Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Antoloji Öykü Denemeleri sizce ne demek, Antoloji Öykü Denemeleri size neyi çağrıştırıyor?

Antoloji Öykü Denemeleri terimi Olcay Arslan tarafından tarihinde eklendi

  • Olcay Arslan
    Olcay Arslan

    “Bardakta Kalan Son Yudum”

    Mutfakta çay hâlâ sıcaktı. Ama kimse içmiyordu.

    Kadın, masanın köşesine oturmuş, ellerini birbirine kenetlemişti. Erkek, pencerenin önünde, dışarıya bakıyor ama hiçbir yeri görmüyordu. Sessizlik vardı; ama bu, huzurlu bir sessizlik değil, yorgun bir suskunluktu. İkisi de konuşursa bir şey kırılacak gibiydi belki bardak değil ama bir ömür.

    “Çay soğuyor,” dedi kadın. Sesi usulca, neredeyse kırık dökük bir hatıraydı.

    “İçmeyeceğim,” dedi adam. Cümlesi bitse de, bakışı hâlâ geçmişteydi.

    Bir zamanlar bu evde kahkahalar vardı. Çocuk gibi birbirlerine kızarlar, sonra çocuk gibi barışırlardı. Şimdi ise biri ağlasa, diğeri susuyordu. Ses bile dokunuyordu çünkü.

    Kadın başını kaldırmadan sordu:
    “Gerçekten bu mu olacak sonumuz?”

    Adam cevap vermedi. Sadece başını eğdi. Sessizlik evin duvarlarında yankılandı. Sanki kapı kapanmamış, umut aralık kalmış gibiydi ama kimse dönüp bakmıyordu artık.

    Kadın ayağa kalktı. Çaydanlığı aldı, iki bardaktan birine yeniden doldurdu. Ama sadece birine. Öbürü olduğu gibi kaldı. Soğuk. Sahipsiz. Terkedilmiş.

    Çayı önüne koydu adamın.

    “Bu evde biri hâlâ vazgeçmedi,” dedi. “Ama ikimiz birden yorulduk.”

    Adam bir an sustu, sonra başını kaldırdı. Gözlerinde bin kelimelik bir sitem, bir damla pişmanlık vardı. Ama o da sadece bakmakla yetindi.

    Sonra kadın sessizce yürüdü. Kapının yanındaki sandalyeden ceketini aldı. Anahtarı cebine koydu. Ayakkabısını giymedi. Çünkü bazen insan bir evden değil, bir hayattan çıkarken sessiz olmak isterdi.

    Kapıyı araladı. Bir süre orada durdu. Son kez sordu:

    “İçmeyecek misin?”

    Adam bir şey söylemedi.

    Kadın gitti.

    Masada, bardakta çay vardı. Sıcak. Ama içilmeyecek kadar yalnızdı.