Ahmet Hamdi Tanpınar, kelimelerle ifade edilemeyecek kadar büyük bir hoca, muhteşem bir yazar, olağanüstü bir şairdir. Onun gibi büyük bir üstad henüz dünyaya gelmemiştir.
Tanpınar bir arayıştır bence... Türk edebiyatının sınırlarını geliştirmiş zamanın karşı konulamaz gücünü romanlarında şiirlerinde defalarca vurgulamıştır. Bir kayıp zaman düşünürüdür izinden gidilmesi gereken
onunla geçen iki senemi...... bitirme tezim Tanpınar'ın Mahur Beste, Sahnenin Dışındakiler ve Huzur romanı da. Nihayet bitti tez diyemeyeceğim... o ve ben baya alışmıştık...
ahmet hamdi tanpınar diğlimizden düşmüyor bu aralar düşeceğede benzemiyor hocamız sağolsun o eşsiz bir şahsiyet sınavlarda cıkan yegane soru o bir obirrrrrrrrrrhamdi ahmet tanpınar...........
'Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nde trajı komik hikayesine şahid oldum.. Anlattıklarına güldüm, acıdım, hak verdim ve de kızdım.. Herşeye rağmen dürüst, açık sözlü, fazla gerçekçi, kendi anlatımıyla 'babacan' tavırları olan, büyük söz üstadlarından biri.. Beş Şehir'de anlattıkları ise insanı bambaşka hallere sokuyor. Bursa'daki su sesi.. (şimdi ismini hatırlayamadığım) diğer bir şehrin uğultusu, kokusu.. hiç farketmemiştim.. En çok 'velinimetim' dediği Halit Ayarcı ile ölüm döşeğinde ne konuştuğunu merak ediyorum..
Değeri son zamanlarda daha iyi anlaşılan,Bana göre Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı'nın en önemli isimlerinden birisi. Saatleri Ayarlama Enstitüsü ve Huzur bence Türk Romanı klasiklerinden.
Sadece edebi alanda değil,düşünce hayatında da sağlığında anlaşılamamış birisi. Geleceğin şekillenmesinde geçmişi inkar etmeden değişimi savunan bir entellektüeldi
çağdaş türk dilinin gelişmesinde büyük katkıları olan düşünür ve AŞIK.Ahmet hamdi tanpınar ı anlamak için enaz 3-4 eserini okumak lazım. doğu-batı çatışmasını da aşk ve sevgi yumağında öğütülebileceğini ifade eder.ve böylece aslında doğu-batı sentezinden kurtulabileceğimizi anlatır bize.
çağdaş türk dilinin gelişmesinde büyük katkıları olan düşünür ve AŞK.Ahmet hamdi tanpınar ı anlamak için enaz 3-4 eserini okumak lazım. doğu-batı çatışmasını da aşk ve sevgi yumağında öğütülebileceğini ifade eder.ve böylece aslında doğu-batı sentezinden kurtulabileceğimizi anlatır bize.
bir adın kalmalı geriye bütün kırılmış şeylerin nihayetinde aynaların ardında sır yalnızlığın peşinde kuvvet evet nihayet bir adın kalmalı geriye bir de o kahreden gurbet
sen say ki ben hiç ağlamadım hiç ateşe tutmadım yüreğimi geceleri, koynuma almadım ihaneti ve say ki bütün şiirler gözlerini bütün şarkılar saçlarını söylemedi hele nihavent hele buselik hiç geçmedi fikrimden ve hiç gitmedi bir topak kan gibi adın içimin nehirlerinden evet yangın evet salaş yalvarmanın korkusunda talan evet kaybetmenin o zehirli buğusu evet nisyan evet kahrolmuş sayfaların arasında adın sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı bu sevda biraz nadan biraz da hıçkırık tadı pencere önü menekşelerinde her akşam
dağlar sonra oynadı yerinden ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca sen say ki yerin dibine geçti geçmeyesi sevdam ve ben seni sevdiğim zaman bu şehre yağmurlar yağdı yani ben seni sevdiğim zaman ayrılık kurşun kadar ağır gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın yine de bir adın kalmalı geriye bütün kırılmış şeylerin nihayetinde aynaların ardında sır yalnızlığın peşinde kuvvet evet nihayet bir adın kalmalı geriye bir de o kahreden gurbet beni affet Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç
ne içindeyim zamanın/ ne dışında... zaman mefhumunu en iyi işleyen şair ve yazar.
