Yüzünü biriktiriyorum şimdi. Soyları kocalarının adında eriyen Göçmen kadınlar gibi hüzünlü ve sesim titreyerek Ne kadar alışkınım bilsen Bütün kanamalara gülümseyerek.
Bir ardıç kuşuyum ben Toprağa düşeceğim bir gün İçimde çimlenen tohum çatlatıp yüreğimi Ağaca dönsün ve yüzyıl yaşasın diye Hiç ardıma bakmadan öleceğim.
akşamdı ……………. bir bulut sesini yanı başıma bıraktı
senin huysuz gövden avuç içlerin göz bebeklerin bir ağacın altında çekilmiş resmin uyuduğunda bir nehir yer değiştiriyormuş gibi bir yandan bir yana dönmelerin akşamdı ……………….. bir yaprak bir yaprağa değmese kopacaktı bir el pencereyi açtı bir el kapadı aynaya sır gerek, dedi kâtip bakıra lehim ölüyorlar, yaşamadıkları gibi öyle kalabalık… hadi gidelim binlerce çakıl taşı sesini yanıbaşıma bıraktı sesin, aynalı çarşı…
geldiğim yol ateş ve taştan harcı yeryüzü bir yaşamak yalanı geldiğim yol, sil baştan
al bu kızıllığı bir kuş uçuşu al bu kızıllığı bir dağ geçişi al ve sına kalbinde bir derenin çağıl çağıl akışı
ben bunları kendime söyledim, dilimde bir kesiğin yıllardır kanayışı
dur, gitme! bir tek kurşun sekip duruyor kalbimde yarım, diyorum. yaşamak diyorum orman ağlar mı, gördüm diyorum ölü bir balerin ağaçların dibinde dur, gitme! bir tek kurşun sekip duruyor kalbimde
buzlar çözülüyor ve suyun kiri tenimizde. kaygan, soğuk bir yılan süzülüyor, susuyoruz nicedir yanmayan bir madenci feneri gibi eksiliyoruz
şimdi gece açık bir yara, ya da ıssız bir lunapark hüznünde ölü bir balerin süzülüyor yeryüzünün kalbine dur, gitme!
…Nefes alamadığını sandı bir an, derin derin soluk aldı. Yaşamak için değil, dayanabilmek için soluk aldı..O büyük ağacın altında durdu yine. Kıpırdasa çökecek..En küçük bir kıpırdama her şeyi yerle bir edecek. Ardına baksa, gidemeyecek…Hiç bir yaşamsal belirti yok kadında. Ağaç ondan daha canlı..Yaprakları var ağacın.. Kıpırdayan, rüzgârla söyleşen, baharın elemli güzelliğini paylaşan yaprakları.. Kadınsa; kimsesiz, dalsız, yapraksız.. Kadın bir taş..Kadın bir gölge..Kadın bir enkaz…
'Beni anlamadın demeyeceğim. Beni anladın. Zaten en dayanılmaz acı buydu. Sen beni anladın. Anladığın halde canımı yaktın.'
Frida Kahlo
Yüzünü biriktiriyorum şimdi.
Soyları kocalarının adında eriyen
Göçmen kadınlar gibi hüzünlü ve sesim titreyerek
Ne kadar alışkınım bilsen
Bütün kanamalara gülümseyerek.
Bir ardıç kuşuyum ben
Toprağa düşeceğim bir gün
İçimde çimlenen tohum çatlatıp yüreğimi
Ağaca dönsün ve yüzyıl yaşasın diye
Hiç ardıma bakmadan öleceğim.
Yüzünü biriktiriyorum şimdi.
Zerrin Taşpınar
akşamdı
…………….
bir bulut sesini yanı başıma bıraktı
senin huysuz gövden
avuç içlerin göz bebeklerin
bir ağacın altında çekilmiş resmin
uyuduğunda bir nehir
yer değiştiriyormuş gibi bir yandan
bir yana dönmelerin
akşamdı
………………..
bir yaprak bir yaprağa
değmese kopacaktı
bir el pencereyi açtı
bir el kapadı
aynaya sır gerek, dedi kâtip
bakıra lehim
ölüyorlar, yaşamadıkları gibi
öyle kalabalık… hadi gidelim
binlerce çakıl taşı
sesini yanıbaşıma bıraktı
sesin, aynalı çarşı…
Çiğdem Sezer
geldiğim yol ateş ve taştan
harcı yeryüzü bir yaşamak yalanı
geldiğim yol, sil baştan
al bu kızıllığı bir kuş uçuşu
al bu kızıllığı bir dağ geçişi
al ve sına kalbinde
bir derenin çağıl çağıl akışı
ben bunları kendime
söyledim, dilimde bir kesiğin
yıllardır kanayışı
dur, gitme! bir tek kurşun
sekip duruyor kalbimde
yarım, diyorum. yaşamak diyorum
orman ağlar mı, gördüm diyorum
ölü bir balerin ağaçların dibinde
dur, gitme! bir tek kurşun
sekip duruyor kalbimde
buzlar çözülüyor ve suyun kiri
tenimizde. kaygan, soğuk
bir yılan süzülüyor, susuyoruz
nicedir yanmayan bir madenci feneri
gibi eksiliyoruz
şimdi gece açık bir yara, ya da
ıssız bir lunapark hüznünde
ölü bir balerin süzülüyor yeryüzünün kalbine
dur, gitme!
alıntı
…Nefes alamadığını sandı bir an, derin derin soluk aldı. Yaşamak için değil, dayanabilmek için soluk aldı..O büyük ağacın altında durdu yine. Kıpırdasa çökecek..En küçük bir kıpırdama her şeyi yerle bir edecek. Ardına baksa, gidemeyecek…Hiç bir yaşamsal belirti yok kadında. Ağaç ondan daha canlı..Yaprakları var ağacın.. Kıpırdayan, rüzgârla söyleşen, baharın elemli güzelliğini paylaşan yaprakları.. Kadınsa; kimsesiz, dalsız, yapraksız..
Kadın bir taş..Kadın bir gölge..Kadın bir enkaz…