Ahmed Hulusi'nin, en güzel yönü, Eserlerinin tümünde; 'Allah ilminin bedeli olmaz, dileyen aslına sadık kalmak üzere dilediği gibi çoğaltıp basabilir' diyebilen, baskı, traj, kazanç kaygısı olmayan biri olmasıdır.
Eserlerinin tümünde; 'Allah ilminin bedeli olmaz, dileyen aslına sadık kalmak üzere dilediği gibi çoğaltıp basabilir' diyebilen, baskı, traj, kazanç kaygısı olmadan bilgi aktarmak için yazan ender insanlarımızdan biri.
tanrı ve Allah kavramı arasındaki farkı idrak etmemizde vesiledir. kendinde açığa çıkan ilmi tüm insanlıkla karşılıksız paylaşmıştır. gidip Alalh razı olsun diyip övsek burda onu takdir etsek elbette gülümser bize :)
Ahmed Hulusi çok değerli bir zattır ve eminim burada ona yazılan övgü dolu sözleri okuyorsa da gülecektir. çünkü kendisinin sadece bir aracı olduğunu söyleyen, 'söyleyene değil söyletene bak' diyen birisidir. İslam inancını en hakiki bir şekilde üstelik karşılıksız öğreten değerli bir ademoğludur.
Ahmet hulusi Allah ondan razı olsun İnsanlığa ve kendimize yaralı olmak istiyosak İLME sarılmak zorundayız.Yaratılmış olan sistem ve düzende hekezin birbirine vereceği bişeyler MUTLAKA vardır. Bilgi alış verişinde bulunmak için hepinizi bekliyoruz. [email protected]
sorgulamasmısınız düşünmes misiniz ey iman edenler iman ediniz ayetlerini sayesinde farkettiğim aklımın onemini sayesinde kavradığım düşünür yazar..neden insanlar sogulamaktan korkuyorlar anlamıyorum insan sorgulayınca da islamı seçiyormuş sayesinde anladım...bilim hergun biraz daha yıllar once yazdıklarını doğrularken on yargı neye anlayamıyorum..ayrıca hadise yada ayete karşı olan bi cumlemi gorurseniz lutfen kitabımı bırakın be ayet ya da hadise tabi olun diyen bi kişi nasıl hadis ve sunnet karşıtı olabilir onu da anlamadım..tarafsızca okuyanlar çok faydalanırlar bence..hoş o da düşünebilen beyinlere yazıyo zaten..
Ahmed Hulusi, İslam denilen evrensel sistem ve düzeni, kendince araştırıp, yorumlayan ve bulgularını dileyen herkes ile internet üzerinden tamamen karşılıksız olarak paylaşan bir Allah kuludur gibime geliyor.
Din denilen evrensel kuramın, devletlerin ve günümüz mollalarının tekeline ait bir 'paket' inanış değil.. Sonsuza kadar var olacak olan biz tüm insanların, geleceğimizin huzurlu bir ortamda yaşanması için bildirilmiş ve zamanın deiştiremediği bilgilerdir... DİYEN BİR İNSAN
Her aklı başında ve biraz inançlı insanlara ısraarla öneriyorum. Lütfen okuyup düşünmeden karar vermeyin. Kafanızdaki birçok sorunun yanıtlarını bulacağınıza eminim.....
Hz muhammet'in bir sözü var ' Adem su ve balçıkla karılmadan evvel ben nebi idim ' der. Ve kur'an,dan bir ayet, ' Allah indinde din islamdır ' diye.. Ama türkiyede sokaktan birisini çevir ve sor dinini ' ben müslümanım ' der. O zaman şu çıkıyor ortaya, Allah'ın indinde din islam ama türklerin indinde din müslümanlıktır! . Neden? çünkü biz orjinalinden öğrenmedik bu dini, yıllarca beynimiz yıkandı ve yıkanmakta. Ademden evvel nebi olan muhammedi ruhunu kavrayamadık çeşitli sebeplerden. O'nu hep arap sandık araplara özendik, yada diyanet uyuttu memurlarıyla kitleleri. Ahmet hulusi veya onun gibilerse her devirde insanlara gerçekleri anlatmayı görev bildiler, çünkü onlar muhammed'iydiler..
mürit toplayıp servet yapmak isteyen,ben sacmalayım nasılsa bütün sacmalayanlar bi cemaat toplamış voliyi vurmus deyip yola çıkan,bi acayip korkunç tipli insan.....