Ahmet Hamdi Tanpınar, kelimelerle ifade edilemeyecek kadar büyük bir hoca, muhteşem bir yazar, olağanüstü bir şairdir. Onun gibi büyük bir üstad henüz dünyaya gelmemiştir.
Tanpınar bir arayıştır bence...
Türk edebiyatının sınırlarını geliştirmiş
zamanın karşı konulamaz gücünü
romanlarında şiirlerinde defalarca vurgulamıştır.
Bir kayıp zaman düşünürüdür
izinden gidilmesi gereken
geceleyin bir ses böler uykumu,
içim ürpermeyle dolar,
nerdesin.
arıyorum yıllar var ki ben onu,
aşığıyım beni çağıran sesin.
huzur
onunla geçen iki senemi...... bitirme tezim Tanpınar'ın Mahur Beste, Sahnenin Dışındakiler ve Huzur romanı da.
Nihayet bitti tez diyemeyeceğim...
o ve ben baya alışmıştık...
onun adını duyunca ilkokulum geliyo..........
Huzur'u okumuştum ilk...Kitap bittiğinde o zamanlara gitmek ve ilk defa bir yazarla sohbet edip ona bu kitabı yazdıran ruh halini öğrenmek istemiştim.
Edebiyatta zaman ve makan üstadı..taş mektebin hocası.. Beş şehirden ANKARA..ve huzursuzluk yaratan romanı HUZUR..
ahmet hamdi tanpınar,kıymeti-i harbiyesi yeterince anlaşılamamış bir dahidir...
kucağında bir kedi ile objektiflere gülümseyen adam; ne içinde zamanın ne de büsbütün dışında....
HUZUR
Ahmet hamdi'nin huzur romanını herkese tavsiye ediyorum.Oradaki Suat karakterine bayıldım....Huzurdan ziyade huzursuzluğun romanı.Yokluk aleminin varlık aleminin çelişmesi....
bitki olsa üzüm olacağı şüphe götürmeyen büyük yazar...
türk dili ve edbiyatında gerçek bir üstadtır diyorum..
ahmet hamdi tanpınar diğlimizden düşmüyor bu aralar düşeceğede benzemiyor hocamız sağolsun o eşsiz bir şahsiyet sınavlarda cıkan yegane soru o bir obirrrrrrrrrrhamdi ahmet tanpınar...........
Aşk
Aşk dediğin nedir ki
Tenden bedenden sıyrık
Çocukların içinde
Yaşadığı bir çığlık
..........
..........
Ahmet Hamdi Tanpınar
ceviz ağacı...
'Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nde trajı komik hikayesine şahid oldum.. Anlattıklarına güldüm, acıdım, hak verdim ve de kızdım.. Herşeye rağmen dürüst, açık sözlü, fazla gerçekçi, kendi anlatımıyla 'babacan' tavırları olan, büyük söz üstadlarından biri.. Beş Şehir'de anlattıkları ise insanı bambaşka hallere sokuyor. Bursa'daki su sesi.. (şimdi ismini hatırlayamadığım) diğer bir şehrin uğultusu, kokusu.. hiç farketmemiştim.. En çok 'velinimetim' dediği Halit Ayarcı ile ölüm döşeğinde ne konuştuğunu merak ediyorum..
okunulası Beş Şehir'i, Bursa'da Zaman'ı Huzur'uyla edebiyatımızın kilometre taşlarindan büyük bir yazar ve şairdir.
