dingin
özünü korumuş
çeyiz sandığından çıkan
yıllanmış
göz nuru
özenle işlenmiş
gözü çıksın yoksulluğun
ısırarak
zaman göstergesiz
her diş izi bir rakam
saat yapardık kolumuza
en safiyane duygularla
neresinden başlasam
dağlarda yankılanan
semaya yükselen
anaların feryadı mı
sevdalar uçuran kasırga mı
bitmeyen gözyaşları mı
haybeye geçti
bir ömür
ah vah ederek
ucu ucuna yetişerek
sancılar dolusu
acı çekerek
sen canım,cicim
güzelim
günü nasıl geçiririm
duygularımsa
kutuplardaki aysberg
belli ki
ömrü billah
korkuyla yaşanmaz ki
ve korkunun ecele faydası yok
ya kıracaksın zincirini
adam gibi yaşayacaksın
ya da çaresiz
yaralı kuş gibi
yüreğini
sarıp sarmaladığım
o kış gününden beri
bakmaya kıyamadığım
seyre doyamadığım
Çıkarların çatıştığı
Yozlaşmanın derinleştiği
İnsanlığın çirkefleştiği
Doğruların çeliştiği
İlişkilerin bireyselleştiği süreçte
Dökülen güz yaprakları arasında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!