'...Ahmed Hulusi ve Aiberg kimdir derseniz kısaca şunları söyleyebiliriz:
Kadın-Erkek karışık namaz kılınması düşüncesini savunan bir başka reformcu sapık-Kadıyanilik merkezli ve CIA tarafından eğitime tabi tutulmş Ahmed Hulusi,tasavvufi ekol içerisinde görünen ancak,tasavvufu ve varlığın özünü atom-altı parçacıklar temeline oturtarak açıklayan new-age dini sayılabilecek sapık bir oluşumdur,Ahmed Hulusi'nin anlayışı.Yıllar önce Türkiye'yi kasıp kavuran ve bugün internet sitesinde,protestanlaştırılmış Hanef İslamı (!) gibi sapık bir anlayışın sahibi Hans von Aiberg'in yolundan giden Ahmed Hulusi,panteist bir Allah itikad ve anlayışıyla,İslam itikadını,varlığın özünü ve tasavvufu izah ettiğini öne sürüyor.Hans von Aiberg geçtiğimiz aylarda,yaşadığı Balıkesir'de hesabıındaki trilyonlarca parayla yakalanarak cezaevine gönderildi.Oldukça makyajlı ve dekolte giymiş karısının da içlerinde bulunduğu kadın-erkek karışık halde toplu ibadet yaptıklarını söylüyordu,gözaltına alındığında.
İşte Kadıyanilik,İngilizlerin,Hindistan'da temelini attığı ve Sultan 2.Abdülhamid'in cihad fetvasının etkisini azaltmak için,Kur'an'daki cihad ayetlerinin kaldırılıp (!) yeni bir Kur'anı kabul eden guya tasavvufi sapık bir yapılanmadır.İngilizler ve İsrail tarafından geniş şekilde desteklenen (ki geçtiğimiz yıl,ihbarcılık edip Sünni bir mücahidin katledilmesine önayak oldukları için,bu mücahidin şehadet yıldönümünde,ibadet etttikleri bir cami mücahidler tarfından bomblanmış ve 6 kadıyani ölmüştü.İşte bu olay İsrail basınında üzüntü verici bir haber olarak verilmişti.)
Küresel siyonizmin en önmeli vasıtalarından biriolan Kadıyanilik,Türkiye'de Fettoş'un ve Tayyib'in de uluslararsı sermayeye pazarlanmasında en büyük rolü oynamıştır.Cüneyd Zapsu da hem itikadi sapıklık ve hem de sermayenin cariyesi-temsilcisi olması açısından,Kadıyanilikle içli dışlıdır.Hepsi de cihadın en büyük düşmanı ve Hıristiyan-Yahudi siyonizmin koltuğunda 'dinlerarası diyalog' safsatasının fedaileridir.'