Kutsi Tecer'e yazdığı dilenci içerikli mektuplarını okumasaydım sevebilirdim. Ama dil zevkine diyecek yoktur...
mavi, maviydi gökyüzü
bulutlar beyaz, beyazdı
boşluğu ve üzüntüsü
içinde ne garip yazdı...
garip, güzel, sonra mahzun
ışıkla yağmur beraber,
bir türkü ki gamlı, uzun,
ve sen gülünce açan güller.
beyaz, beyazdı bulutlar,
gölgeler buğulu, derin;
ah o hiç dinmeyen rüzgar
ve uykusu çiçeklerin.
mor aydınlıkta bir çınar
veya kestane dibinde;
mahmur süzülen bakışlar
ikindi saatlerinde....
birden gülümseyen yüzün
sabahların aynasında
ve beni çıldırtan hüzün
iki bakış arasında.
kim bilir şimdi nerdesin?
senindir yine akşamlar;
merdivende ayak sesin
rıhtım taşında gölgen var.
'leyla ela gözlü bir çöl ahusu' diye başlayan dizelerin yazarı...seviyorum çok.
Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare geniş bir anın
Parçalanmış akışında,
Değeri son zamanlarda daha iyi anlaşılan,Bana göre Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı'nın en önemli isimlerinden birisi.
Saatleri Ayarlama Enstitüsü ve Huzur bence Türk Romanı klasiklerinden.
Sadece edebi alanda değil,düşünce hayatında da sağlığında anlaşılamamış birisi.
Geleceğin şekillenmesinde geçmişi inkar etmeden değişimi savunan bir entellektüeldi
çağdaş türk dilinin gelişmesinde büyük katkıları olan düşünür ve AŞIK.Ahmet hamdi tanpınar ı anlamak için enaz 3-4 eserini okumak lazım.
doğu-batı çatışmasını da aşk ve sevgi yumağında öğütülebileceğini ifade eder.ve böylece aslında doğu-batı sentezinden kurtulabileceğimizi anlatır bize.
çağdaş türk dilinin gelişmesinde büyük katkıları olan düşünür ve AŞK.Ahmet hamdi tanpınar ı anlamak için enaz 3-4 eserini okumak lazım.
doğu-batı çatışmasını da aşk ve sevgi yumağında öğütülebileceğini ifade eder.ve böylece aslında doğu-batı sentezinden kurtulabileceğimizi anlatır bize.
BİR ADIN KALMALI...
bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
sen say ki
ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreğimi
geceleri, koynuma almadım ihaneti
ve say ki
bütün şiirler gözlerini
bütün şarkılar saçlarını söylemedi
hele nihavent
hele buselik hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi
bir topak kan gibi adın
içimin nehirlerinden
evet yangın
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirli buğusu
evet nisyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
bu sevda biraz nadan
biraz da hıçkırık tadı
pencere önü menekşelerinde her akşam
dağlar sonra oynadı yerinden
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
sen say ki
yerin dibine geçti
geçmeyesi sevdam
ve ben seni sevdiğim zaman
bu şehre yağmurlar yağdı
yani ben seni sevdiğim zaman
ayrılık kurşun kadar ağır
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
yine de bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
beni affet
Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç
AHMET HAMDİ TANPINAR
SEN VE BEN
İçme, ilk yudumda zehirler seni
Bahtın kadehime döktüğü şarap.
Her akşam koynunda uyutur beni,
Her sabah alnımdan öper ızdırap.
Sen, yirmi yaşında bir baharsın ki
Gölgende neş'enin rüzgârı eser.
Düşünen alnımda benim her çizgi
Baharı olmayan bir kışa benzer
Sana ufuklar “Gel! ” diye bağırır,
Ellerinde çiçek haykırarak
Seni gür sesiyle hayat çağırır,
Beni de çiğneyip geçtiğin toprak...
AHMET HAMDİ TANPINAR
doğu-batı sentezine hepten karşı.. bana kalırsa ilginç bir yaklaşım.. üzerinde düşünülmeli