde bulunan potansiyelini açığa çıkar.