üstadın sürekli üstünde durduğu anlatmaya çalıştığı bir husus var. benim anladığım kadarıyla şu; şartlanmaları her durumda terk edebilmek gerekiyor. anlayamadığınız, idrak edemediğimiz konularla karşılaşınca hemen su koyuvermememiz gerekiyor. Allah'ın Ahad oluşunu idrak edemediğimiz müddetçe muhakkak bir yerlerde takılıp kalacağız. düşünün elinizde bir halatla yola çıtınız.eğer halatınızın sınırlı bir uzunlukta ise daha yüksek bir engelle karşılaştığınızda halatınızın boyu yetmediği için o engeli aşamayacaksınız. ama halatınızın uzunluğu sınırlı değilse,o zaman karşılaştığınız hiç bir engelde halatınız kısa gelmeyeceği için takılıp kalmayacaksınız.maddeye, şekillere vs. beş duyunuzla algıladıklarınıza takılı kalmayın.onlar sizin sınırınız. belki inanmayacaksınız... ben ilk olarak üstadın kitabında ahad isminin manasını okuyunca kafama almadı.çalıştığımfabrikada gece yarısı saat tam 00:00 'da ayağa kalktım ve düşündüm, düşündüm, düşündüm.sonsuzluğu, sınırsızlığı kavramaya çalıştım.bir yandanda işimle ilgileniyordum. çözemedim önceleri sonsuzluğu aklımla çünkü benim aklım sınırlıydı bunu fark ettim ve dedim ki kendime 'ibrahim bırak artık sınırlı beynindeki sınırlı aklını... çözemezsinki sınırsızlığı sınırlı düşüncelerle.hisset, yaşa... sınırsız düşün sınırsızlığı...'' ve sürekli aralıksız tekrar etti sesli olarak... ALLAH AHAD'DIR, ALLAH AHAD'DIR, ALLAH AHAD'DIR,..... Her tekrarlayışımda ayrı manalar, ayrı hazlar duyuyordum. gülüyordum bazen kıkır, kıkır.dışarıdan biri görse deli derdi herhalde.bu esnada 4-5 saatte yapabileceğim işi yaptım fabrikada.sabah olmak üzere deyip oturdum bir kenara.saate baktım saat 00:12 yi gösteriyordu...
ahmed hulusi klasik din anlayışı olan ötedeki melekler ve tanrı kavramından bu günün bilimi ve islam dini esasları içerisinde dini açıklamaya çalışıyor. kesinlikle tasavvuf denilebilir yaptığına ama kimine görede felsefe gibi gelebilir. anlatımlarının birçoğunda eski mutasavvuf'ların izleri var.
ahmed hulusi kendi söylediğine göre peygamber soyundan geliyormuş. ama ilk başlarda bunu belirtmesine rağmen daha sonra bunu saklamayı tercih etti. duyduğuma göre bir kaç göbek öteden ailesi arabistanda yaşarmış. hatta annesini hayırlı olsun diye doğunca mekkenin kapısına koymuşlar.
babası, o sanırım 15-20 yaşlarındayken ölmüş ve kendisi annesinin telkiniyle cumaya gitmiş. o günden sonra dini araştırmaya başlamış. 1 yıl haftada bir gün yemek üzere tek öğün yemek yiyerek oruç tutmuş uzun süre uzlete çekilmiş yani bu gün anlattıklarını kendisi yaşamaya çalışmış.
kitaplarının tamamının telif hakkı yoktur. ve sitesinden ücretsiz okunabiliyor.
Ceceli 'nin hocası..
Bildiyim kaderiyla bu zat gizli ilimler maana alemiyle uğraşıyor çokta güzel eserleri var allah ondan razı olsun
Bildiyim kaderiyla bu zat gizli ilimler maana alemiyle uğraşıyor çokta güzel eserleri var allah ondan razı olsun
Bildiyim kaderiyla bu zat gizli ilimler maana alemiyle uğraşıyor çokta güzel eserleri var allah ondan razı olsun
kendisi önemli üstadlarımızıdan biridir
Özellikle Dua ve Zikir kitabı,
okumadan anlatılacak gibi değil,
imkanım olsa 70 milyon insanıma birer adet alır hediye ederdim.
