korku tünelindeki gürültü, içinden hızla geçerken, aralık kapılar bırakıyordu, ve hep o; aralık kapılardan süzüldü o/nun ol tecellisi, her seferinde açık kalan o kapılardan…,
ve haylaz bir çocuk gibi, sak/lan/baç zamanı derdi; - çık ortaya…,
tebessümü ılık taze süt kokusu, yüzünde iki mürdüm eriği…, elma yanağında yıldız izi…; parıl parıl parıldıya koşardım ona, panayırda kardeşini bulmuş çocuk gibi, koşardım o, sahipsizlerin icapçısı hekime, ciğerindeki yara izlerini takip ederek...,
yok ki kimsenin böyle bir muhabbet ve özlemek sandığı…, en yaşanmış ve en yaşanmamış düşlerle nakışlı ve pamuklara sarılıp saklanmış kalsın, kemirmesin sohbetin s/özünü tahta kuruları ve, lavanta koksun her daim, düşümüz…,
buluşuruz düşte bir yerde, lavanta tak o kalabalıkta göğsüne ki, kokun yaslansın yüreğime peygamber torunu, ve istediğimiz kadar çok sarılalım, ağaçlar gibi ayakta ölebilen evvel gidenlere…, eflatun ve sonsuz bir uykuda, ah;
korku tünelindeki gürültü,
içinden hızla geçerken,
aralık kapılar bırakıyordu,
ve hep o; aralık kapılardan süzüldü
o/nun ol tecellisi,
her seferinde açık kalan o kapılardan…,
ve haylaz bir çocuk gibi,
sak/lan/baç zamanı derdi;
- çık ortaya…,
tebessümü ılık taze süt kokusu,
yüzünde iki mürdüm eriği…,
elma yanağında yıldız izi…;
parıl parıl parıldıya koşardım ona,
panayırda kardeşini bulmuş çocuk gibi,
koşardım o, sahipsizlerin icapçısı hekime,
ciğerindeki yara izlerini takip ederek...,
yok ki kimsenin böyle bir muhabbet ve
özlemek sandığı…,
en yaşanmış ve en yaşanmamış düşlerle nakışlı
ve pamuklara sarılıp saklanmış kalsın,
kemirmesin sohbetin s/özünü tahta kuruları ve,
lavanta koksun her daim,
düşümüz…,
buluşuruz düşte bir yerde,
lavanta tak o kalabalıkta göğsüne ki,
kokun yaslansın yüreğime peygamber torunu,
ve istediğimiz kadar çok sarılalım,
ağaçlar gibi ayakta ölebilen evvel gidenlere…,
eflatun ve sonsuz bir uykuda,
ah;
behçet aysan yazar, ezginin günlüğü yorumlar. içimi acıtan şarkılardan biri olur kendileri...
kırgınım saçılmış bir nar gibi
sessiz akan bir ırmağım geceden
git dersen giderim
kalırım kal dersen
söylenmemiş sahipsiz bir şarkıyım
kırgınım, saçılmış
bir nar gibiyim
sessiz akan bir ırmağım
geceden
git dersen giderim
kal dersen kalırım
git
dersen
kuşlar da dönmez, güz kuşları
yanıma kiraz hevenkleri alırım
ve seninle yaşadığım
o iyi günleri,
kötü
günleri bırakırım.
aynı gökyüzü aynı keder
değişen bir şey yok ki
gidip
yağmurlara durayım.
söylenmemiş sahipsiz
bir şarkıyım
belki
sararmış
eski resimlerde kalırım
belki esmer bir çocuğun dilinde.
bütün derinlikler sığ
sözcüklerin hepsi iğreti
değişen bir şey yok hiç
ölüm hariç.
aynı gökyüzü aynı keder.
Behçet Aysan
son nefesin dudaklarda bıraktığı iz...soğuk ve hissiz....sevmiyorum ölüm rengini...
Kulaklarımdaki güzel şarkı...
...
söylenmemiş sahipsiz
bir şarkıyım
git dersen giderim
kal dersen kalırım
...
Yanlış hatırlamıyorsam Behçet Aysan'ın bir şiiri.
mevlana olsa bir eflatun düğün günü derdi herhal