Nedâmet Miğferi Şiiri - Eray Karaöz

Eray Karaöz
20

ŞİİR


6

TAKİPÇİ

Nedâmet Miğferi

Kuşaklar koğuşlanmış dalların eteğine,
Pâre pâre dağılıp yüreğe inmişti berd.
Dayadımsa da dilim arının peteğine,
Bal adû-yı denîyken miğfer imiş hem-neberd.

Ben anlamak dilemem, körelttim iştiyâkı.
Hangi çayır koparsam, çar beklesem üç gelir...
Ebrân-ı siyâh dâhi püskürtemez ihrâkı;
Yazım mahkûm alına, yurt beklesem göç gelir.

Âfâk sığınmış yere, çok mu ben çöksem dizim?
Ben ki hem iş bilmezem, hem ilhâkkâr hem esir...
Yunmak tâdil eder mi suzandan kalan izim?
Ben ki evveliyâtı, varı yoğu münkesir...

Hançer selâma durur, olsa rûh ile menfûh.
Vakt-i mevkûf öğretti, ne demekmiş hıyânet...
Bekledim ki çözülsün, uyansın kalb-i mecrûh;
Ta urgan salasıya mertebe-i vahâmet.

Terki de melâl verir, intikâli de yazın.
Sürgünüm tekrîrdedir akıp durdukça semâ.
Türküm bezemez ağız, kopuk hâvâli sazım;
Anvâra evlik etmez bu bendeki hûl dimağ.

İzhâr-ı ziyânı bu, neye mâlikse sîne!
İnşirâha dîr kaldım, mâteme henüz erken...
Serkeşem dedimse de hançerem kaldı kîne,
Solum dîne dönüktüm aşk sağ yanım üzerken.

Eray Karaöz
Kayıt Tarihi : 9.04.2026 18:30:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!