Ahmed Hulusi'nin, en güzel yönü,
Eserlerinin tümünde;
'Allah ilminin bedeli olmaz, dileyen aslına sadık kalmak üzere dilediği gibi çoğaltıp basabilir' diyebilen, baskı, traj, kazanç kaygısı olmayan biri olmasıdır.
ahmed hulusi allahin alim isminin zuhuru ilim nuru
usdati en iyi usdat bilir allah yardimcisi olsun
Tek'in seyri,
Akıl ve İman,
İnsan ve sırları,
Gavsi'ye açıklaması,
isimli kitapları ilginç, güzel. Tasavvufa meraklılar için, çok az yerde bulabileceğiniz bilgiler sunulmuş.
Özellikle
Dua ve Zikir kitabını hala edinmemiş olanlar varsa mutlaka eddinin, okuyun, hatta başucu kitabı yapın.
Farkı farkedeceksiniz.
Eserlerinin tümünde;
'Allah ilminin bedeli olmaz, dileyen aslına sadık kalmak üzere dilediği gibi çoğaltıp basabilir' diyebilen, baskı, traj, kazanç kaygısı olmadan bilgi aktarmak için yazan ender insanlarımızdan biri.
tanrı ve Allah kavramı arasındaki farkı idrak etmemizde vesiledir.
kendinde açığa çıkan ilmi tüm insanlıkla karşılıksız paylaşmıştır.
gidip Alalh razı olsun diyip övsek burda onu takdir etsek elbette gülümser bize :)
Tek'in Seyri...Dinden uzaklaştırmayan ve eserleri ile dine çok farklı bakış açısıyla bakmanıza neden olan saygın insan...
Ahmed Hulusi çok değerli bir zattır ve eminim burada ona yazılan övgü dolu sözleri okuyorsa da gülecektir. çünkü kendisinin sadece bir aracı olduğunu söyleyen, 'söyleyene değil söyletene bak' diyen birisidir. İslam inancını en hakiki bir şekilde üstelik karşılıksız öğreten değerli bir ademoğludur.
! ! ! KUTUP ! ! !
Ahmet hulusi Allah ondan razı olsun İnsanlığa ve kendimize yaralı olmak istiyosak İLME sarılmak zorundayız.Yaratılmış olan sistem ve düzende hekezin birbirine vereceği bişeyler MUTLAKA vardır. Bilgi alış verişinde bulunmak için hepinizi bekliyoruz. [email protected]
sorgulamasmısınız düşünmes misiniz ey iman edenler iman ediniz ayetlerini sayesinde farkettiğim aklımın onemini sayesinde kavradığım düşünür yazar..neden insanlar sogulamaktan korkuyorlar anlamıyorum insan sorgulayınca da islamı seçiyormuş sayesinde anladım...bilim hergun biraz daha yıllar once yazdıklarını doğrularken on yargı neye anlayamıyorum..ayrıca hadise yada ayete karşı olan bi cumlemi gorurseniz lutfen kitabımı bırakın be ayet ya da hadise tabi olun diyen bi kişi nasıl hadis ve sunnet karşıtı olabilir onu da anlamadım..tarafsızca okuyanlar çok faydalanırlar bence..hoş o da düşünebilen beyinlere yazıyo zaten..
anlayamıyorum dediklerinde din varmı yokmu bi açıklasa
Ahmed Hulusi, İslam denilen evrensel sistem ve düzeni, kendince araştırıp, yorumlayan ve bulgularını dileyen herkes ile internet üzerinden tamamen karşılıksız olarak paylaşan bir Allah kuludur gibime geliyor.
'Kendi derdimdir söylerem, gayrı hikaye etmezem' diyenlerden! ! !
Sıradan insanların, kitaplarını kesinlikle okumaması gereken bir düşünür ve yazar..
Din denilen evrensel kuramın, devletlerin ve günümüz mollalarının tekeline ait bir 'paket' inanış değil.. Sonsuza kadar var olacak olan biz tüm insanların, geleceğimizin huzurlu bir ortamda yaşanması için bildirilmiş ve zamanın deiştiremediği bilgilerdir... DİYEN BİR İNSAN
Her aklı başında ve biraz inançlı insanlara ısraarla öneriyorum. Lütfen okuyup düşünmeden karar vermeyin. Kafanızdaki birçok sorunun yanıtlarını bulacağınıza eminim.....
