mezbeleliklerin diplerinde
yıkılmış harabelerde
okunmuş yırtık gazetelerde
viranelerde
sarsıntıların enkazında
ağaçların kovuğunda
kıskacın
ensede hissedilen
yakan nefesi
sıkboğaz eden keyfiyeti
sırtımızda
yumurta küfesi
her seferinde yeniden
iç çekerek
yaşanmışlıkları biriktirir
dertleniriz
bıkmadan, usanmadan
ve tarifsiz duyguyla
gecekondu yaşamlara
yüksek minareleri aşmış
dev rezidansların gölgesi düştü
ve derme çatma
hayallerimize
gelişigüzel rastlantılara
kan çanağı gözlerinle
anlam bütünlüğü olmayan
derme çatma sözler
titreyen ellerinle
yüzüme bakıyorsun derinlikle
kıyamayacağımı bilerek
her gün yeni bir umutla
yüzümüzü yıkayıp
gözümüzü ovuşturarak
karın gurultusuyla başladığımız
o acı
yakıcı
hayatın acımasızlığıyla
erken yaşta tanışan
azgın dalgalarla boğuşan
ayakta kalmaya çalışan
yük taşıyan
bir ağaç gibi
tek ve hür diyor ya
dünya şairi
evet işte
o kök salmışlığın
dik duruşun
sigara tiryakisi gibi
dibine kadar çekeriz
içimize dertleri
rakı müptelasının
bir damlasının bile
zayi etmemesi gibi
kafama takılır
yakıcı sorunlar
günlerce
bir aşağı, bir yukarı
yüreğimi yorar
doldurursun almaz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!