emek vermeyen
terlemeyen
tırnaklarla kazınarak
zar zor
edinilenin değerini bilemez
hazıra konan
sakalımızın uzamasına
yüzümüzün asıklığına
mizacımızın sertliğine
giyimimizin pejmürdeliğine
aldanma sakın ha
yüreğimizin mertliğine
ne gözyaşının adabı
ne vicdanın ırkı
ne hoşgörünün dili
ne de ağlamanın dini
ne acının memleketi
ne sevginin mezhebi
bazen çok
ya da biraz
azalırım
daima
ve yalnızlık içinde
kalabalıklarda
ayrık otları
dikenler içinden
gevenler arasından
özenle damıttık
biz bu sevdayı
düşüncenin sesi
yaşamın serserisi
savaşımın
en ileri cephesi
ciğerin
en içlisi
kanadı kırık
yaralı keklik gibiyim
hareketsiz, yere yapışık
istesem de uçamıyorum
ağır aksak yürümeyi de
içime sindiremiyorum
kafamızı çarpmasak
yanlışları yapmasak
yanılsamalarımız olmasa
nasıl bulurduk doğru yolu
doğrunun bilinmezliğinde
al sana deneyim dediğin
ve
bir daha deneyimledim ki
kendi göbeğini
kendin kesmelisin
muhtaç olmadan
mecbur kalmadan
savrulan zamanda
kaybolmuşluk
kimsesizlik
samimiyetsiz
kaytaran yürekler
kıytırık bakış açısıdır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!