Hz muhammet'in bir sözü var ' Adem su ve balçıkla karılmadan evvel ben nebi idim ' der. Ve kur'an,dan bir ayet, ' Allah indinde din islamdır ' diye.. Ama türkiyede sokaktan birisini çevir ve sor dinini ' ben müslümanım ' der. O zaman şu çıkıyor ortaya, Allah'ın indinde din islam ama türklerin indinde din müslümanlıktır! . Neden? çünkü biz orjinalinden öğrenmedik bu dini, yıllarca beynimiz yıkandı ve yıkanmakta. Ademden evvel nebi olan muhammedi ruhunu kavrayamadık çeşitli sebeplerden. O'nu hep arap sandık araplara özendik, yada diyanet uyuttu memurlarıyla kitleleri. Ahmet hulusi veya onun gibilerse her devirde insanlara gerçekleri anlatmayı görev bildiler, çünkü onlar muhammed'iydiler..
mürit toplayıp servet yapmak isteyen,ben sacmalayım nasılsa bütün sacmalayanlar bi cemaat toplamış voliyi vurmus deyip yola çıkan,bi acayip korkunç tipli insan.....
'...Ahmed Hulusi ve Aiberg kimdir derseniz kısaca şunları söyleyebiliriz:
Kadın-Erkek karışık namaz kılınması düşüncesini savunan bir başka reformcu sapık-Kadıyanilik merkezli ve CIA tarafından eğitime tabi tutulmş Ahmed Hulusi,tasavvufi ekol içerisinde görünen ancak,tasavvufu ve varlığın özünü atom-altı parçacıklar temeline oturtarak açıklayan new-age dini sayılabilecek sapık bir oluşumdur,Ahmed Hulusi'nin anlayışı.Yıllar önce Türkiye'yi kasıp kavuran ve bugün internet sitesinde,protestanlaştırılmış Hanef İslamı (!) gibi sapık bir anlayışın sahibi Hans von Aiberg'in yolundan giden Ahmed Hulusi,panteist bir Allah itikad ve anlayışıyla,İslam itikadını,varlığın özünü ve tasavvufu izah ettiğini öne sürüyor.Hans von Aiberg geçtiğimiz aylarda,yaşadığı Balıkesir'de hesabıındaki trilyonlarca parayla yakalanarak cezaevine gönderildi.Oldukça makyajlı ve dekolte giymiş karısının da içlerinde bulunduğu kadın-erkek karışık halde toplu ibadet yaptıklarını söylüyordu,gözaltına alındığında.
İşte Kadıyanilik,İngilizlerin,Hindistan'da temelini attığı ve Sultan 2.Abdülhamid'in cihad fetvasının etkisini azaltmak için,Kur'an'daki cihad ayetlerinin kaldırılıp (!) yeni bir Kur'anı kabul eden guya tasavvufi sapık bir yapılanmadır.İngilizler ve İsrail tarafından geniş şekilde desteklenen (ki geçtiğimiz yıl,ihbarcılık edip Sünni bir mücahidin katledilmesine önayak oldukları için,bu mücahidin şehadet yıldönümünde,ibadet etttikleri bir cami mücahidler tarfından bomblanmış ve 6 kadıyani ölmüştü.İşte bu olay İsrail basınında üzüntü verici bir haber olarak verilmişti.)
Küresel siyonizmin en önmeli vasıtalarından biriolan Kadıyanilik,Türkiye'de Fettoş'un ve Tayyib'in de uluslararsı sermayeye pazarlanmasında en büyük rolü oynamıştır.Cüneyd Zapsu da hem itikadi sapıklık ve hem de sermayenin cariyesi-temsilcisi olması açısından,Kadıyanilikle içli dışlıdır.Hepsi de cihadın en büyük düşmanı ve Hıristiyan-Yahudi siyonizmin koltuğunda 'dinlerarası diyalog' safsatasının fedaileridir.'
