uç uca eklediğimiz
tespih tanesi
girift sevinçlerimizi
yok saymak
parçalamak niye
ne bu hınç
Bir hiç gibi
Yok sayıldığımız dünyada
Herhangi bir zamanda
Güzergahını
Yolcu sayısını
Adını bilmediğim
Ilgıt ılgıt yarim
Duygu yoğunluğum
Ömür katanım
Nefes alışım
Itır kokulum
İple çektiğim, umudum
Herkesten sakladığım
İllegal sevdam
Sana ayan beyandı
Lakin, anlayamadın
Ya da, ustaca
Belli etmedin duygunu,
ötekine
berikine
yaşam alanı tanımayan
burnu havada
abartılmış kibriyle
tavan yapan egolar
bir patırtı gürültü
çıngıraklar
rüzgarın uğultusu
siren sesleri ki sorma gitsin
yüreğim yerinden oynar
yangının olanca sıcaklığıyla
derinlere dalıp
hayıflanıp, iç geçirmekten
geleceği düşünmekten
burnumuzun önünü göremiyoruz
fark edemiyoruz güzellikleri
burnumuzun ucundaydı
mutluluk
fark edemedik
sevda olacaktı sığınağımız
anlayamadık
kıl aldırmadan
artan kararlılıkla
dört nala
baş aşağı gidiyor
lime lime
çürüyordu toplum
düşünceler
içim
yüreği delen
yanık Neşet Ertaş türküsü
dışımsa
buruk gülümsemeye bürünür
ciğerime oturur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!