ki, öyle görünüyor ki; sen de incinebiliyordun demek aşk efendi, ve şimdi o mağrur, o asi, o arsız ve o pervasız başın önünde, yine de sirk kaçkını bir şempanze gibi, korkuluklar arkasında sırıtıp durarak, hâlâ fiyakandan geçilmiyor ve, çalım satabiliyorsun öyle mi, öyleyse beter ol, aşk efendi;
yalnızca yerdeki gönlü çorakları değil, semavattaki maşukları bile, gıptaya mecbur eden, siy/ah ve okyanus mavisi anların, gelişi/güzel sohbetlerinde, gönül hüzmelerine karışırken lisanımız, halimize bak ki, gecenin lacivert tufanında kaybolur olduk…
ele avuca sığmıyordu zaman, mekân haylazdı ve üzgünüm çok üzgünüm diyerek çalamam kapını da bir daha, ama bilirsin; şiirler yazabildiği vakte dektir ömrü aşkın…
. .. ... kundak kokulu bebek masumluğuyla bulmak yokluğu, ve gözyaşlarıyla yürek katranını yıkamak dem be dem; zamanın sarkacında umut tohumları çatlasa, tufan sonrası durulan umman; kalpte bir ab/ı hayat katresi olsa…, ve konma/göçme aleminin ayrılıkları, için için, içine akan bir ırmak, ah kardeş payı edilen saatlerde, ömür biriktirmek, mümkünlü olaydı; ah nolaydı..., ... .. .
Bana ilk görüşte aşk lazım değil. Biraz genelleştirsek kimse zarar görmez sanki; Bana her görüşte aşk lazım. Bana biraz sen lazım ama bana yazılmış bir sen lazım, Şöyle alnımın tam ortasına yazılmış ömürlük bir şey lazım…...AB
ömür
ki,
öyle görünüyor ki;
sen de incinebiliyordun demek aşk efendi,
ve şimdi o mağrur, o asi, o arsız ve
o pervasız başın önünde,
yine de sirk kaçkını bir şempanze gibi,
korkuluklar arkasında sırıtıp durarak,
hâlâ fiyakandan geçilmiyor ve,
çalım satabiliyorsun öyle mi,
öyleyse beter ol, aşk efendi;
yalnızca yerdeki gönlü çorakları değil,
semavattaki maşukları bile,
gıptaya mecbur eden,
siy/ah ve okyanus mavisi anların,
gelişi/güzel sohbetlerinde,
gönül hüzmelerine karışırken lisanımız,
halimize bak ki,
gecenin lacivert tufanında kaybolur olduk…
ele avuca sığmıyordu zaman,
mekân haylazdı ve üzgünüm
çok üzgünüm diyerek çalamam
kapını da bir daha, ama bilirsin;
şiirler yazabildiği vakte dektir
ömrü aşkın…
.
..
...
kundak kokulu bebek masumluğuyla bulmak yokluğu,
ve gözyaşlarıyla yürek katranını yıkamak dem be dem;
zamanın sarkacında umut tohumları çatlasa,
tufan sonrası durulan umman;
kalpte bir ab/ı hayat katresi olsa…,
ve konma/göçme aleminin ayrılıkları,
için için,
içine akan bir ırmak,
ah kardeş payı edilen saatlerde,
ömür biriktirmek,
mümkünlü olaydı;
ah nolaydı...,
...
..
.
Sen ve senden kalanlarla yaşamaya bir ömür yetmez..
Bana ilk görüşte aşk lazım değil.
Biraz genelleştirsek kimse zarar görmez sanki;
Bana her görüşte aşk lazım.
Bana biraz sen lazım ama bana yazılmış bir sen lazım,
Şöyle alnımın tam ortasına yazılmış ömürlük bir şey lazım…...AB