(AYLIK dergisi'nden iktibas edilmiştir)
üstadın sürekli üstünde durduğu anlatmaya çalıştığı bir husus var.
benim anladığım kadarıyla şu;
şartlanmaları her durumda terk edebilmek gerekiyor. anlayamadığınız, idrak edemediğimiz konularla karşılaşınca hemen su koyuvermememiz gerekiyor.
Allah'ın Ahad oluşunu idrak edemediğimiz müddetçe muhakkak bir yerlerde takılıp kalacağız.
düşünün elinizde bir halatla yola çıtınız.eğer halatınızın sınırlı bir uzunlukta ise daha yüksek bir engelle karşılaştığınızda halatınızın boyu yetmediği için o engeli aşamayacaksınız. ama halatınızın uzunluğu sınırlı değilse,o zaman karşılaştığınız hiç bir engelde halatınız kısa gelmeyeceği için takılıp kalmayacaksınız.maddeye, şekillere vs. beş duyunuzla algıladıklarınıza takılı kalmayın.onlar sizin sınırınız.
belki inanmayacaksınız...
ben ilk olarak üstadın kitabında ahad isminin manasını okuyunca kafama almadı.çalıştığımfabrikada gece yarısı saat tam 00:00 'da ayağa kalktım ve düşündüm, düşündüm, düşündüm.sonsuzluğu, sınırsızlığı kavramaya çalıştım.bir yandanda işimle ilgileniyordum.
çözemedim önceleri sonsuzluğu aklımla çünkü benim aklım sınırlıydı bunu fark ettim ve dedim ki kendime 'ibrahim bırak artık sınırlı beynindeki sınırlı aklını... çözemezsinki sınırsızlığı sınırlı düşüncelerle.hisset, yaşa... sınırsız düşün sınırsızlığı...''
ve sürekli aralıksız tekrar etti sesli olarak... ALLAH AHAD'DIR, ALLAH AHAD'DIR, ALLAH AHAD'DIR,..... Her tekrarlayışımda ayrı manalar, ayrı
hazlar duyuyordum. gülüyordum bazen kıkır, kıkır.dışarıdan biri görse deli derdi herhalde.bu esnada 4-5 saatte yapabileceğim işi yaptım fabrikada.sabah olmak üzere deyip oturdum bir kenara.saate baktım saat 00:12 yi gösteriyordu...
ahmed hulusi klasik din anlayışı olan ötedeki melekler ve tanrı kavramından bu günün bilimi ve islam dini esasları içerisinde dini açıklamaya çalışıyor. kesinlikle tasavvuf denilebilir yaptığına ama kimine görede felsefe gibi gelebilir. anlatımlarının birçoğunda eski mutasavvuf'ların izleri var.
ahmed hulusi kendi söylediğine göre peygamber soyundan geliyormuş. ama ilk başlarda bunu belirtmesine rağmen daha sonra bunu saklamayı tercih etti. duyduğuma göre bir kaç göbek öteden ailesi arabistanda yaşarmış. hatta annesini hayırlı olsun diye doğunca mekkenin kapısına koymuşlar.
babası, o sanırım 15-20 yaşlarındayken ölmüş ve kendisi annesinin telkiniyle cumaya gitmiş. o günden sonra dini araştırmaya başlamış. 1 yıl haftada bir gün yemek üzere tek öğün yemek yiyerek oruç tutmuş uzun süre uzlete çekilmiş yani bu gün anlattıklarını kendisi yaşamaya çalışmış.
kitaplarının tamamının telif hakkı yoktur. ve sitesinden ücretsiz okunabiliyor.
anlatılanları anlamak lazım.Anlayamayan zaten anlamaz.yaşamak şart bence.
Ahmet Hulusi bende bir bilimadamını çağtıştırıyor.