ilkbaharda
yapraklarını dökmüş ağaç
suyu kurumuş dere
oyuncağı alınmış çocuk
değerleri
hayalleri
koşulsuz gelişine
içten gülüşüne
baştan aşağı sevişine
bir tablo gibi
ince ayrıntısına dek seyredişine
duyguyu resmedişine
karış karış
arşınladığım
yollara sor
dalgalı
gök gürültülü
tsunamili yıllara
Ne idüğü belirsiz
Bir hançer saplanır yüreğine
Adını koyamazsın, şekli yok, sesi yok
Sızısı, geceden ağır
İçinden geçip giden
sorma nedenini
kederimi sorma
yok oluşumu
yıkılışımı
yüzlerce metre derinlikteki
kömür olmuş
artısını, eksisini
koyuyorum ortaya
düşünüyor, taşınıyor
nedenleri sorguluyorum
artık tatsızlaştı
bırak bu işin yakasını
bu ellerden
uzaklaşmamın sebebini
soruyordun ya
şimdi dinle nedenini
ölüp bittiğimde
haykıramadım
Bir insanın
Kafası
Dikenli tellerle çevrili cezaevi
Yüreği örmüşse yüksek duvarları
Demir parmaklıklar ardındaysa umudu
Ve tutsaksa sevdası
ziyadesiyle alışkınım
dostun puştluğuna
el alemin kurduğu pusuya
anlamsız terk edişlere
boyun eğmeyişlere
vuslatlar eskilerde kaldı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!